Yüz kadından onu vajinismus hastası…

Yüz kadından onu vajinismus hastası…

0
PAYLAŞ

Kadın Doğum Uzmanı ve Cinsel Terapist Dr. Süleyman Eserdağ, “Ülkemizde yapılan araştırmalara göre vajinismusun görülme sıklığı yüzde 10-15 arasında. Son 10 yılda kliniğimize başvuran yaklaşık 1500 vajinismus hastamızın çoğu artık umudu kesmiş kişilerdi ama şu anda sağlıklı cinsellikleri var ve çoğu bebek sahibi oldu” diyor.

Yüzde 85’i eğitimli

İlişkilerde cinsel ilişkiye girememe sorununun çözülememesinin beraberlikleri olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dr. Eserdağ, şunları söylüyor:
“Eğitim düzeyi yüksek çiftlerde cinsel sorunlar bir aile problemi olarak görülerek tedavi yolları araştırılırken, eğitim düzeyi düşük çiftlerde boşanmalara kadar giden krizler ortaya çıkabilmektedir. Türk toplumunda son yıllarda kısmen de olsa bilinçlenme artışına bağlı olarak, çiftlerin cinsellikten genel beklentilerinde bir artış izlenmektedir.”

Erkeğin de psikolojisi bozuluyor

Dr. Süleyman Eserdağ, vajinismusu olan kadının eşinde de zamanla psikolojik problemler ortaya çıkabildiğini belirtiyor:

“Vajinismus öncelikle bir “çift problemi” dir. Yani kadındaki bu sorun zamanla erkeği de etkileyebilir. Eşinde vajinismus problemi olan kocalarda sürekli reddedilmekten kendini sorumlu tutma, fazla empati kurarak ne yapacağını bilememe ve sürekli evden uzaklaşma bahaneleri yaratarak işe ya da arkadaşlara kendini verme şeklinde psikolojik sorunlar görülebiliyor.

Uzun yıllar boyunca tamamlanmamış bir evlilik yaşayan çiftlerin ortak özellikleri, eşlerini çok sevip onları bu şekilde kabul etmeleri ile aşırı derece anlayış, tolerans, hoşgörü ve sabır sahibi olmalarıdır. Eşlerini oldukça seven erkekler zaman içinde karılarını oldukları gibi kabul edip cinsel ilişki olmadan “aseksüel bir evlilik” hayatını kanıksayabilirler. Bu tür çiftler genellikle çocuk edinme arzusu sonucunda bir jinekoloğun yolunu tutarlar.”

% 100 tedavisi var

Vajinismus sorunu yaşayan çiftlerin genellikle tedavi konusunda umutsuz olduğunu belirten Eserdağ “Bu yargının nedeni konunun uzmanına gitmemiş kişilerden duyulan başarısızlık hikayeleri” diyerek tedavi konusunda şunları söylüyor:

“Oysa vajinismus doğru tedavi yaklaşımları ile % 100 çözümlenebilen bir cinsel işlev bozukluğudur. Hatta vajinismus, cinsel işlev sorunları arasında en kolay çözüme ulaşan problemdir. Uyguladığımız yöntemle ortalama 3-4 gün içinde kalıcı sonuca ulaşıyoruz. Cinsel sorun yaşayan hastalarımıza kesin tanı için öncelikle basit bir jinekolojik değerlendirme yapıyoruz. Jinekolojik değerlendirmeler ile alta yatan organik bir sorunun varlığı ve vajinismusun derecesi araştırılır. Kendi sınıflandırma sistemimize göre vajinismusun dört ayrı derecesi vardır. Bir pozitif en hafifi, dört pozitif en ağırı tarif eder. Kişilerin ilk görüşmede gereksinimlerini belirlemekte, derecelerine göre tedavileri bireyselleştirmekteyiz.

RİSK GRUBU?

Vajinismus neden eğitimli çiftler arasında daha yaygın?

Elimizde kesin bir kanıt olmamakla beraber eğitimli kişilerin kendi sorunlarının çözümü için internet gibi kaynakları kullanarak daha fazla araştırma yapmaları belki de başvuranların daha çok bu kesimde olduğunu gösteriyor olabilir.

Vajinismuslu kadınların karakter özelliklerinde benzerlikler var mıdır?

Özellikle çocuksu, aileye bağımlı ve ruhsal organizasyonunu sağlıklı bir biçimde tamamlamamış kadınlar risk grubunu oluşturur.

Kadındaki korkular vajinismusu nasıl tetikler?

Çocukluk çağından kalma korkuları yaşayan bireylerde bu rahatsızlığın oluşması kolaylaşır. Korkular, en çok kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkularıdır. Biz bu tür yanlış inanışlara “cinsel mit” adı vermekteyiz. Kişilerin bilinç altına yazılan bu tür yanlış ve abartılı düşünceler ileri dönemlerde vajinismus için bir zemin hazırlar. Ayrıca “iyi kız sendromu” da vajinismus için risk faktörüdür.

İyi kız sendromu ne anlama geliyor?

Ailesi tarafından cinsel bilgiden tamamen yoksun bırakılan, hatta cinselliğin aile tarafından kötülendiği, kızlık zarının ise korunması gereken çok önemli bir bölge olduğu gibi mesajlar verilerek yetiştirilen genç kızların ilerleyen yaşamlarında vajinismus, cinsel isteksizlik, cinsel soğukluk, cinsel tiksinti ve orgazm olamama (anorgazmi) problemleri ortaya çıkmaktadır. Biz bu şekilde çevrelerinden ve ailelerinden terbiye alarak yetiştirilen kızlarda gelişen bu probleme “iyi kız olma sendromu” diyoruz ve durum Türk toplumunda oldukça yaygındır. Bu problemi taşıyan kadınlarda cinsel ilişki adeta yalnızca eş için gereklidir, yani cinsellik kendisinin zevk alacağı bir işlevden çok “eşini mutlu edecek bir görev” olarak algılanmaktadır. Ayrıca bu kadınlar kendi özel hayatlarında da son derece disiplinli, titiz ve mükemmeliyetçi kişilik yapısındadırlar.

PAYLAŞ
Önceki makaleİnadına özgürlük…
Sonraki makaleTeşvik primi

BİR CEVAP BIRAK