Öyküler…

Ve bir kahve içimi masanda ve bir yolculuk anında sağında… Bazen upuzun macera, bazen kısacık mısra, hatta iki kelime ve hatta tek bir güle güle… Öyküler… 


Koskoca hayatın küçücük paragrafları… Hani bir sevdiğin vardı, ne oldu ona? Bir derin nefes … Bir öykü daha… Bir gözün seyirmesi, bir kulağın çınlaması, bir merhaba, yıllarca taşıdığın sırrın bir an da dökülüvermesi… Ah ne kadar da aptalmışım… Kazançlar… Kaybedişler… Sonsuzluğa uğurlanan bir yolcu… Teneşirin ucunda gözyaşı. Sil çabuk… öyküler… 


Belini büken, onurunu bükmeyen… Yeminler… Bir daha asla deyişler… Yalan… Günlerin alıp götürdüğü… Akreple yelkovanın birbirine değdiği an, yüzüne vuran sabah serinliği, ilkler, sonlar… Öyküler… 


Neden var… Neden başlayan… Neden biten… Öyküler…  


Başını eğip sessizce geçtiğin sokak. Açık pencereye fırlatılan hüzünlü bakış… Öyküler… 


Yağmur iliklerine işlemişti de, herkes kaçacak bir çatı ararken, sen yürüyordun Akaretlerden… Öyküler… 


Bir gece Boğaz Köprüsünden aşağı atladı yalnızlık… Öyküler… 


Biri koluna girdi gizlice, dinledin öylece… Öyküler… 


 Virajı alamadın Altunizade sapağında yağmurlu bir gece, ilk aradığın kimdi…Öyküler… 


Bir hastane odası ve hiç tanımadığım bir teyze, ağladı sabaha kadar… Öyküler… 


Bir tren yolculuğu, düştü boynun bir omuza… Öyküler…  Hastayım dedi biri, gidemedin yanına… Öyküler…  


Çiviler adam öldürür bilmiyor musun? Kimi senin yüreğine çakar, kimini de sen…. Öyküler… 


Yazsan roman olur değil mi? Yaaa… İşte hayat… Yazsana…  


sibelbengu@yahoo.com


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul’da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
Aşk’a herşey dahil…
Bir İstanbul hatırası
Kadın dediğin
– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum… 
– Hayal adalar… 
– Kırmızı başlıklı kızın nesi var?  
– İstanbul’a bir günlük firar… 
-Bırak deli desinler… 
-‘Sen benim rüzgar gülümsün…’ 
-Pardon tanışıyor muyuz? 
-İstanbul 
-Kıymık… 
-Siz mağrur musunuz? 
-Ne kadar önemsiyoruz yarınlarımızı? 
-Küçük şeyler… 
-Yürek mahrem bir bölgedir 
-Kiler… 
-Keşke 
-Anne karabiyesi… 
-Tren garları… 
-Yangın yeridir yürek, külleri kelimeler…
-Bir gün… gemiler… geçer… 
-Önsöz 
-O fotoğraf… 
-Durup dururken… 
-İçiyorsam sebebi var…
-Susmak üzerine… 
-Zor…anlatması zor… 
– Ciddi insan… 
-Kalbim Anadolu…
-Aşk niye biter? 
-Oğlum şiir oku…çünkü…
-Ne olmazsa olmasın, içinde sen varsın 
-Ölüm diye bir şey var… 
-Kırmızı başlıklı kızın neyi var?.. 
-Bebek’te gitmek zamanı…
-Kadın…nedir senin aşktan anladığın? 
-Altı üstü bir küre… 
-Aşk seni sordular…
-Atlıkarınca… 
-Dün haberini aldım…
-AY bilmecesi… 
-Karanlıktan korktuğumu nereden bildiniz? 
-Yüreğimin tozunu aldım… 
-Ne zaman yağmur düşse bu şehre… 
-Onlarca onlar…
-Kimsin sen?
-Bir sevgililer günü klasiği…_
-Nakış… 
-Rüya 
-Bilmen gerek… 
-Olgunluk… 
-İlk şiir 
-Kadınlar ne ister? 
-Meraklanınca 
-Sekiz onbeş vapuru 
-Olmayınca bir adamın gözleri 
-Biz İstanbulu sevdik 
-Tatiiil…. gel artık ben delirmeden…
-Ey kalbim…
-Sana yazdığım son şiirin içindesin şimdi…
-Tamiri zor oyuncaklar
-Hayat bir köprüdür oğlum… 
-Kim 
-Kol düğmesi 
-Nasıl anlatsam… 
-Gökte yakut, yerde zift karası… 
-Hadisene 
-Gökte yakut, yerde zift karas -3- (adam) 
-Gökte yakut, yerde zift karası -5 (kör olursun) 
-Gökte yakut,yerde zift karası – 6 (Gardiyan) 
-Gökte yakut, yerde zift karası – 8 (ilaç)
-The Fountain…
-En uzun cümlelerim

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here