Yüzde 15 nüfusla Talabani cumhurbaşkanı

Kürtler, parlamentondaki siyasi kilitlenmenin işgalci ABD’nin de desteği ile çözülünce cumhurbaşkanlık koltuğunu da kazandılar.

Irak seçimlerinde, Şiiler oyların 47.6’sını, Kürt gruplar yüzde 25.4’ünü, İyad Allawi’nin partisi de yüzde 13.6’sını paylaşmıştı. Saddam Hüseyin döneminde yönetimde etkin rol oynayan Sünniler seçimleri boykot edince meclisteki 275 sandalyeden sadece 17’sini kazanabilmişti.

Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevlerine ise, ülkenin geçici cumhurbaşkanı Gazi el Yaver ve Maliye Bakanı Adel Abdül Mahdi getirildi. Cumhurbaşkanı ve iki yardımcısının seçilmesi, Irak’ta hükümetin kurulması süreci açısından büyük önem taşıyor. Çünkü seçilenler, aynı zamanda başbakanı da atayacak. Irak meclisi, meclis başkanını da üç gün önce seçmişti.

Ülkede haftalardır da hükümetin kurulamaması nedeniyle siyasi tıkanıklık yaşanıyordu. Ocak’ta yapılan seçimlerden birinci çıkan Şii ittifakı ile seçimlerin ikincisi Kürt koalisyonu arasında yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamamıştı.

Türkmenler ise seçimlerde bekledikleri sayının yarısını meclise gönderebilmişti. Türkmen ittifaktan 3, listesinden 5 ve Kürtlerin listesinden de 2 olmak üzere toplam 10 Türkmen Meclis’e girebildi.

IRAK’IN MOZAYİĞİ

1957’deki sayımdan beri ciddi sayım yapılmayan Irak’ın nüfusu tahminen 24.5 milyon. Irak etnik ve dini yapısı itirabarıyla karmaşık bir tablo çiziyor:

Şİİ ARAPLAR: Şiiler ve Sünniler olarak mezheplere ayrılmış Araplar nüfusun yüzde 60’ını oluşturuyor. Şii Araplar, 1950’lerde yönetici Baas ve komünist partilerinin üst düzey kademesindeydi. Ancak Saddam rejimi altında iktidar tümüyle Sünni Araplara geçti. Şii Araplarsa baskıcı politikaların hedefi oldu. Şiilerin önde gelen lideri Muhammed Bakır Sadr, 1980’de idam edildi. Şiiler, 1991’deki Körfez Savaşı sonrasında ABD yönetiminin kışkırtmasıyla isyan etmenin bedelini ağır ödedi. Şii isyanı kanla bastırıldı. İran’la yakın bağları olan Şiilerin dini merkezleri Necef ve Kerbela.
SÜNNİ ARAPLAR: Nüfusun yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyor. Britanya’dan kazanılan bağımsızlık sonrası süreçte Sünni Araplar azınlıkta olsalar da hep ülkeyi yönetti, ordu, polis ve yönetici kitleyi oluşturdu. Irak savaşı sonrası ise işgale direnen en büyük kitle. Sünni Arapların iktidardaki belirleyicilikleri Osmanlı İmparatorluğu’ndan kaynaklanıyor.
KÜRTLER: Sünni Kürtler, 4-5 milyonluk nüfuslarıyla toplam nüfusun yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturuyor. 1970’lerden itibaren ‘Araplaştırma’ siyaseti çerçevesinde kuzeydeki petrol bölgelerinde baskıcı politikalara maruz kaldılar. 1991’deki Körfez Savaşı sonrası Saddam rejimi yüz binlercesini sürdü. 1994’te bugün seçime ortak giren Kürdistan Yursever Birliği ile Kürdistan Demokrat Partisi’nin iç çatışmaları en az 3 bin kişinin canına mal oldu. Kürtler kuzeyde Batı’nın fiili koruması altında kendi parlamentolarını oluşturdu. ABD’nin Irak savaşının asıl galibi de onlar oldu. Kerkük’te hak iddia eden Kürtler, özerklik tanınmazsa ayrılma tehdidi savuruyor.
TÜRKMENLER:
Osmanlı’nın çöküşü sonrası 1920’lerden 1959’a kadar sömürge gücü Britanya’nın katliamlarına maruz kaldılar. Genelde Kerkük ve Musul’da yaşayan Türkmenler, 1970’lerde ‘Araplaştırma’ politikası sırasında tıpkı Kürtler gibi zorunlu göçe uğradılar. Bugün nüfuslarının 3.5 milyon civarında olduğunu söylüyorlar. Kerkük’ü Kürtleştirme politikasına karşı çıkıyorlar.
HIRİSTİYANLAR: 1.4 milyonla Irak nüfusunun yüzde 3’ünü oluşturuyorlar. Çoğu Keldani-Asuri kilisesine bağlı. Katolik ve Ortodoks Hıristiyanlarla, Katolik ve Ortodoks Ermeni nüfus da var. Son dönemde direnişçilerin hedefi oldukları için ülkeyi terk etmeye başladılar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.