Yeniden…

Yeniden…

0
PAYLAŞ

Bir arada yaşamı savunuyorduk, ayrılıkların birliği olduk!
Özgürlüğü, ayrılık olarak algıladık, yan yana geleceğimize sürekli parçalanır olduk. Her konu ayrılık için bir neden oldu!
Dayanışma dedik, tek yönlü dayanmaya döndü, bu da doğal olarak dayanan insanın sınırını zorladık ve teker teker dayananlar aramızdan ayrılır oldu!
Devrim hemen şimdi dedik, yaşantımızı değiştiremedik.
Yoldaşlıklarımız vardı, yoldaşlarımızı anımsamaz olduk! Sadece bir unutamasınlar diye albümde topladık, kaç kişi o albüme dönüp bakıyor? Eksik olanlar ve yoldaşları tarafından yazılacak anılara ne oldu? En iyi yoldaşları anlatır dedik, yoldaşları sessizliğin içinde kaldılar!
Dağlarda, şehirlerde, cezaevlerinde yoldaşlarımızı bıraktık, şimdi onların adlarını bile zor anımsar olduk!
Her şey özgürlük içindi, özgürlüğün ne olduğunu sorgulayamadık!
Eski yoldaşlarımızın büyük bir bölümü, toplumun dinamosu oldu! Onlar belki hala rüyalarında eskiden savunduğumuz ilişkileri, dostlukları ve yoldaşlıkların yaratmış olduğu ortamları görüyor olabilirler ama gerçek, onları bizden çok uzağa savurduğunu görüyoruz. Bizim eski yoldaşlarımız, düzenin devam etmesi gereken yerde konumlanmışlar ve şimdi o konumlanmayı savunuyorlar!
Devrim derken, muhafazakar olduk!
Yeniden yapılanmalı dedik, tartışalım dedik, tartışma süreci başlattık, diğer başlattıklarımız gibi yarım bıraktık, başka şeyler yaptık!
Netleşelim dedik, yan yana gelelim, düşüncelerimizi ortaya koyalım dedik, ortaya ayrılık çıktı!
Kafamızın içinde büyüttüklerimizin aslında büyük olmadıklarını gördük, bunun için mi dedik, o kadar acı ve işkence! Ayrılığın ya da kaçısın öteki adı oldu!
Küçümsedik, küçümsedikçe de küçüldük!
Yoldaşımın ne iş yaptığını bilemez olduk, işçi mi, işveren mi? Çünkü 12 Eylül sadece insanları hapishanelere tıkmadı, yaşamlarını ve duruşlarını da değiştirdi! Paraya ihtiyaç duyduğumuzda onların kapısını çaldık ama umduğumuzu bulmadan çoğu zaman geri döndük! Hayat koşulları ağırdı, o ağırlığın altında ancak rüyalarını verebildi bir çoğu!
12 Eylül mağduru olanların bir bölümü işçi oldu, bir bölümü patron! Bir bölümü de rüyalarını kendi içlerinde yaşatan yalnızlar oldu! Nereye giderseniz gidin aynı imgeleri kullanan bir çok yalnız insan ile karşılaşırsınız, eskiden diye söze başlar ve sonra gözde bir damla yaş olur! Yan yana gelmeye korkar, çünkü korku onun geçmişini tutsak etmiştir, özgürlüğü o bir iki kelime konuştuğu an kadardır!
Patron olanların bir bölümü eskinin dostluğunu yaşattı, yan yana geldik, onları sadece para olarak gördük, başımız sıkıştığında verdiğimiz yemek davetiyelerin daimi müşterisi oldular!
İşinden atılmayan memur arkadaşlarımız, sonradan memur olanları ise kamu emekçilerinin enerjisi olarak gördük ve gereğinden fazla roller biçtik! Sonuçta onlarında kaybedecekleri vardı ve o sınıra kadar yan yana olduk ve siyasi bir istem yaratamadan özgürlüklerini kullandılar ve uzaklaştılar. Onların mücadelesi, genelde ekonomik istemlerin ötesine çıkamadı! Ekonomik istemlerde diğerlerinden farklılığı ortaya koyamadı! Kaybedecekleri işleri vardı, özgürlüklerini ilerinden yana kullandılar! Çünkü dayanışma ağı kuramadık, işinden olacak birine sahip çıkacak ne yapımız var, ne de örgütlülüğümüz!
Küçüldük, küçüldükçe daha çok ayrılık sebebi yarattık!
Partiyi hedef yaptık, yan örgütlemeleri ise partiden ayrılık sebebi olarak gördük! O yüzden partinin yan örgütlenmelerini gerektiği gibi destek vermedik!
Toplumsal araştırmalar, kültür için sanat dedik, adı büyük olan bu çalışmadan sadece elde sanat kaldı! Bir iki festival ve toplantı ile adına uygun yerler olduğunu düşündük!
Arşivimiz yok, anmak istediklerimiz, tanımak istediklerimizi bile sağdan soldan topladığımız yarım bilgiler ile oluşturduk! Arşivi olmayan hiçbir hareketin gelecek yeteneği olamaz, çünkü her birey kendisine göre bir geçmiş yaratır ve kendisine göre yarattığı geçmiş üzerine gelecek belirler! Kendisine göre belirlenen gelecek ise, ayrılık demektir!
Hepimizin kafasında yarattığımız toplum ve ilişkiler var, bir de yaşananlar!
İşsizimizin bol olduğu, dayanışmanın az olduğu bir dönem yaşıyoruz!
Başkaların belirlediği günleri yaşıyoruz!
Başkalarının belirlediği günlerde, kendimizi korumaya özen gösteriyoruz!
Kirlenmeyelim derken, aç kalıyoruz, yalnız kalıyoruz!
Yan yana gelelim dedik, ayrılığı örgütledik!
Özgürlük dedik, ayrılığı teorileştirdik!
Dayanışma dedik, tek yönlü dayanışmaya doğal gördük!
Bir birimizi gördüğümüzde aman benden bir şey isteyecek mi diye kaçar olduk!
Parti dedik, parti gibi olmayacağız sözü kağıt üzerinde kaldı, belki de tarih sayfaları içinde toz tuttu!
Sözümüz eskiden güven verirdi, şimdi sesimizi duyurmak için, birlerin bize çatmasını bekler olduk! Eski bir davanın bir mahkemeden bozulmasını bekler olduk! O sayede gazetelerde en uzun süre dava olarak tarihe geçtik! Tarihe sadece haberler mi geçti? Yaşanlar, acılar, ölümler, ayrılıklar, sürgünler, yalnızlıklar…????
Gazete dedik, bağımsız, özgün, patronsuz, yerel olacak dedik, dedik.. dedik… son tirajlar bize ne anlatıyor dedik? Sessiz kaldık!
Emeğin mücadelesi yapıyoruz dedik, emekçi arkadaşlarımızın ücretlerini kendi kurumlarımızda ödeyemez konuma düştük! Emek en değerli varlıktır, emeğin özgürlüğünü savunduk, savunduklarımız ile yaptıklarımız arasında çelişki yaşanmaya başladı!
Örnek olalım dedik, geleceği şimdiden kurup içimizde nüve olarak yaşatalım dedik, nokta operasyonu ile yok olduğunu gördük!
Geleceği kurgulayalım dedik, gelecek hakkında elimizde bol bol bulanık düşünce kaldı! Bulanıklık, belki paradigma için uygun, gereğinde istenilen gibi değiştirilebilinir ama bu bulanık ilişkiler ve düşünceler ayrılığın öteki adı oldu!
Söz döndü dolaştı, ayrılığın teorisini yapar bulduk kendimizi!
Bir arada yaşam dedik, aramızdakiler ile kavga eder bulduk kendimizi!
Yeniden dedik, her seferinde yeniden derken inandırıcılığı ortadan kalktı! Hemen şimdi dedik bir zamanlar, şimdi anımsayan var mı?
Eskiden aramızda olan değerleri yoldaşlarımız, şimdi ne yapıyor dersiniz? Savunduğumuz ideallerin tam ters yönde çalıştıklarını, kritik noktalarda olduğunu gördüğümüzde ne düşünüyoruz?
Son söz olarak, yeniden ama başka bir ad ve düşünce ile yeniden demek gerektiğini söylemek isterim, çünkü adımızda olan özgürlük ve dayanışma ayrılığın öteki adı oldu!
Dünyada yerimizin olmasını istiyorsak, yeniden ama eskisi gibi ayrılıkları değil, birlikleri, bir arada yaşamı örgütleyen bir yeniden söylemi olmalıdır!
Birbirimizden haberimiz olduğu, yan yana geldiğimizde benden bir şey mi istiyor söylemi olmadan, bir birimizin yaşam kalitesini yükseltmek için dayanışma içinde olduğumuz bir gelecek nüvesini, şimdiden yaratmak elimizde!


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

BİR CEVAP BIRAK