Yine Telsim, yine hayal kırıklığı

Yıllar önce, yani cep telefonlarının fi tarihinde telsim hattım vardı. O sıralar telsim reklamları kendilerini “açık hat”diye tanıtıyordu. Doğrusu benim hattım o kadar açıktı ki, ne bir numara çevirebiliyordum ne de beni arayabiliyorlardı. İşin ilginç tarafı tüm bunlar okurken, telefonum gayet güçlü bir çekim alanı içinde olduğunu gösteriyordu.


Açık hattının yanında bir de telesekreter servisi sorunu yaşıyordum. Telefonum kapalı olduğu zamanlarda telesekreterim devreye girsin diye yönlendirme yapıyordum ama, benimki söz dinlemiyor, kafasına göre takılıyordu. Telefonum açıkken sık sık “mesaj alındı” sinyalleri geliyordu. Gelen mesajları dinlemek için mecburen telesekreter servisini arıyordum  ne yazık ki apaçık olan hattım yüzünden dinleyemiyordum.


Telsim reklamları “açık hat”tı ama nedense benimki hep kapalıydı. Bende “gecede bilmem kaç tane reklam vereceklerine, vericilerini güçlendirseler daha iyi olacak” diye kızdım ve hattımı değiştirdim. Halt etmişim. Ötekinin de başka sorunlarıyla uğraştım. O başka bir yazının konusu.


Hattımı değiştirdim değiştirmesine ama galiba yapmam gereken bu değildi. “Yanıltıcı” reklam vererek tüketiciyi aldattıkları yönünde tüketici derneğine başvurmam daha doğru olacaktı.


Gerçi hafızam beni yanıltmıyorsa daha sonraki yıllarda tüketici derneği tarafından Telsim’e “yanıltıcı-aldatıcı reklam kampanyası” yürüttükleri ve tüketicileri ekonomik taahhüt altına alan sözleşmeler imzalatarak pazar payını yükseltmeye çalıştıkları için uyarı verilmişti.


Üzerinden yıllar geçtiği için Telsim’le olan boğuşmamı unuttum ve yeniden bu şirketin abonesi olma gafletinde bulundum. Daha doğrusu zorla yaptılar. Geçen yıl kendimi denemek için üniversite sınavlarına girmiştim. Üniversiteye giriş belgesi olan herkese ücretsiz “my cep” kontörlü hattı verdiler. Ben de aldım. Gerçi hat kullanıma iki ay gecikmeli açıldı ama kullanmayı düşünmediğim için bu gecikmeyi önemsemedim.


Telsim’in promosyonları çok cazipti. Örneğin 100 kontör yüklüyorsun, o ay içinde 100 sms bedava gönderebiliyorsun. Şimdi galiba bu 200 sms’e çıktı. Belirlediğin on telsim numarasıyla beş dakikası bir kontörden konuşabiliyorsun. Telsim’in bir hizmeti de “ceparan” servisiydi. “Ceparan”a üye olan her “my cep” kullanıcısı diğer operatörlerden, iş ya da evden arandığı dakika kadar kontör kazanıyordu. Ben de kazanayım dedim ama, hiçbir zaman vaat edilen o kontörleri alamadım. Müşteri hizmetlerini aradığınızda size gülen bir ses tonuyla “hattınızda bir sorun yok” diyorlar ve daha fazla yardım etmiyorlar.


Anlayacağınız kurumda her anlamda bir ciddiyetsizlik var. Telsim eskiden de kötüydü ama, ne yazık ki şimdi eski günlerini arar durumda. Uzan ailesinden alınan Telsim, şu anda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) yönetiminde. Telsim’e el konulduğu günlerde kayıt dışı abonelere rastlanıldığı, abone sayısı tam gösterilmediği için devlet adına alınan vergiler ve sabit ücretlerin şirketin kasasına gittiğine dair açıklamalar yapılmıştı. Hatta şirketin elektrik borcunu yıllardır ödemediği bile söylenmişti.


Diyelim ki, bunların hepsi doğruydu ve bir enkazı devralmışlardı. Peki o enkazı ayağa kaldırmak için ne yapıyorlar? TMSF, Telsim’i işletmek gibi iddiaları bulunmadığını, uygun koşullar sağlandığında şirketi satacaklarını söylüyor. Yine medyada çıkan haberlerden bildiğimiz kadarıyla Telsim için yerli ve yabancı pek çok şirket sıradaymış. Örneğin bizden Koç Topluluğu Telsimi’in satışıyla ilgilendiğini açıkladı. Yabancılardan ise İngiltere’den Vodafone, Almanya’dan T- Mobile, Norveç’ten Telenor, Lübnan –Suudi Arabistan ortaklığıyla Saudi Oger Telecom ve İspanya’dan Telefonica Telsim’e talip.


TMSF, Telsim’in Motorola’ya ve Nokia’ya olan borcunu devletin üstlenmediğini, amaçlarının Telsim’i borçlarını ödeyebilir bir şirket haline getirmek olduğunu söylüyor. İyi de Telsim’i eskisinden daha kötü bir hale getirerek bunu nasıl başaracaklar


Doğrusu bu durumda insanın aklına ister istemez pek çok soru geliyor? Telsim borcunu ödeyebilir bir şirket haline gelirse, şirketi satmak daha kolay olacaktır.Yoksa Telsim’i birilerine yok pahasına mı satacaklarr? Diyelim ki, Uzanlar kendilerini toparladı ve Telsim’i geri almak için girişimde bulundu. O zaman ne olacak? Saygınlığını, güvenirliğini, ciddiyetini ve belki de abonelerini kaybeden bu şirket için onlara tazminat mı ödenecek?


Madem Telsim’i satacaksınız, bırakın popülaritesini kaybetmesin. Kötü imajlı bir şirketin satışı ne devlete yarar ne de alacak olan şirkete…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.