Yoğun geçecek bir ay ve yıl sonu

Yoğun geçecek bir ay ve yıl sonu

0
PAYLAŞ
İsmail Bayer
İsmail Bayer
İSMAİL BAYER – Çalışma yaşamında hareketlilik, aralık ayı ile birlikte bir yoğunlaşma sürecine giriyor. Yıl sonu olması nedeniyle, yeni yılın ipuçları, gelişmeleri de yaşanılarak belirlenecek. Bu konulara ilişkin toplantı ve seminer düzenlemelerinde ise, belirgin bir yoğunluk da gözlemlenmektedir.
Aralık ayı, gündemi asgari ücret ile başlıyor. Ancak kamu oyunun ilgisinin bu konuda azaldığını söyleyebiliriz. Umut ve beklenti, fazla bir değişiklik olmayacak  düşüncesi ile tepkisiz gerçekleşiyor. Ama sonra yakınmalar, doğal olarak fazlasıyla artacak..
Asgari Ücret Komisyonu’nun toplantıya çağrılıp, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın açış konuşmasının bile  sessizlikle geçiştirilmesi, doğal gibi görünüyor. Yılın son gününe yakın yada son günü, 2018 yılı için ilk altı aylık ocak ayında ve ikinci altı aylık temmuz ayında yürürlüğe girecek, yeni asgari ücreti izliyeceğiz. Ocak sonunda uygulama başladığında ise, altı aylık farkın bile, çoktan elden çıktığını yine yaşayarak göreceğiz.
İki yılda gerçekleşen bir toplantı. Türkiye Sosyal Bilimler Derneği, geniş bir gündem ve katkı ile, 15. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ni yine ODTÜ’de topluyor. Çalışma yaşamına ilşkin, emek tarihinden güncele, yasal düzenlemelerden sorunlara, çocuk ve kadın emeğinden, suriyeliler gerçeği ve göç olgusuna, işsizlikden sosyal güvenlik sorunlarına, bir dizi sunum yapılacak. Bu toplantının bazı oturumlarını izleyerek, aktarıp sınırlı da olsa paylaşmaya çalışcağız.
İş yargılaması süreci ile ilgili önemli değişiklikler yasal düzenleme ile gerçekleşti. Ama bu düzenlemeler 1.1.2018 gününden itibaren yürürlüğe girecek. Yıl sonuna kadar bu konuya ilişkin olarak uygulama ile ilgili yeni düzenlemeler de olabilir. Getirilen yeni “arabuluculuk sistemi”, daha başlamadan çok tartışılmaya başlandı. Uygulama ile birlikte bu konunun tartışmaları bitmeyecek ve artarak sürecek, şimdiden bunu belirtebiliriz.
Yurdun değişik illerinde, şimdiden öncelikle barolar ve özel bazı kuruluşlar, bu konuya ilişkin bilgilendirci ve tartışmaya açık yoğun toplantılar düzenlenmektedir. Ankara Barosu’nun düzenlediği, “Olağanüstü Dönemlerde Emeğin Hukuku Konferansı” 8 Aralık günü öğleden sonra gerçekleştirilecek. Kocaeli Barosu’ndan Av.Murat ÖZVERİ, Adana Barosu’ndan Av. Abbas BİLGİLİ ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi, Yıldırım Koç, bu konuyu masaya yatıracaklar. Bu çerçevede düzenlenen bir çok toplantıdan bir örnek olarak, Ankara Barosu’nun bu çalışmasını aktarıyoruz.
Kamu işyerlerinde ki alt işverenler ile ilgili, toplu iş sözleşmelerinin süresi bir yıldan az önce bitecekse, bir yıldan fazla da olsa, çözüm yeri Yüksek Hakem Kurulu. YHK, tarihinde bu dönem kadar, yoğun bir toplu iş sözleşmesi bağıtlaması fırtınası ile karşılaşmadı diyebiliriz. Yıl sonu olması nedeniyle, artan başvuruları olduğunca, yeni yıla az devretmek için YHK’nun, aralık ayında yoğun bir çalışma trafiği uygulayacağını da belirtebiliriz.
İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Türk Milli Komitesi’nin yeni adı ile Derneği’nin, geleneksel olarak her yıl düzenlediği, Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi semineri, bu yıl Ankara’da. Geçen yıl içinde, Yargitay’ın iş hukuku ve sosyal güvenlik hukukuna illişkin verdiği kararlar, dört ayrı sunum ile değerlendiriliyor. Bu sunumlara ilişkin olarak, Yargıtay’ın ilgili dairelerinin başkanları ve üyeleri, bu sunumlar çerçevesinde yeniden değerlendirmelerde bulunuyorlar. Öğretim üyeleri de görüşlerini aktarıyorlar. Katılımcıların çoğunluğunun hukukçu, yani avukatların da soruları ve değerlendirmeleri, iki gün boyunca sürüyor.
Bu çalışmalar daha sonra her yıl, sunulan tebliğ ve tartışmalarla kitap haline de getirilerek yayımlanıyor. Bu seminer ile ilgili özet aktarımlarla, izlenimlerimizi yine burada paylaşmaya çalışacağız.
Hatırlamaya çalışalım. genel seçim öncesi, dönemin Başbakanı Davutoğlu’nun önemli bir afişi vardı. Bu bir seçim afişi idi elbette. Seçilince yapılacaklara ilişkin vaadleri içeriyordu. Çalışma yaşamına ilişkin bu afişde, taşeronluk ile ilgiliydi. Kamu da bir çok işin taşeronlar aracılığı ile yapıldığı süreçde, bu işçilerin kadrolara alınacağı, yani alt işveren ilişkilerinin bir ölçüde sonuçlandırılacağı sözü veriliyordu.
Bir seçim geçti. Davutoğlu Başbakan, sonra, bir değişiklik yok. Sonra Başbakan değişti, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı değişti. Ancak bu konuda değişmeyen bir durum var. Kamu’da taşeronlar aracılığı ile yaptırılan işler azalmadı, arttı. Kamu da alt işverene bağlı işçi sayısıda arttı. Ancak kamuda kadroya geçirilme konusunda ise bir adım atıldığı yok.
Bir ara, bu konuda bazı bakanlar tarafından kısa açıklamalar yapıldıysa da, ortaya bir metin çıkmadığı gibi, ne olduğu da anlaşılamadı.
İşin diğer ilginç bir yanı, bu konuda yapılan açıklamaların çoğunluğun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dışından yapılması. Ve bu gelişmeler ve açıklamalar karşısında, olumlu ya da olumsuz başka bir açıklamanın, Hükümet kanadından yapılmaması.
Kadroya geçirilme sözü unutuldu da, başka çözüm söylemleri sürüyor. Yeni bir tanımlama yapılacakmış. Sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi sistemi konusunda, olumlu bir açıklamaya yer verilmediğini görüyoruz.
Bu gelişmelerin ışığında, yeni yıl yaklaşırken, TBMM’nde bütçe görüşmeleri sürecinde, yeni bir açıklama ve düzenleme haberinin gelmiyeceğini söyleyebiliriz. Bu konuda, 2018 ile birlikte sorun olarak daha ağırlaşarak süreceğe benziyor. Kadro’ya geçirilme kıonusu ne olacak diye sorulara verilecek yanıt ise, bir başka bahara belki demekle yetinelim şimdilik. Ama yakında değil. Ne zaman, Allah bilir.
Yılın son günlerine doğru, önemli bir toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ki gelişmeler, hem yılın sonuna damga vuracağı gibi, 2018’e damga vuracağa benziyor.
MESS ile üç ayrı konfederasyona bağlı, bu üç işkolunda ki sendikalar arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, 60 günün sona ermesi ile anlaşma gerçekleşemeden sonuçlanmış olacak. Sonra konu arabulucuya gidecek, bu süre ile yeni yıla, bu uyuşmazlıklar devredilmiş olacak. Yeni yıl ile birlikte uyuşmazlığın kolayca çözüleceğini söyleyebimek gelişmelere göre pek olası görülmüyor.
Arabulucu raporları, anlaşmanın gerçekleşememesi ve grev kararları, yılın ilk günlerinde gündeme gelecek. Sonrası. Sonrasında olumsuz gelişmeler olacak diye şimdiden bu yazıyı olumsuz bitirmenin bir nedeni yok. Ayrıca, diyalog ile çözüm, her zaman en istenlen ve beklenen bir sonuçtur. Bu uyuşmazlığın giderilme süreci, çalışma ilişkileri ve toplu iş sözleşmesi düzeni ile ilgili olarak, 2018’e de ışık tutacaktır.
2018’e yaklaşırken durum bazı noktalarda bu. Biz izlemeğe, aktarmaya ve paylaşmaya elbette devam edeceğiz.
____________
İsmail Bayer. 28 Kasım 2017. Salı.  ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

four × 4 =