Zaman neyi değiştirir?

Zaman neyi değiştirir?

0
PAYLAŞ

Zaman neyi mi değiştirir?
alışkanlıkları değiştirir…
vazgeçmenin ne kadar kolay olduğunu
anladığından belli…

Zaman…
Gözlerindeki şaşkınlığı dindirir…
Oyunsa oyun deyip yaşamak
değilse çekilip gitmek sessiz…

Zaman neyi mi değiştirir?
ateşin harını değiştirir…
Yollar gittikçe uzayan bir sihirdir..
ve ‘sen diyarı’ndan uçup gelen özlemle beslenir..
işte burada bu satırda isminin geçtiği sürprizli bir şiirdir
kimbilir belki de bunca zaman sana konuşan ayna sadece o isimdir
Hüznümsü alıngan çılgın kışkırtıcı duygular vesvesesi…
Zaman onu mu değiştirir?
pırıl pırıl bir ışıkla alnıma kazınan yüzün
çerçeveye hiçbir zaman sığmayacak bir resimdir…
Kitapların arasında olgunlaşan gözlerin
yaz sıcağına gidip gidip gelen en hararetli mevsimdir.
İşte şimdi burada
ayaz başıma
yarım yamalak kafiyeler
bozkır bir çocukluk ve
ürkek bir bir şiirle dokunuyorum sana …
Zaman neyi mi değiştirir?
İşte bunu değiştirir.
Tüy gibi bir yağmur
öyle ince yağıyor ki
ıslandığını çok geç anlıyorsun…
bunun gibi…
ama
düşman değildir ki zaman…
Zamandır bazen de aramızı ısıtan…
Tükürüklü bir haykırış
ya da -hep iyi insan olma- saplantısı
ne için ?…
Zaman…
neyi mi değiştirir?
Çok şeyi…
eğer istersen..
Kelebeğin kozasından çıkma serüveni bu…
Çıktıktan sonra herşey bir oyun kadar güzel kısa ve zevkli…
Çok ve hiç’in mükemmel uyumudur zaman…
Derin tasviri kaderin…
Sersem bir lodosun beni yanına attığı bir akşam vaktidir
Tophane yalnızlığıdır Beşiktaş’tan..
Attila İlhan’dır -Adını mıh gibi aklıma yazan
bir martıdır pencerene vuran
sarmalanmaktır sağlam bir kol tarafından
sahip olma isteğidir bir kediye ..
ne hoşgeldin ne gülegüle…
fütursuzca giriverme cesaretidir kalbe…
buzlu bardağın içinde oynayan iki balık
dışarıya ne kadar gerçek görünebilir ?
belki hatırlarsın…
Boş sokağın kaldırımlarına çarpan kıpkırmızı bir haziran…
ne de şerbetli bir yalandır ayrılığımız…
Yalnızlığın gazabından kaçan delikanlı umutlarımız
kendini sokak çeşmesinden sebil gözyaşlarına bırakır
permeperişan kelimelerin üzerine ördüğüm
o taş…
hala ıslak..tır…

Zaman neyi mi değiştirir?
yanlışlar hep yalan anlaşılır
özeti bu ya…
bir küçücük ateş varsa içinde
hiç bir zaman geç kalmazsın sevmeye…
zaman sırf bunu anlaman içindir belki de…
Masmavi bir suyun üzerinde
kulaç atma telaşı..
Adı bazen kader bazen hayattır…

Taştan anlarım az çok…
onun da adı ‘zaman’…
Üstüste koyduğun yanyana dizdiğin
bazen altında ezildiğin bazen üstünde tepindiğin
bazen zıplayarak bazen çömelerek beklediğin…
bir duvar..
Zaman değişmez
Zaman durur
Sense…
Sen çok gidersin …
Çok gidersin
Çok dönemezsin
budur zaman dediğin..

Kalburüstü keyiflerim var
Boğazda balık ekmek
Kanlıca’da kahve
çimen üstü kahvaltı
temiz havayı içime çekmek
vapurun arka koltuğunda
püfür püfür sevmek…
kalburüstü sevmişliğim var …
zamanın işlemediği tek yer…
En iri kalbur
elekten geçmeyen en büyük taş…
yontmuşluğum var…
Kırmızı harlı bir ateşte yanmışlığım…
‘Acımadı ki’ demişliğim var harıl harıl yanarken…
Tüterken susmuşluğum var yüzüne…
Nasıl kalburüstü nasıl kalburüstü…
hala burnumu sızlatan o koku
yüreğime sinen o is…
yazmaya yetişemiyorum..

Zaman neyi mi değiştirir?..
Zaman filan değiştirmez adamcağızım insanı…
Ancak bir insan değiştirebilir zamanı…
Kimi hamdan pişmişliğe
Kimi hardan pişkinliğe…
Benimkisi de bütün bunların cümlesinden bir iç geçirme…
Zaman seni hatırlatan şiddetli bir göz seyirme…
Seni düşünüyorum
öyleyse varsın…
tek bir zaman var
o da ;
-sakın benden önce ölme…

sibelbengu@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK