Yeniden ABD ve RUSYA gerginliği mi?

“Çimenleri ezen, tepişen fillere” geçmeden önce; Okuyucularımızı bilgilendirmek yada mevcut bilgilerini tazelemek amaçlı olarak “bilinen” bazı detayları tekrar vurgulamakta yarar var.Öncelikle, Türkiye‘yi ciddi bir şekilde ilgilendirmesi gereken noktadan başlayalım.
Bir savaş jetinin yakıt tankı (Jetin tipine göre) kanattan yada gövdeden, ne zaman, hangi şartlarda ve hangi durumlarda fırlatılır? Bu soruya açıklık getirelim.


Savaş Jeti, kendisine yönelik bir füze saldırısında, pilotunun tehdit algılaması ve buna bağlı olarak askeri savunma kuralları gereği,yakıt tankının “boşluğa” bırakılması gerekmektedir.
Boşluğa bırakılan yakıt tankının Türkiye sınırları içine bırakılması ise İsrail-Türkiye arasındaki belirli sınır ihlâlleri anlaşmasına ters bir durum arz eder.Özetle, İsrail jeti, Suriyeyi vurmaya çalışırken,Türk hava sahasını ihlâl ederek Türkiye ve İsrail arasında askeri bir sorun yaratmıştır.


İkinci önemli nokta ise İsrail’in bu ihlâli yanı başımızdaki Suriye’de belli merkezleri vurmayı hedef almış olması gerekir -ki bu tür bir tablo ortaya çıksın.


Fakat hadiseyi bilinen Suriye – İsrail gerginliğine bu şekilde bağlamak konuyu yüzeysel geçmek anlamına gelir.İsrail tarafı belli terör odaklarını yada İran’a yapılacak bir sevkiyatı öne sürebilir.Daha fazla derinlemesine analiz yapıldığında, Suriye tarafının da, son Lübnan savaşının ardından Hizbullahın başarısına bağlı olarak uygun yeni stratejiler geliştirdiği ve yine buna bağlı olarak silahlanmaya çalıştığı da söylenebilir.Fakat tüm bu senaryolar bize doğru resmi göstermez.


Karşılıklı iki ülke arasındaki denge koruma stratejilerinin ötesinde, boyutları daha büyük  ve farklı amaca yönelik bir olgunun var olma ihtimali ağır basmaktadır.Daha geniş çerçeveden, ortadoğudaki yeni gelişmelere biraz daha dikkatli baktığımızda,Rusyanın eski gücüne kavuşmak için çaba sarfettiği ve ortadoğuda oluşturulacak dengelerde kendine yer edinme çabası içinde olduğu görülmektedir.


Son dönemlerde Rusyanın, Ortadoğu üzerinde etkili olma amacına yönelik silah satışlarının ötesinde, Suriye’de bir askeri deniz üssü kurmaya çalıştığını ve bu durumdan da ABD’nin rahatsız olabileceğini söylemek mümkündür.


Bu koşullar altında ABD, İsrail üzerinden,Rusya’ya gözdağı vermeye çalışmakta olduğunu söylemek yada tabloyu böyle okumak yanlış bir tez olmaz.


Bu da bize 1990 öncesi Rusya’nın tekrar ABD tarafından en önemli tehdit unsuru haline geldiğini yada buna yakın bir durum arz ettiğini göstermektedir.


* ademsaykin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here