Yoksa bu dünya terazi mi?

İlhan İREM 40.Sanat yılını sahnede şarkılarını söyleyerek kutlamış, dünya başkenti İstanbul’da. Napoleon BONAPARTE söylemiş, ”Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu”, diye öngörmüş, sanırım Napoleon BONAPARTE aynı zamanda bir sanatçı ruhuna sahipmiş. Sanatçılar da Aşık ruhlarmış, İlhan İREM konserinde sevenlerini, ”Hoşgeldiniz aşık ruhlar” diyerek selamlamış. Bir ruh olarak konserdeydim, kalbim konserdeydi, söylediği ve söylemediği şarkılar aklımdaydı, hepsi çok güzel şarkılar, çok güzel bir ses, ”Yurtta ve dünyada Barış” diye Barış’ı anan bir ses, her zaman ”ışık ve sevgiyle” derdi.

İlhan İREM demek Özdemir ASAF’ı da hatırlamak demektir benim için, O’nun bazı şiirlerini de bestelediği için, mutluyum. ASAF, bir şeyin bitişi şiirinde diyor ki, ”Bana düşünmek vardı, payıma onu aldım, İşledim de işledim, bir hüner-işi gibi. Bu konuyu burada bırakıyorsam birden, Olmasın diyedir bir şeyin bitişi gibi..”. Yalnızlık penceresi şiirinde diyor ki,”Hiç kimse kendisiyle barışık değil, Hiç kimse ilkin kendisine alışık değil…”

İREM, küçük hesaplar şiirinde diyor ki, ”Gonca gonca açmış, içinde yalanlar, Yalnışlara karışmış doğrular…” Görüntüler şiirinde diyor ki, ”Görüntüler. görüntüler, Yalnızlığın gülüdürler, İnan bugünde gizli, Aradığın sevgiler, Gelecek ve geçenler, Hep görüntüler…”

Yazar, şair, besteci, stylist, hümanist, barışsever, huzur veren su gibi sesiyle İlhan İREM daha çok konser vermeli, şarkılarını dinlemeliyiz Televizyonda program hazırlayıp sunmalı Barış MANÇO, Cem KARACA gibi, ve çok para kazanmalı TARKAN dan da çok kazanmalı, çünkü müziğe emeği çok samimi, şarkılarını iyi dinlemek lazım, İlhan İREM bir dünya sanatçısı, John LENNON gibi.

PENCERE adını verdiği albümünde İREM diyor ki, ”Herşeye benzeyebilir hayat, Ben pencereye benzettim, penceremden bakıyorum, Dışardakilere, İçimdekilere, Siz de bakın…Ama, Önce buğuları silelim…”

KÖPRÜ adını verdiği albümünde İlhan İREM diyor ki, ”Bir kuş kolaylığıyla ölmeye de, bin yıl yaşamaya da hazır…”

40.Sanat yılın kutlu ve mutlu olsun, huzur dolu olsun, bin yıl yaşa İlhan İREM…

40. sanat yılında sahnedeki uzun saçlı, gözlüklü, mikrofonu tutan fotoğrafı ile, barış söylemleriyle, İlhan İREM bana John LENNON ve Cem KARACA’yı hatırlattı, öbür dünyadan konukları hatırlattı, sen bin yıl yaşa İlhan İREM…

”İnanmak, maviliklerin arkasına gizlenmiş cennetlere benzer, Yine de inanıp inanmamakta özgürsün” diyorsun ya bir şarkında, ben inanıyorum…

”Yoksa yoksa bu dünya terazi mi? Zamanlar bir şeyleri tartar gibi…Yoksa yoksa bu dünya terazi mi? Her şeyin bir karşılığı var gibi…” inanıyorum, şiirin karşılığı müzik gibi, Sanatın ve Sanatçının karşılığı barış gibi…Hep saygı dolu sevgimle, hep barışla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here