Yozlaşmak ne demektir?

PAYLAŞ

Yozlaşmak doğallığını yitirmektir. Doğal durumdan bozulmuş duruma geçmektir. Bir hücrenin öz niteliklerini yitirmesi yozlaşmadır. Bir bireyin, bir topluluğun ya da bir kurumun asıl işlevleri dışında işlevler yüklenmesi yozlaşmadır. Yozlaşmış bireyler yozlaşmış toplulukları oluştururlar.Bir varlık temel niteliklerini elden kaçırdığında yozlaşır. Geldigeçti nitelikler öz niteliklerin yerini alır, böylece varlık dağılmaya uğrar. Bu dağılma bir tür çürümedir ki kargaşık bir düzeni kendiliğinden getirir. Bireyler, topluluklar ve kurumlar asıl işlevleri dışında işlevlere yöneldiklerinde bu işlevler ahlak değerlerine aykırı işlevlerdir. Bilim adamı bilim adamıdır, polis polistir. Polislik yapan bilim adamı polis öz niteliklerini yitirmiştir: bilim adamı da polis de değildir. Amaçlarından sapmış olmakla insanlık için ve kendi için zararlı duruma geçmiştir. Toplumsal çürüme bir salgındır. Bir sepette çürüyen meyvalar öbür meyvaları da çürütürler. Toplumsal yozlaşma özellikle kurumlar düzeyinde etkindir. Bir kurum gerçek işlevlerinin dışına düştüğünde yozlaşmıştır. Hukuk kurumunun işi adaleti gerçekleştirmektir. Adalet dağıtacak yerde adam kayırmaya yönelmiş bir hukuk yozlaşmıştır. Bütün bir toplumun yararına olacak yerde belli bir kesimin çıkarlarına çalışan bir kurum yozlaşmıştır. Kazanç kapısı olarak görülen evlilik yozdur. İnsanın sağlığını amaçlamak yerine para kazanmaya adanmış bir sağlık dizgesi yozdur. İnsanı araştıracak yerde kurulu düzenin çıkarları adına boş sözler üreten bir felsefe yozdur.

Yozlaşma bilinç yetersizliğinin basit bir sonucudur. Ahlak bozukluğu bilinç bozukluğunun zorunlu bir sonucudur. İyi eğitilmeyenler ahlak açısından sorunludurlar. Bunun ileri biçimlerinde ahlaksızlık bir değer olarak algılanabilir. Bunun ruhsal bir temeli vardır: bir ahlaksızın kendi varlığına dayanabilmesi ahlaksızlığın özel bir değerler dizgesi oluşturduğu vehmine kapılmasıyla olasıdır. Yetersiz bilinç koşulları gereği işlevlerinin dışına düşmüş bireyler ve kurumlar bozuk bireyler ve bozuk kurumlar olacaklardır. O yüzden yozlaşmanın temelinde bir toplumun bilinç eksikliğine bağlı kötü alışkanlıkları ve kötü eğitim düzeni vardır. Aile sağlıklı birey yetiştirmede en önemli kurumdur. Aileden bozuk çıkan birey topluma bozuk katılacaktır. Bozuk birey ahlak bunalımı yaşayan bireydir. Böyle bir bireyi her türlü amaç için kullanabilirsiniz. Birilerinin hakkını yiyecektir, güçsüze karşı güçlüyü savunacaktır, çete kurmaya eğilimli olacaktır. Memursa rüşvet almaya bakacaktır. Bir kurumun başındaysa o kurumu kendi çıkarına kullanacaktır. Şu ya da bu yolla bir bilim adamı sıfatı elde etmişse bunu bir baskı aracı yapacaktır.

Bir insan bireyinin kişi olabilmesi zor iştir. Bilinçlenme süreçlerimiz içiçe geçmiş sancılı süreçlerdir. Bir insan bireyinin yetişmesi büyük emek ister. Bilinç yetmezliği yozlaşma için yeterli nedendir. Kişisel yozlaşmanın yapısı kurumlar düzeyindeki yozlaşmanın yapısına çok benzer ve çok zaman kurumlar düzeyindeki yozlaşmadan etkilenir ve kurumlar düzeyindeki yozlaşmayı etkiler. Yozlaşmış kurumlar yozlaşmış kişiliklerin oluşmasına kolaylıklar sağlarlar. Patronuna muhbir olarak hizmet vermeye başlayan bir tesviye işçisi giderek asıl işine yabancılaşmaya başlar. Ne iş yaptığı sorulduğunda tesviye işçisi olduğunu söyleyecektir. Oysa o bir muhbirdir ve bundan böyle tesviye işçisinin diliyle konuşsa da muhbirliğin inceliklerinde derinleşir, muhbirliğin getirdiği ahlak sorunlarını yaşar.

İyi gelişememiş toplumlar ve iyi gelişmemiş bireyler kendilerine yüksek amaçlar koymadıkları sürece yozlaşmışlık kıskacından kurtulamazlar. Bilinç eksikliği yüksek amaçlar koyma atılımını ikide bir sakatlayacaktır. Değerler için savaş gerçek insan yaşamının zorunlu koşuludur. Değer yaratabilmek ancak yüksek amaçları olan bireylerin işidir. Onlar bilinç koşullarını sürekli iyiye doğru dönüştürerek yetkin insan ülküsünü gerçekleştirmeye çalışırlar. Öbürleri, yüksek amaçları olmayan bireyler her türlü ahlaki kaygının dışında başka bireylerin zararına varlıklarını sürdürebilmek için toplumu ve kendilerini tüketirler. İnsanı tüketmek her bozuk bireyin başlıca amacıdır. Devingenlikleri kendi zavallı hırslarını gerçekleştirmek adınadır. Onlar insanlığın insan yiyicileri olarak varlıklarını sürdürürler. Bir yandan kendilerini bir yandan büyük insanlığı açmazlara uğratarak yaşarlar. Gerçek bireyleri bozulmuş bireylerden ayırt etmemizi sağlayan tek ölçüt onların meyvalarıdır. İnsanı ancak meyvalarına bakarak tanıyabilirsiniz. Ancak iyi ağaçlar iyi meyva verebilirler.

CEVAP VER