YÖK ile ilgili çalışma buzdolabında

Erdoğan, ATV’de yayınlanan “Siyaset Meydanı” programında, ülkenin çeşitli yerlerinden gelen gençlerin sorularını yanıtladı.


Programa katılan gençlerden birinin “Öğrenciler ÖSS’den sonra belli başlı üniversiteleri tercih ediyorlar. Yeni sistemle birlikte diğer üniversiteler de ön planda tutulacak mı?” sorusuna Başbakan  Erdoğan, “Ben üniversiteyle ilgili konuşmayım” yanıtını verdi. 


Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden bir öğrencinin ”Okullarımızda müfredata aykırı hiçbir şey yok, öğretmenlerimizi devlet atıyor, maaşlarını devlet veriyor. Aynı devletin bizim önümüzü kapatması çelişkili bir durum oluyor. Bu sıkıntı bizi rahatsız ediyor. Bize imam olacak gözüyle bakılıyor” şeklindeki sözleri üzerine Erdoğan, “Biz ilkokulu bitirdikten sonra girdik. Biz girdiğimizde nasıl ki şu anda toplumda böyle bir hava oluşmaya başladıysa, bize de o zamanlarda imam mı olacaksınız, cenaze mi yıkayacaksınız? diye yaklaşıyorlardı” dedi.


İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra yatay geçişle düz lisede fark dersleri vererek, üniversiteye gittiğini belirten Başbakan Erdoğan, “Şu anda maalesef bu yavrularımızın bu kapıları da kapatıldı. İmam hatip liselerinden direk üniversiteye gidiş varken, bu kaldırıldı. Bizim hükümet, yatay geçişe hiç olmazsa kapı açılsın diyor. Buna da birileri engel olmaya çalışıyor. Bu çocuklar, bu ülkenin çocukları değil mi?” diye konuştu.


“HANGİ AKLA HİZMET EDİYORLAR DA ÖNLERİNİ KESİYORLAR”


Erdoğan, 4 çocuğunun da imam hatip lisesi mezunu olduğunu, Türkiye’de ÖSS sınavındaki katsayı nedeniyle Amerika’da okuduklarını ifade ederek, “Hangi akla hizmet ediyorlar da önlerini kesiyorlar” dedi. Programın sunucusu Ali Kırca’nın, soruyu yönelten çocuğun bu okulun kendi tercihi olup olmadığını sorması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:


“Bu sadece imam hatibe giden çocuklar için geçerli değil, bütün çocuklar için. Anne, baba en güzel ortamda çocuğunu yetiştirmek isteyecektir. Bu tercihler isabetli olur, olmaz ayrı mesele, bu zaman zaman imkanlarla doğru orantılı olur olmaz ayrı mesele. Ama biz buna zaten müdahale edemeyiz. Kalkmıştır, tercihini bu istikamette kullanmıştır.
Beni babam gönderirken, benim oğlum gitsin, hem dinini iyi öğrensin hem pozitif ilimleri orada okusun diye düşündü. Ben şimdi ülkemde başbakanlık yapıyorum. Ben bu göreve gelirken halkım beni bu yönümle, bu özelliklerimle bilerek bu göreve getirdi. İstanbul’a belediye başkanı yaparken, bu özelliklerimi bilerek getirdi. Yani burada bu mezun olduğum okulları gizleyerek, halkımın karşısına çıkmadım ki, bunlarla geldik.”


“GERİLİM ORTAMI TESİS EDİLDİ”


Erdoğan, “şu anda Türkiye’de bir gerilim ortamının tesis edildiğini” ifade ederek şöyle devam etti:


“Eğitim özgürlüğü diyorsak, bir defa bunun önünün açılması lazım. Eğitim özgürlüğüne ket vurulmaması lazım. Bırakalım çocuklarımız yarışsınlar. Bakın bir gariplik var. Şimdi imam hatiplilerin narına meslek lisesi mezunları da yanıyor. Bunların oranı ne kadar biliyor musunuz? Bu yavrularımızın oranı yüzde 3, öbürleri yüzde 27 civarında. Şu anda üniversitelere giremiyorlar. Burada bir terslik daha var. Meslek lisesi mezunu yatay geçişle düz liseye giremiyor. Ama çok enteresan düz lise mezunu yatay geçişle meslek lisesine geçebiliyor. Böyle saçmalık olur mu? Bunun düzeltilmesi lazım.


Şimdi bizim Talim Terbiye Kurulumuz, bununla ilgili bu yanlışı daha kısa bir süre önce yapılmış olan bu yanlışı düzeltiyor. Bunun üzerine, bakın YÖK hemen üzerine gidiyor, bir siyasi parti, özgürlüklerden yana güya, bunun üzerine gidiyor. Bu nedir? İnsan başka şeyler düşünüyor.”


“BENİ ÜNİVERSİTE İÇİN KONUŞTURMAYIN”


Erdoğan, Kırca’nın “Beni üniversite için konuşturmayın dediniz” sözünü hatırlatarak, “YÖK’e karşı bütün bu nedenlerden dolayı düşmanlık duygunuz var mı?” sorusu üzerine “Asla, nasıl olur, ben üniversiteye nasıl düşman olurum” yanıtını verdi. Erdoğan, YÖK’ün şu andaki yapısı, mevzuatıyla alakalı sıkıntıların sadece kendisinin değil, Türkiye’de herkesin dillendirdiği konu olduğunu söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:


“Ama biz iktidar olduğumuz için şu anda farklı yaklaşımlar söz konusu. Ben onun için bu işin içinde duracak değilim. YÖK ile ilgili çalışmalarımızı biz buzdolabına koyduk. Şu anda bu yavrularımıza yapılanı yanlış buluyoruz. Yani biraz vicdan sahibi olan bu yavrularımıza bu yapılanı asla tasvip edemez. Avrupa’ya git, Amerika’ya git, Uzakdoğu’ya git, böyle bir şey yok. Bu sadece Türkiye’de, bize münhasır bir şey. Eğitim özgürlüğü noktasında özgürlüğün kısıtlanması.”
“YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın ile ilgili bir temasınız oldu mu? Medeni anlamda ilişkileriniz devam ediyor mu, kesintiye mi uğradı?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:


“Yani ben kendisini aramış değilim. Ama herhangi bir münasebet gerektiğinde, bunu engellemek diye bir şey olamaz. Fakat kendisiyle uğraşmak gibi bir derdim, bir sıkıntım yok. Alanı farklı, alanım farklı. Ama ben diyorum ki ‘o kendi görevini yapsın, biz de kendi görevimizi yapalım’.


MESLEK LİSELERİ


Mesela üniversiteler geliyorlar, ortaöğretim müfredatını hafif buluyorlar. Yani bunu neye dayanarak, söylüyorsunuz. Efendim, ‘Biz yeniden matematik öğretiyoruz.’ Böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Bir defa bununla ilgili olarak yeni müfredat dünyadaki akranları arasında ne eksik ne fazla bilgiyle karşılaşmamamızı hedefliyor. Biz de yapılan iş bu.”


Bir gencin, sağlık meslek lisesinde okuduğunu belirterek, meslek liselerinin önünün açılmasını istemesi üzerine Başbakan Erdoğan, “Bu yavrularımızın derdi ortada. Yani bunu nasıl görmezlikten gelirsiniz. Türkiye’de düz lise yüzde 70’dir. Batıda tam aksidir. Batıda düz lise yüzde 25-30, meslek liseleri 70 civarındadır. Batıda daha ortaöğrenimde yönlendirme başlıyor zaten” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.