Yönetici günlüğü (4)

‘Birlikte çalıştığım arkadaşların yapabilecekleri hiçbir işi yapmam.
Onlara yetki ve sorumluluk veririm.
Ben zamanımı onların yapamayacağı işlerde harcarım.
Yeni hedefler çizer, planlamalar yaparım.’


Bir okuyucumuz, bu konuyu biraz daha açmamızı istedi.
       
Birimlere yetki ve sorumluluk verdim. Çünkü insanlar yaptıkları işin kendi başarısı olmasından haz duyarlar. Bu işi ben yaptım, ben başardım demek herkesin hoşuna gider. Aslında bu, bir işi yapanın ya da başaranın da hakkı olmalıdır.


Ekip çalışmasında başarı bir kişinin olamaz. Hele bu kişi, sadece yönetici olmamalıdır. Yönetici, ekip elemanlarının başarılarıyla iftihar etmelidir. Onları sahiplenmek, ancak zayıf yöneticilerin işi olabilir.
      
Yetki verdiklerime, benim adıma konuşabileceklerini ve hatta çizilen hedefe uygun olmak şartıyla benim adıma karar verebileceklerini söyledim. Bunun faydalarını anlattım. Uygulamalarda bu durumu onlara ispatladım.   


Kendi işleriyle ilgili kararları onlarla birlikte verdim. Karar aldıktan sonra, uygulamayı onlara bıraktım. İşleri bitirdiklerini söylediklerinde mutlaka onlara teşekkür ettim ve onlarla iftihar ettiğimi ifade ettim. Yaptıkları işlerin yorgunluğunu çektikleri gibi, o işin onurunu da onlara bıraktım.
      
Hemen belirtelim ki, yetki ve sorumluluk devretmek ve bunun devamını sağlamak pek kolay değildir.


Eğer yönetici uyanık olmazsa, verilen yetki ve sorumlulukların geriye iadesi olabiliyor. Mesela, yetki verdiğiniz biri size gelip ; “efendim şu konuda ne yapmamızı emredersiniz “ diyorsa, burada biraz düşünmek gerekir. Bu kişi, gözünüze girmek için bunu yapıyor olabilir. Yahut, aldığı sorumluluktan kurtulmak için böyle yapıyordur. Eğer siz, “şöyle yapın “ derseniz hemen böyle yapacak ve ilerde bir hata karşısında; “ siz böyle emrettiniz “ diyerek sorumluluktan kurtulabilecek. Buna, verilen yetkinin gizlice geri iadesi denir.
        
Bu şekilde gelene, “yetki ve sorumluluk senindir. Benim düşüncem böyledir. Ancak, kararı sen ver. Ama riski sen taşıyacaksın.” Demek lazımdır.
        
Yönetici,  her zaman ipin ucunun elinde bulunmasına dikkat etmelidir. “Gidin, ne yaparsanız yapın “  demek yetki devri değildir. Bu dengeyi iyi kurmak gerekir.
        
Tahmin ediyorum, bundan sonraki günlerde bu husus hep önümüze gelecektir.


Şimdilik bu kadar yeter…
        
( Devam edecek…)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 + 4 =