İyi ki doğdun Don Kişot!

Ölümsüz eserin 400. yaşı için ABD’nin New York kentinde düzenlenen törene, ünlü yazarlar Paul Auster ve Salman Rüşdi’nin yanı sıra Margaret Atwood, Claudio Magris, Norman Manea, Antonio Munos Molina ve Laura Restrepo katıldı.

Kutlamayı düzenleyenler tarafından yayımlanan bildiride, “Don Kişot, sadece yazarlar için değil, sinemacılar, müzisyenler ve tüm sanatçılar için doğal bir kaynaktır” denildi.

“Neşe ve keder insanın gözbebeğindedir. Nasıl bakarsan öyle görürsün” diyen Cervantes’in dünya edebiyat tarihine armağan ettiği dev roman, “Don Kişot” isimli kahramanın, arkadaşı Sanço Panço ile birlikte yel değirmenlerine açtığı savaşı anlatır. Cervantes, akıllı geçinen dünyaya Don Kişot ile kafa tutar.

Don Kişot, haksızlığa başkaldıran, hep hayal peşinde bir kişidir. Küstahın ve rezilin belası olmak ister. Ama bunun dışında kamil bir insan, usta bir hatiptir.

Don Kişot, gerçek bir kahraman değildir. Onun için kimse ilgilenmez onun düşündükleri ve ilgilendikleriyle. Onun dünyasına kimse girmek istemez. Kahramanlıkları ve söyledikleri başkaları için sadece bir eğlencedir.

Destan kahramanları heybetlidir. Don Kişot ise çelimsiz ve sıska. Silahı hiçbir zaman işe yaramaz. Tek silahı vardır, ikna. Konuşur durmadan. Nezaket olsun diye konuşmaz. Laubaliliğe ve hataya tahammülü yoktur. Tembelliğe, uyuşukluğa karşı savaşır.

Don Kişot tek başınadır. Alışılmış bütün sahteliklere savaş açmıştır. Hayatta görmek istedikleri vardır ve aldansa da hep öyle görür. (aa) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.