Yurttan Tipler Korosu!

Ne güzel bir düşünce değil mi, sayın milletvekillerinin böylesine güzel sosyal ve sanatsal içerikli etkinlikler içerisinde bulunmaları.


Sayın milletvekilleri yurdumuzun her bölgesinden seçilerek, temsil hakkı elde ettiklerine göre; sanırım onlara “Yurttan Tipler Korosu” adını vermekte yanlış olmaz diye düşünüyorum.


Salt koroyu oluşturmakla iş bitmese gerek; çünkü, zannederim koronun söylemesi için şarkılara, türkülere de gereksinim var. Üstelik bu şarkılara, türkülere yeni sözler, besteler, bestekarlar ve saz heyeti de lazım!


Hadi diyelim saz heyetini ‘Bremen Mızıkacıları’ ile hallettik. Şimdi şarkılar, türküler için de söz bulmak lazım! Acaba siyaset sahnesine gelmiş, geçmiş ve devam eden siyasilerimizin söylemiş oldukları veciz sözlerden güfte olur mu?


Dünden bugüne siyaset sahnemizden kimler geldi kimler geçti. Aynı zamanda söyledikleri çok veciz sözlerle de Türk Siyaset Sahnesi’ne damgasını vurarak; “Bin Türk Büyüğü” arasına girmiş, birçok değerli şahsiyet var.


Bizim toplumsal hafızamız da biraz zayıf olduğu içindir ki, bazen bu söylenen veciz sözleri de her şeyi çok çabuk unuttuğumuz gibi, kısa sürede unuturuz!


Bu nevi-şahsına münhasır politikacılarımızdan bazılarının söyledikleri sözleri şöyle bir anımsayacak olursak;


İsmet İnönü: “Hadi canım sende!”…” Sizi ben de kurtaramam!”… “Bu ülkede namuslular da en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır”…”Ortanın solundayız!”…”Sizi aç bırakmış olabilirim ama babasız bırakmadım!”…


Celal Bayar: “Türkiye’ye bu kış komünizm mutlaka gelecek!”… Ölünceye kadar her yıl aynı sözü tekrarladı.


Adnan Menderes: Kendi milletvekillerine hitaben; “Beyler siz dilerseniz hilafeti bile getirebilirsiniz!”…”Odunu aday yapsam milletvekili seçtiririm!”…” üniversite öğretim üyeleri için; “Kara cübbeliler!” “Ben orduyu astsubaylarla da idare ederim!”…”Yeter  söz milletin!” dediler millete hiç söz hakkı vermediler.


Süleyman Demirel: “Yollar yürümekle aşınmaz!”… “Kendi çiftliğimde kimseyi otlatmam!”… “Verdimse ben verdim!”…”Kendim için bir şey istiyorsam namerdim!”….”Dün dündür, bugün bugündür!”… “Yetmiş sente muhtacız!”…”Enkaz devraldık!”…”Şeffaf Türkiye!”…”Barajlar kralıyız!”… “Bu ülkenin taşında toprağında bizim imzamız vardır!”…”Dağda çobanın koyunu kaybolsa hesabı benden sorulur!”…”Binanaleyh va mı bunun başka türlü izah tarzı?”…


Bülent Ecevit: “Ne ezilen, ne ezen,insanca hakça düzen!”…”Ak günlere doğru!”… kendileri uzağı çok iyi gördüklerinden herhalde “Ak günlere doğru!” dediler ve bir anlamda; koalisyon ortaklarıyla birlikte ‘AK’ partiyi iktidara getirdiler.


“Su kullananın, toprak işleyenin!” dediler, toprak reformunu gerçekleştiremediler. “Köy-kent projesi” dediler, her şey tersine döndü, kent-köyler oluşarak, kentler yaşanmaz hale geldi.


Yıllarca genel başkanlığını yaptığı parti için; “Acımayın, onları seçim barajının altında bırakarak boğun!” diyebildi. Sonra kendisi de aynı barajın altında kaldı.


Ne yazık ki, Vahdettin’i ‘AK’lamak bile ona nasip oldu.


Alpaslan Türkeş: “Ne mozayiği ulan!”…”Çizmeyi aşma!”… “Davadan döneni vurun!”…”Atatürk bile yavrukurt demiş, elbet bunlar büyüdüklerinde birer bozkurt olacaktır!”…”Türk-Kürt diye ayrım yoktur, hepimiz biriz ve kardeşiz!”… “Bu ülkenin bölünmesine asla izin vermeyiz!”…”Komandolar kolluk güçlerinin yardımcılarıdır!”…


Necmettin Erbakan: “Milli Görüşcüyüz!”… “Huzur islamda!”…”Kadayıfın altı kızardı!”…”Sizi gidi batıcılar sizi!”…”Bizim partimizden olmayan patates dinindendir!”…”İnsanlığın baş düşmanı siyonizmdir!”… “Her gün 500 fabrika açıp, bin tank yapacağız!”… “Adil düzen!” dediler, Bosna ve parti paralarını cebe indirdiler. Daha neler neler…


Turgut Özal: “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz!”…”Alışırlar… alışırlar!”…”Benim memurum işini bilir!”…”Koydu mu oturturum!”…”Kıçlarının üstüne otururlar!”…”Ben zengini severim!”…”Bizim yaptıklarımızı onlar hayal dahi edemezler!”…”Türkiye’nin vizyonunu biz değiştireceğiz!”…”Orta direği yeniden dirilteceğiz!”…”Parayı veren düdüğü çalar!”….


Tansu Çiller: “Herkese iki anahtar vereceğiz!”…”Büyük Türkiye Projesini gerçekleştirmek bizim boynumuzun borcudur!”… “Ben sizin hem ananız hem bacınızım!”…”Haydi Türkiye’m ileri!”…”Üniversiteye giriş sınavını da kaldırıyoruz artık herkes üniversiteli olacak!”… “ Burayı da il yapayım mı ne dersiniz?”…”Bu devlet için kurşun atan da kurşun yiyen de birdir!”…


Recep Tayip  Erdoğan: “Milli görüş gömleğimizi çıkarttık!”…”Demokrasi bizim için amaç değil araçtır!”…”Amacıma ulaşmak için gerekirse papaz kıyafeti de giyerim!”…”Sessizlerin sesi, kimsesizlerin kimiyiz!”…”Beraber yürüdük biz bu yollarda!”…”Yolumuzda kutsal inekler var!”…”Aklınızla hareket etmeyin!”…”Paralarınızı bankaya yatırırken bana mı sordunuz?”…”Hasan almaz basan alır!”…”Ulemaya danışmak lazım!”…”Bir şiir okudum hayatım değişti!”…
“Herkes ayağını denk alsın!”…”Sus!.. Konuşma!… Otur oturduğun yerde!”…


Sanırım  eskisiyle yenisiyle iz bırakan bütün politikacıları ve söyledikleri veciz sözleri yazmaya kalksak; sayfalar yetmez, ayrıca bu konuda kitap yazmak gerekebilir.


Şöyle bir bazılarını da isim olarak anımsamak gerekirse; Osman Bölükbaşı, Turhan Fevzioğlu, Ferruh Bozbeyli, Hüsamettin Cindoruk, İsmet Sezgin, Necdet Calp, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz, Erdal İnönü, Deniz Baykal, Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Altan Öymen, İsmail Cem,  Turan Güneş, Recai Kutan, Devlet Bahçeli, Mehmet Ağar, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Şevki Yılmaz, Ali Talip Özdemir, Nesrin Nas, Erkan Mumcu, Yaşar Okuyan, Besim Tubik,  Nazlı Ilıcak, Muhsin Yazıoğlu, Cem Uzan, Yaşar Nuri Öztürk,… daha kimler, kimler…


Ülkem halkı, “Kayseri’ye liman da yapacağız!” diyen milletvekillerini de; “Bu ülkeye komünizm lazımsa onu da biz getiririz!” diyen siyasetçileri de… neler dinleyip neler görmedi ki…


Acaba diyorum böylesine şöhretli ve renkli söylemleri olan siyasetçilerimiz arasından (çünkü bir kısmı rahmetli oldular) kurulacak bir “Yurttan Tipler Şöhretler Korosu” olamaz mı?


Ve bu koronun halka söyleyebileceği  en güzel şarkı ve türküler ne olabilirdi?
Sanırım bu söylenen sözlerden güfte de, beste de yapmak zor gibime geliyor.


En iyisi yine biz bildiğimiz şarkıları, türküleri dinleyelim onlardan…


Örneğin; “Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım…” elden giden iktidarlar ve koltuk için; “Gitme sana muhtacım!Gözümde nursun başımda tacım muhtacım! Beni öldür öyle git! Yaşamak için senin sevgine muhtacım! Muhtacım oylarına…” “Bir oyu sevdim bir koltuğu sevdim! Bir mevsimlikmiş senle aşkımız! Dur bekle dedim, kal gitme dedim söz dinlemedin bak ne hale geldik!…” “ Ben sende tutuklu kaldım kendi hayatımdan çaldım!…”  ya da “ Ver… ver… ver…ver… ver Allah’ım ver…” “Kekliği düz ovada avlayalım!”…”Gidiyorum bütün oylar yüreğimde, gidiyorum bir daha gelmemek üzere!”…”İşte bu benim halkım bu benim halkım!”…ilk anda aklıma gelen bunlar eminim sizler çok daha iyilerini (şarkı-türkü olarak) düşünüp, yazarsınız!


Peki bütün bunlara karşılık bir de “Yurttan Tipler Halk Korosu” kurulsa; onlar bu koroya karşı hangi şarkı ya da türküyü söylemek isterlerdi acaba?


Sanırım Ajda Pekkan’ın bir dönem çok popüler olan şarkısını;  “Palavra! Palavra! Palavra!..hepsi palavra! İnanmıyoruz artık (sizlere) sana!…” ya da Pir Sultan’dan bir türkü;“Uyur idik uyardılar sürüye saydılar bizi!”…ya da Aşık Mahsuni Şerif’ten; “Fırıldak!.. Fırıldak!..Fırıldak Adam!…Fır… fır dönen fırıldak adam!”ı söylemek isterlerdi diye de düşünüyorum. 


Bilmem bu konuda siz ne dersiniz? Hepinizin Yeni Yılını en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim. Dostlukla ve sevgiyle kalın!


“Anneme koroda şarkı söylediğimi söylemeyin! O benim milletvekili olduğumu sanıyor!”


METE KARAKAŞ’IN DİĞER YAZILARI


– Aşklar, şiirler ve şarkılar


– Gittim, gezdim, gördüm


– …bağlı kadınlara selam olsun! (1)


– Destan’dan destana yol gider (II)


– Bunu biliyor muydu Bay Bush? (III)


– ‘Amazon’ kadınlarından ‘Amansız’lara (IV)


– Panik Odası mı? Nanik Odası mı? (V.)


– Meryem ve Meryem (VI)


– İki farklı Recep öyküsü… (VII)


– Teflon insanlar (VIII)


– Hippiler (Hippie) ve bonomolar (IX)


– Hindi ve papağan (X)


– Şiir üstüne ne varsa… (XI)


– Sanat (zanaat) ve sanatın başlangıcı (XII)


– Erkek Olmanın Dayanılmaz Hafifliği (XIII)


– Düşünce yazıları…(XIV)


– Sigara – Nargile – Pipo (XV)


– Acele karar vermeyiniz… (XVI)


– Kararlı ol ve seçimini doğru yap! (XVII)


– Öğrenmenin yaşı yoktur (XVIII)


– Bitmeyen Senfoni (XIX)


– Nazım Hikmet Kültür Merkezi…(XX)


– Hayatın aynasıdır tiyatro! (XXI)


– Mağdurlar ve mağrurlar (XXII)


– Şu Çılgın Türkler (XXIII)


– Benim sinemalarım… (XXIV)


– Muhteşem gece! (XXV)


– Pamuk eller cebe! (XXVI)


Mete Karakaş araştırmacı/yazar    karakasmete@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.