Yüzde 25’i mumla aramamak için devrimci olmak zorundayız!

Yüzde 25’i mumla aramamak için devrimci olmak zorundayız!

0
PAYLAŞ

1 Kasım seçimlerinin ardından parti içindeki tartışmaların sürdüğü CHP’de heyecandan uzak bir kongre süreci yaşanırken, Antalya’da il başkanlığı’na aday olduğunu açıklayan Dr. Ali Kızılateş, Türkiye’nin çok ağır bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, “CHP’de heyecan kalmamıştır. Eğer yanlışlarda devam edilirse yüzde 25’lik tabanı mumla arayacağımız günler yakındır. Hesap sorulabilir ve hesap verilebilir mekanizmayı harekete geçirmek zorundayız. Biat etmeyeceğiz, halka yalan söylemeyeceğiz, ranta karşı duracağız, çevremizin katledilmesine karşı duracağız. Devrimci ve antiemperyalist tavır göstermek adına il başkanlığına aday oluyorum” diye konuştu.

1 Kasım seçimlerinin ardından parti içi tartışmalar eşliğinde kongre sürecine giren CHP’de Antalya il kongresi 26 Aralık’ta gerçekleştirilecek. 2014 yerel seçimlerinde büyükşehir belediyesini kaybeden CHP Antalya il örgütünde kongre öncesinde il başkanlığına dört resmi adayın adı geçiyor. Ancak kulislerde 6 adayın adının geçtiği konuşuluyor. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin ardından partideki heyecanını yitiren delegeler, 26 Aralık’ta Antalya’daki kongrede yeni il başkanını seçecekler.

‘SİYASETTE GÜVEN SORUNU VE DEJENERASYON YAŞANIYOR’
Antalyalı partililerin yakından tanıdığı Dr. Ali Kızılateş, Atatürk Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında il başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Eski il başkanı Özer Ülken’in yanı sıra Kubilay Döşeyen, Azime Coşkun, Ahmet Başkaya, Mehmet Özbey ve Yusuf Zeybek gibi CHP’nin kentteki etkili isimleriyle birlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kızılateş, siyasette güven sorunu ve ahlaki dejenerasyon yaşandığının altını çizdiği konuşmasında partisine yönelik çarpıcı özeleştirilerde bulundu.

‘TÜRKİYE ÇOK AĞIR BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR’
1977 yılından bu yana CHP’de aktif siyasetin içinde bulunduğunun altını çizen Kızılateş, içinde bulunduğumuz koşullarda Türkiye’nin çok ağır bir süreçten geçtiğini belirterek, şöyle konuştu: “Bana sorarsanız içinde bulunduğumuz koşullar itibariyle Cumhuriyet Türkiye’sinin en ağır, riskli ve belirsiz döneminden geçtiğimizi düşünüyorum. Türkiye’nin CHP’ye inanılmaz ihtiyacı var. CHP, bu ülkenin kurucu partisi, geleceği, aydınlığı. Benim, beni hekim yapan bu ülkeye, insanlarına ve CHP’ye borcum var.

‘1900 DOĞUMLU DEDEM OKUR YAZAR OLMAYAN BİR CHP’LİYDİ’
Gazipaşalıyım. 1900 yılında doğan, okuma yazmayı askerde öğrenen biri olan dedem, köy delegesi olarak CHP’de görev almış biriydi. Bu insanlar Toroslar’da yaşıyorlardı, okuma yazma bilmiyorlardı. Annem Ebe’dir. Babam da Aksu mezunu bir Öğretmendir. Toroslarda yolu yordamı olmayan bir dağ köyünde, okur yazar olmayan insanların çocukları Öğretmen ve Ebe oluyor. Onların çocukları olan bizler, bir kardeşim Avukat bir kardeşim Savcı. Hepimizin buna benzer örnekleri var. Cumhuriyet budur. CHP’de budur. Bunun için CHP iktidarı zorunludur.

‘HERKESİN CHP’YE BİR ŞEYLER SÖYLEME HAKKI VARDIR’
Aziz Sancar, aldığı Nobel ödülünü Anıtkabir’de sergilenmek üzere Atatürk’e ithaf etmiştir. Bakın bu çok önemlidir. Özellikle bilim alanında verilen Nobel ödülü objektiftir. Aziz Sancar taraflı tarafsız bütün dünya ülkelerinin, bilim insanlarının takdirini kazanmış bir bilim adamıdır. Ve onu yetiştiren, annemi babamı ve beni yetiştiren CHP geleneğidir. Dolayısıyla CHP, partili olsun olmasın herkesin partisidir. Herkesin üzerinde emeği olan bir partidir. Herkesin hem destek hem de eleştiri anlamında CHP ile ilgili bir şeyler söyleme hakkı vardır. CHP, Türkiye’dir. Bu nedenle ben CHP’de siyaset yapmanın zorunlu olduğunu düşünüyorum.

‘ANTİEMPERYALİST MÜCADELEYE İNANILMAZ SAYGI DUYUYORUM’
CHP’nin yaptığı Kemalist devrim, Ortadoğu coğrafyasında koşulların bu kadar çetrefilli olduğu bir bölgede dünyanın en önemli devrimidir. Bizim bu devrime saygı duymamız gerekiyor. Ben, Kemalist dervime, Kuvvayi Milliye ruhuna, antiemperyalist mücadeleye inanılmaz saygı duyuyorum.”

‘AYMAZLIKLAR CHP’YE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ KAYBETTİRDİ’
İl başkanlığına neden aday olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kızılateş, son yapılan yerel ve genel seçimlerin kendilerine çok şey öğrettiğinin altını çizdiği konuşmasında, “CHP biat edilen bir parti değil. Benim büyüklerimden öğrendiğim CHP, vesayet kültürüyle işleyen bir parti değildir. Devrimci geleneği olan, Kuvvayi Milliye geleneğinden gelen bir partidir. Ancak son iki yıllık sürece baktığımız zaman bu CHP’deki bu devrimci geleneğin ve tavrın tamamen terk edildiğini görmekteyiz. Hiç alışık olmadığımız biçimde herkes adam adama markaj yapmanın peşinde CHP’de. Birilerinden icazet bekleniyor. Bir takım katekulleler var. Çok ciddi yanlışlar var. Bunu hepimiz yakinen yaşadık. Yerel seçim süreçlerinde yaşanan bu aymazlıklar, CHP’ye büyükşehir belediyesini kaybettirmiştir” diye konuştu.

‘BİZ BU HESABI GÖRMEZSEK HALK BİZE İNANMAZ, OY VERMEZ’
Devrimci gelenekte temel koşullardan birisinin hesap verilebilir olmak olduğuna değinen Kızılateş, “Hem hesap soracağız hem hesap vereceğiz” sözleriyle sürdürdüğü konuşmasında, Antalya’da yaşanan seçimlerle ilgili hesap sorma ve hesap verebilme mekanizmasının işletilmediği görüşünü savunarak, şöyle dedi: “Bu CHP’nin devrimci geleneğine aykırıdır. Hiç birimiz yeri doldurulamaz insanlar değiliz. En sade üyesinden genel başkanına kadar CHP hesap verilebilir bir mekanizmayı geliştirmek zorundadır. Değilse, biz bu hesabı görmezsek, halk bize inanmaz, oy vermez.

‘BAŞARISIZLIK VARSA İSTİFA DAHİL HESABINI VEREBİLMELİYİZ’
Bakın AKP iktidarında inanılmaz trajik olaylar oldu. Soma ve Ermenek, olayları, Güneydoğu’da yaşanan olayların her biri birer gensoru sebebi ve bu hükümetin istifasını gerektirecek ciddiyetteki olaylardı. Hepimiz bir aymazlık içerisindeyiz. Tüm bu yaşanan olaylarla ilgili diyoruz ki, Soma oluyor ‘istifa et’ diyoruz bakana. Çünkü bir başarısızlık var. Onları istifaya davet ediyoruz. Bu doğru bir davet. Fakat bu davetin inandırıcı olabilmesi için bizim de bu istifa mekanizmasını işletebilmemiz lazım. Ortada bir başarısızlık var ise bunun hesabını verebilmemiz lazım. Gerekirse istifa etmek de dahil.”

‘DEVRİMCİ TAVRIN GEREĞİNİ YAPAMAZSAK UMUT OLAMAYIZ’
CHP Antalya il örgütünün son iki yılık süreçte başarısız bir yönetim sergilediği görüşünü savunan Kızılateş, bunu seçim sonuçlarından görmenin mümkün olduğuna işaret ettiği konuşmasında, bu başarısız sonuçların gereğinin yapılamadığını öne sürerek, “İnanılmaz bir aymazlık vardır. 7 Haziran seçimlerinde yüzde 60, muhalefete ‘ben sana iktidar olma şansını veriyorum’ demiştir. Biz bu yüzde 60 oy ile Meclis başkanını seçebilirdik. 1 Kasım seçimlerinde de halk muhalefete ‘Ben sana o şansı verdim sen beceremedin’ demiştir. CHP dahil muhalefeti cezalandırmıştır. Dolayısıyla hepimiz duyarlı olmak ve devrimci tavrın gereğini yerine getirmek zorundayız. Eğer bunu yapamaz isek biz umut falan da olamayız.

‘YANLIŞA DEVAM EDİLİRSE YÜZDE 25’İ MUMLA ARAYACAĞIZ’
Şu anda yaşanan süreçte CHP umut olmaktan giderek uzaklaşan bir parti görünümündedir. CHP’de bir heyecan, coşku kalmamıştır. O yüzde 25’lik taban elimizden kaçmak üzeredir. Eğer bu yanlışlarda devam edilirse o yüzde 25’i de mumla arayacağımız günler yakındır. Ben bu konuda uyarıda bulunmak ve doğru tavrı belirlemek üzere, devrimci, anti emperyalist ve Kuvvayi Milliyeci tavrı göstermek adına ve böyle bir mücadele sergilemek adına il başkanlığına aday oluyorum.

‘BİAT ETMEYECEĞİZ, RANTA KARŞI DURACAĞIZ’
Siyasetin giderek güvenilirliğini kaybettiği bir süreç içerisindeyiz. Ahlaki bir dejenarasyon var. Siyasetçilere güvensizlik giderek artıyor. Siyasetçiler bu güven sorununu gidermek zorundadır. Bunun yolu da hesap sorulabilir ve hesap verilebilir mekanizmayı harekete geçirmekten geçiyor. Biz biat etmeyeceğiz, bu halka yalan söylemeyeceğiz, adam tutmayacağız, birilerinin arkasından işler çevirmeyeceğiz; ranta, çevremizin katledilmesine, ülkemizin pazarlanmasına karşı duracağız. Biz devrimci olacağız. Bunu yapamaz isek siyasete olan güven kaybolacak. Bütün siyasetçilere bu dejenerasyonu durdurma ve halkın güvenini yeniden kazanma çağrısında bulunuyorum.”

CHP Antalya İl Başkanı adayı Ali Kızılateş

BİR CEVAP BIRAK