İyi ki doğdun Bob Marley

“Emancipate yourselves from mental slavery” Bob Marley meşhur “redemption song” isimli şarkısının nakarat kısmında böyle diyor. Yani, “kurtar kendini zihinsel kölelikten (ya da, özgürleştir kendini zihinsel kölelikten…) anlamına gelen bir cümle bu. “..None but ourselves can free our minds” diye devam eder şarkı; yani der ki, hiçbirşey değil, sadece kendimiz özgürleştiririz aklımızı. 

Dünyanın en büyük müzisyenlerinden biri olarak kabul edilen Bob Marley, Reggae adı verilen müzik türünün de yaratıcısıdır. The Wailers adlı toplulukla Reggae’nin öncülüğünü yapan Bob Marley, 6 Şubat 1945 yılında, o zamanlar kimsenin adını bile duymadığı Jamaika’nın Trenchtown adlı gettosundan doğup, hem ülkesinin adını hem de müziğini bütün dünyaya duyurmayı başarmıştır. Ülkesine ve halkına kalbini veren Marley’in müziğiyle, her zaman itilip, kalkılan ve hor görülen Rasta’lar dünyada kabul görmüş ve tanınmıştır.

21 mayıs 1981’de henüz 36 yaşındayken cilt kanserinden ölen Bob Marley gitarı ve inciliyle toprağa verilmişti.  Cenazesi, Jamaikanın başkenti Kingston’da kaldırıldığında dünyada o ana kadar yaşanmış en büyük  sahiplenmelerden biriyle gömüldü. Sevenleri sanatçının cenazesini konser alanına dönüştürürken, karısı ve iki çocuğu da tabutunun yanında dans edip şarkılar söylüyorlardı.

Bob marley sadece bir iyi bir müzisyen ve Afrikalılar arasında kabul görmüş bir sanatçı olduğu için değil, yaşadığı dönemde siyasi mesajlarıyla insanların tutumlarını ve düşüncelerini gerçekten değiştirmeyi başardığı için de büyük bir efsane haline dönüşmüştür.

O’nun büyülü müziği sadece Jamaika’dan çıkmış diğer reggea gruplarının uluslarası piyasada tanınmasını sağlamakla kalmadı, politik müziğin tarihinde de önemli bir çığır açtı.  O şarkılarıyla Arika’ya dönüş hayaline sığınanlara ve yoksul siyahlara da umut verirken, dünyanın dört bir yanında yükselen baskı, sömürü ve ırkçılık rüzgarına karşı da en güzel cevabı veriyordu. Marley’in müziği dünya müziğini yönlendirmiş olan ingiltere’de de etkisini göstererek, Irkçılığa karşı Rock (rock against racism) adlı ırkçılık karşıtı müzik hareketine de öncülük yaptı.

“Africa unite” diyerek dünyanın dört bir yanına yayılmış olan siyah ırka seslenen Bob Marley, “Rastafarian” denilen siyasi ve dinsel hareketin de öncülüğünü yaparak her zaman barışı, hoşgörüyü ve sevgiyi savundu. Jamaikalı siyahlar arasında taraftar kazanan bu hareket, Etiyopya Prensi Haile Selassie’yi’den (tahta çıkmadan önceki adı Ras Tafari) alıyor. Ras, prens, Tafari prensin adından gelmektedir.

Rastafarianlar, inançlarını Tevrat’a dayandırmakta ve Tanrı’nın onları günahları yüzünden anayurtları İsrail’den sürüp siyah yaptığını ancak bir gün geri döneceklerine inanmaktadırlar. Anayurtları ya da İsrailleri ise Afrika’dır. Haile Selassie’nin onlara Afrika’ya geri dönüş yolunu açacağına inanırlar. Rastafaricilerin bir kısmı Bob Marley’i mesih olarak görmeye başladı. Daha sonra ırkçılığa karşı bir harekete dönüşen akım, 1960 ve 70’li yıllarda Jamaika’da siyasal bir nitelik kazanarak güçlendi.

Rastafaryanlar’ın en belirgin özelliklerinden biri de pek çok kültürde ve dini inançta yasak ve tabu olarak görülen marihuana ya da onların deyişiyle ganja içmenin kutsal bir hak olarak görüyor olmaları…

Bob Marley yaşamı ve yaptığı çalışmalarla her yıl Şubat ayında Jamaika’da anılıyor. Marley bu yıl doğumunun 60. Yıldönümünde ilk kez memleketi Jamaika dışında da yapılacak bir törenle anılıyor. Marley, bu yıl her zaman geri dönmek istediği Afrika topraklarında, Etiyopya’da düzenlenecek bir törenle anılacak.

Ayrıca Bob Marley’in eşi Rita Marley, yıldızın kemiklerinin Jamaika’daki mezarından çıkarılıp yakıldıktan sonra Etiyopya’ya yeniden gömülmesinin de planlandığını açıkladı. Böylece efsanevi yıldız her zaman özlemini çektiği ve dönmeyi istediği topraklarına da kavuşmuş olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here