Yunanistan 1974’ün tazminatını ödemelidir

Savaş çıkaranlar bunun tazminatını öder. Kural böyle.


Almanya, 1.ci ve 2.ci dünya savaşlarının tazminatını tüm yıkımına rağmen son kuruşuna kadar ödedi.


Sıra Yunanistan’da.


1974 Barış Harekatına neden olmaktan dolayı, yüzlerce insanın ölümüne neden olmaktan dolayı, insanların normal yaşamlarının alt üst olup bir anda göçe zorlanmalarından dolayı, açlık, üzüntü çekmelerine neden olmaktan dolayı, tüm varlıklarını kaybetmelerine neden olmaktan dolayı ve de insanlık suçu işlemekten dolayı Yunanistan savaş tazminatı ödemelidir.
 
İp ucu veya kanıta da gerek yok. Yunanistan Temyiz Mahkemesi kararı ile 15 Temmuz darbesinden sonra adadan zar zor kaçmayı başarıp BM Genel Kurulunda konuşan Makarios’un sözleri, tazminat için en iyi delil ve gerçekleri açıklayıcı bir kanıttır. Yıllardır BM’nin arşivinde kullanılacağı günü beklemektedir.


İşte bunlardan bir tanesi ve dava açmak için yeterli olacak kanıt da aşağıda.


 Bu belge, Yunan yargı organları tarafından alınmış, “Türk Ordusu’nun Kıbrıs’a müdahalesi yasaldır, suç Yunan subaylarına aittir” şeklindeki bir mahkeme kararıdır.
Yunan Temyiz Mahkemesi’nin, 21 Mart 1979 tarih ve 2658/79 sayılı bu kararının, o dönem Başbakan olan Konstantin Karamanlis, “Yunanistan aleyhine kullanılabilir” gerekçesiyle kamuoyuna duyurulmasını yasaklamıştı. Bu yasak­lamadan sonra dava dosyaları “çok gizli” kaydıyla kasaya konuldu.


Yunan adaletinin bu karan almasının nedeni hayli ilginçtir. “Türk Ordusunun Kıbrıs’a müdahalesi yasaldır” kararının alınması ile ilgili olaylar şöyle gelişti.


1976 yılı Aralık ayında bir Yunanlı, mahkemeye başvurarak, 22 Temmuz 1974’de Lefkoşa üzerinde uçarken, Güney Kıbrıs’lılar’ın  açtıkları ateş sonucu düşüp parçalanan Yunan Delta nakliye uçağının içinde bulunan ve ölen oğlu için tazminat talebinde bulundu.
Atina Mahkemesi’nin, 1978’de aldığı karar şöyleydi:


“Davacı, davasında haklıdır. Hazine’den tazminat alması gerekmektedir.”
Ekonomi Bakanlığı ise tazminatı ödememek için, karara karşı çıktı ve Temyize başvurarak kararın bozulmasını istedi.


Yunan Temyiz Mahkemesi karan bozmadı, aksine güçlendirici bir karar çıkardı. 21.03.1979 tarih ve 2658/79 sayılı kararın tam tercümesi şöyledir:


“Davacı tarafından öne sürfilen iddiaların gerçek olduğu, mahkememizce yapılan araştırma sonucu kanıtlandı. Zürih Anlaşması’nı imzalayan taraflar, Yunanistan, Türkiye ve İngiltere “garantör” devletler olarak, Kıbrıs’ın herhangi bir devlet ile birleşmesini ya da bölünmesini önlemek için “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin güvenliğini garanti altına alıp koruyacaklarına dair taahhütte bulunmuşlardır.


1974 Temmuz ayının ilk haftası içinde Kıbrıs Devlet Başkam Makarios, Ada’da görev yapan bazı subayların, darbe girişimi hazırlığı içinde bulunduklarım ve kendisini öldürmeyi planladıklarını öğrenmiş ve durumu Atina’ya duyurarak, Yunanistan Devlet Başkanı General Gizikis’ten önlem almasını istemiştir.


Ancak Atina’daki yönetim, bu talebe resmi bir cevap vereceği ya da önlem alacağı yerde, 15 Temmuz 1974’de, General Yoannidis, Makarios’a karşı, Kıbrıs’taki Yunan Birliğinin Komutanı General Yorgitsis ve General Yanakodimos ile birlikte 102 Yunan subayının da yer aldıkları darbeyi gerçekleştirdi ve Makarios’u öldürmeye teşebbüs etti.


Lefkoşa’daki Başkanlık Sarayı ağır silahlarla ateşe tutulmuş, Başkan Makarios bu saldırıdan bir mucize olarak kurtulmuştur. Kıbrıs Anayasası asi Yunan subayları tarafından çiğnendikten sonra, Nikos Samson başa getirildi. Türkiye ise 20 Temmuz 1974’de, yaratılan durum nedeniyle, hukuki hakkını kullanarak Kıbrıs’a müdahalede bulunmuştur.”


İşte bu kararla, 1974 Yunan darbesinden sonra, Türkiye’nin 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası, Ek I -Garanti Anlaşması, Madde 4 uyarınca hukuki haklarını kullanarak yaptığı müdahale sonucu Yunanistan tarafından gönderilen bir General tarafından yönetilen ve üst düzey subaylarının neredeyse tamamı Yunanlı olan RMMO’ya esir düşenler, hayatını kaybedenlerin aileleri, yaşamları ve düzenleri bozulan herkes, işlerini kaybedenler, yerini yurdunu terk edip göç edenler ve her tür mağduriyete uğrayan özel veya tüzel kişiler, Yunanistan’a karşı tazminat davası açabilirler.


Bu konuda her hangi bir zaman aşımı da bulunmamaktadır.  Topluca, KKTC devletinin de katkıları ile Yunanistan’dan savaş tazminatı istemek zamanı gelmiştir. KKTC’ye karşı ve KKTC’yi yok etmek için her tür yasal yolu deneyen Kıbrıs’lı Rumlara ve Yunanistan’a karşı artık bizim de, dostluk şarkıları ile sirtakileri bir kenara bırakıp haklarımızı yasal yollardan aramızın zamanı gelmiştir. 


_____________


* Prof. Dr.



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 × one =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.