Yerli internet kaçınılmaz

İlk olarak anlık iletişim araçları kullanımında yaşadık bu gerçeği. Arkadaşı ICQ kullandığı için, herkes ICQ kullandı. Bir süre sonra, birileri Yahoo Messenger diye programı keşfetti, bu kez toplu halde Yahoo Messenger kullanmaya başladık. Ondan sonra ise Windows Live Messenger moda oldu, o modanın peşine biz de takıldık. Şimdi ki moda ise Facebook ve Twitter. Bu modaya firmalar dahil herkes katılmış durumda. Siz kullanmıyor musunuz diye soruyorsanız, çok ayak diremiş olmama rağmen ben de kullanıyorum.
Bundan 20 yıl önce internetle tanışmış kişilere bakın, büyük çoğunluğu halen Yahoo Mail kullanıyordur. Çok sayıda insanın kullandığı usa.net yıllar önce ekonomik durgunluk ve reklam gelirlerindeki düşüşü bahane ederek, ücretsiz hizmeti ücretli hale getirmişti ve yıllık olarak 49.99 dolarlık bir ücret talep etmişti.
Şu anda internet kullanımına baktığımızda, önümüze bedava bir hayat sunulduğunu düşünüyoruz. E-mail bedava, internetten sesli görüşmek bedava, internetten görüntülü sohbet bedava, video yayınlamak bedava peki nereye kadar ve niye? Hiç düşündük mü? Aslında oluşturulan reklam pastası ile bu hizmeti sağlayan firmalar çok daha yüksek gelir elde ediyor. Ama bir yerden sonra, biz artık ücret isteyeceğiz denirse acaba ne yaparız?
Bir sabah kalktınız, Windows Live Messenger sizden kredi kartı bilgisi sordu, ödeme yapınız aksi takdirde e-maillerinize ulaşamayacaksınız şeklinde bir mesajla karşılaştınız. Gmaili açtınız, aynı uyarı orada da var. Neyse bari Skype’tan yurt dışıyla görüşüyüm dediniz, Skype da ücretsiz servislerin iptal edildiğini duyurmuş. Bildiğiniz, sevdiğiniz her gün abonesi olduğunuz birçok sitede bu mesajla karşılaştığınızı düşünün, ne yapardınız? Youtube, Facebook, Twitter, Linkedin ve daha birçoğu ücretsiz servisleri kaldırdık anonsunu yaptılar, bu işinizi etkiler mi?
Eğer gelen e-mailler çok önemli değilse, bağlantı listenizin yedeği bilgisayarınızda varsa, tüm hayatınızı ücretsiz servisler üzerine kurmadıysanız çok etkilenmezsiniz. Ama eğer, telefon rehberi kullanmayı bıraktıysanız, tüm çevrenizi Messenger, Facebook ve simkarta sıkıştırdıysanız, iş yaptığınız kişilerin email adresi ve Facebook adresi dışında hiçbir bilgisi sizde mevcut değilse istenilen ücreti mecburen ödersiniz.
İşin tabii ki 2 boyutu daha var. Biri ekonomik boyutu, bu servisleri kullanarak bu hizmeti veren, Google dahil Türkiye’de vergi ödemeyen şirketlere ne kadar çok para kazandırdığımız, ikinci boyutu ise güvenlik. Tüm yazışmalarımız, iş bağlantılarımız, gizli sandığımız her şeyi şu anda kendi elimizle teslim etmiş bulunuyoruz. Gerekirse, onlar da elbette kullanacaktır. Kullanmasa bile ihtiyacı olanlara para karşılığı satacaktır. Eskiden anket için kapı kapı gezen gençler vardı. Kapı kapı gezmeyenler ise meydanda bekler, gelenlere sorular yöneltirdi. Artık görmememiz bir tesadüf mü yoksa ücretsiz servislerin kerameti mi?
Facebook gizlilik ayarlarını yapmadıysanız, bir takım adına bot denilen yazılımlarla bu bilgilerin çekilebildiğini ve kullanılabildiğini http://weknowwhatyouredoing.com/ varlığı sayesinde öğrendik. “Genç bir İngiliz, “We Know What You’re Doing” (“Ne yaptığını biliyoruz”) adında yeni bir web sitesi açtı ve insanların halâ Facebook ‘a yazmakta ısrar ettiği aptalca durum mesajlarını toplu olarak yayınlamaya başladı.” Şeklindeki bir haber daha dikkatli olmamız gerektiği konusunda uyarıcı olmuştur, sanırım.
Facebook’un da kişisel bilgileri sattığını gizlemediğini de haberlerde okuduk, buna rağmen kullanmadan da edemiyoruz.
Bunca tespitten sonra önerilere gelelim;
1- Acilen, Ulusal Arama Motoru Projesi hayata geçirilmelidir.
2- Acilen, Ulusal E-Posta Sistemi hayata geçirilmelidir.
3- Acilen, Ulusal Sosyal Paylaşım Sitesi hayata geçirilmelidir.
4- Acilen, Ulusal İnternet Reklamcılık Sistemi hayata geçirilmelidir.
Hem güvenlik açısından, hem ekonomik açıdan, hem de güvenilir bir kurumdan ücretsiz hizmet almak adına bu adımların atılması kaçınılmazdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 + 10 =