'Yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz'

Erdoğan, Türkiye'nin AB üyelik sürecine girmesi öncesindeki müzakerelerde fasılları "açma-kapama" diye bir anlayışın bulunmadığını ifade ederek, "Açılır ve kapanırdı, ama daha sonra ne yazık ki sadece açmak… Adeta böyle kuyudan kovayla su çekmeyi bırakın attığınız o kova orada takılıp kalıyor, çıkarabilene aşk olsun, bu hale getirdiler" dedi.


Türkiye'de görev yapan büyükelçiler ve misyon şefleri için AK Parti Genel Merkezi'nde iftar yemeği veren Erdoğan, Türkiye'nin AB üyelik sürecine değinerek, "Bir taraftan faslı açmaya çalışıyoruz, ondan sonra da şimdi diyoruz ki 'Bakın bu adil bir yaklaşım değil, biz sizden iane istemiyoruz. Biz diyoruz ki 'bizden öncekilere nasıl hangi hakları tanıdıysanız, bize de aynı hakkı tanıyın. Başka birşey istemiyoruz. Eğer bizi yük olarak görüyorsanız, o da ayrı bir konu, bunu da bize açıklayın, ama Türkiye yük olmaya değil, yük almaya geliyor. Türkiye'yi böyle tanıyın, böyle bilin" diye konuştu.


Aday ülkeler arasında AB'ye girmeye hazır olan ülkenin Türkiye olduğunu belirten Erdoğan, ''Tek şeyleri var o da şu; işte güney Kıbrıs'ın 650-700 bin nüfusu var. Türkiye geldiği zaman 70 milyon ile gelecek, kolay değil. Tek ellerindeki enstrümanları bu. Tamam da o zaman baştan kapıyı açmamış olsaydın, kapıyı baştan niye açtın'' diye sordu. 


Dünya barışına, uzlaşmaya katkı sağlamak amacıyla imkanları harekete geçirmeye çalıştıklarını kaydeden Erdoğan, ''Özellikle AB eğer küresel bir aktör haline gelmek istiyorsa, medeniyetler arasında bir ittifak adresi olmak istiyorsa, bir siyasi değerler bütünü, bir değerler birliği olarak hareket edecekse Türkiye, Birlik'teki yerini mutlaka, ama mutlaka almalıdır'' dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.