İyi ki hayattayım! / İzzettin İçin yazdı

Bu yüksek morali beni hep şaşırtırdı. Bir gün dayanamayıp sordum:


— Bu morali nasıl kazanıyorsun ? Senin yerinde bir başkası olsa, çoktan bitmiş olacak, hayata küsecek ve her şeyi bırakacaktı. Bakıyorum da sen, hayattan kopmuyorsun veya küsmüyorsun.


Verdiği cevap, hayatta bana hep ışık tuttu. Cevabı şöyle idi :


— Moralim bozulmaz olur mu hiç…Ben de insanım nihayette…Ancak, moralim bozulacağı zamanlar kendi kendime şunu telkin ederim ; ‘Kendine gel. Her şeye rağmen sen halen hayatta ve ayaktasın. Gerekirse işe yeniden tekrar başlayabilirsin. Ya, hayatta olmamış olsaydın?’  Ve bu şekilde, hayata devam gücü ve morali bulurum.


Böyle diyor arkadaşım. Beğenmeyebiliriz ancak, hayata bağlanmanın kendisine göre bir yoludur bu…Elbette tek yol değildir. Çevremize bakarsak, sanırım bu hususta olumlu ya da olumsuz çok örnek görebileceğiz. Mesela, en küçük bir sıkıntıda, adeta dünya başına yıkılmış gibi davrananlar…Hemen de pes edenler…Küsenler… Öte tarafta, direnenler, mücadeleye devam edenler…Her şeye rağmen pes etmeyenler.


Bu arada, şunu da hatırlatmak isterim. Hayatı boyunca, hayata, hadiselere  lakayt davranan insanlar görmüşsünüzdür. Halbuki, normal bir insanın olaylara, olmamış gibi bakması mümkün değildir. Belki de, o insanın, gördüğümüz lakayt davranışları, hayata bağlanmanın bir başka tarzı olabilir mi ?


Hayatta hep iniş ve çıkışlar olur. Bu herkes için öyledir. Sıkıntısız, problemsiz hayat düşünülebilir mi hiç ?


Herhalde buna kimse “evet “ diyemez. O halde sabah, saati sormadan önce, belki de; “ iyi ki hayattayım “ demek daha gerçekçi olacaktır. Çünkü, problemlerin çözümü için öncelikle, hayatta olmak gerekir.


Her neyse… Yoksa siz, bu sabah kalktınız ve yine “ saat kaç“ mı dediniz?


Ama bakın, olmadı işte…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.