Yüz elli yaşındaki adam

Karşımdaki kişi, kırk beş yaşlarında gösteriyor ama, ısrarla yüz elli yaşında olduğunu iddia ediyor. Nasıl mı? Dinleyelim.

Düştüm kalktım ve her seferinde otuz sene yaşayacak kadar şeyler öğrendim. Yani her girdiğim alanda gördüklerim ve yaşadıklarım ile sanki en az otuz sene yaşamış gibi fakat kısa sürede çok şeyler öğrendim.

Siyasete girdim 40 yaş

Sivil toplum yöneticiliği yaptım 35 yaş

Ticaret yaptım 30 yaş

Şimdi de kırk beş yaşındayım, oldu mu yüz elli yaş.

Bütün bu dönemlerde en önemli neyi öğrendin derseniz şunu söylerim:

Önünde düğme iliklediğimiz bazı büyük görünen insanların ne kadar küçük olduklarını gördüm. Diğer yandan, köşede kalmış ve isimsiz görünen birçok insanın aslında ne kadar kaliteli ve büyük olduklarını öğrendim.

Bazı insanların ne kadar küçük işlerde boğuştuğunu, aslında önemli ne kadar işleri küçümsediğini gözlerimle gördüm.

“Benim” diyen çok insanın daha sonra ne kadar zavallı hale düşebildiğini yaşadım. En kötüsü de bu gibilerin düşerken en yakın bildikleri tarafından daha da hırpalandığını gördüm.

İnsanların ne olduğunun değil, kim olduğunun önemli olduğunu bizzat yaşadım.

Gerçek dostların, çok görüşülenler olmadığını, fakat dar zamanda yanında olanların olabileceğini bu arada öğrendim.

Bakırcılar bakırı neden dövermiş bilir misiniz?

Bakırcıların bakırı dövdüklerini biliyoruz. Bakırı sadece şekil vermek için dövmezler. Çünkü dövülmeyen bakır tabaka güçsüzdür. Tabaka dövüldükçe sertleşir ve o zaman iş görür hale gelir.

İnsan da öyledir. Çok şeyler yaşadıkça veya gördükçe kısa zaman içinde çok yaşamış gibi olur.

Yaşamak, çok yaş geçirmek değil, onu öğrenerek yaşamak ve dolu dolu yaşamaktır.

Yetmiş yaşında olup hiçbir şey anlamamış ve faydasız çok insan gördüm….

Şimdi karşımdaki adam kırk beş yaşında mı, yüz elli yaşında mı?

Çok merak ediyorum. Bu hikayeye sizler ne diyeceksiniz?

izzettinicin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.