Zarf mı, mazruf mu?

Başbakan Erdoğan, partisindeki beklentileri kartşılamak amacıyla kabinede gerekli revizyonu yaptı.

Bu değişiklik iki dönem iktidarda kalan hükumetler için gereklidir.

Hatta revizyon değil de “sil baştan” yapsayda belki daha iyi olurdu.

Gidenlerin başarısız oldukları da söylenebilir.

Başarısız olmadıkları da…

“Gerekiyordu” denebilir.

Neticede bir nöbet değişimi olarak bakmak lazım bu tür değişikliklere.

Önemli olan “görüntü” değil.

Önemli olan kişilerin nitelikleri.

Eskilerin deyimiyle zarf değil, mazruf önemli.

Bu hükümet üyelerinin eğer niteliği, derinliği, çapı ve kalitesi iyiyse başbakanın işi de o kadar kolaylaşır.

Yani tek başına değil, takım oyunu oynamak zorunda kalır Başbakan Erdoğan.

Eski futbolcu olduğu için Erdoğan iyi bir kaptan olabilir.

Ama herşeye maydonoz olan bır kaptan ise…

Kendisine “tek adam” süsü veriyorsa.

Kaptanlık değil, klübün hem başkanı, hem çalıştırıcısı hem de doktoru, hem malzemecisi gibi davranıyorsa takımın başarısı zordur.

Hatta yoktur.

Bence bu kabinenin yapacağı pek fazla birşey yoktur.

Yürekli davranması yeterli olacak.

Bu dönemde TBMM’den bir iki önemli yasa çıkarsa kafidir.

Bunlardan biri Seçim Yasası.

Diğeri Siyasi Partiler Yasası.

Anayasa’nın tümü olmasa da, bir kaç önemli maddesi ele alınsa yeter.

Çünkü Anayasanın tümünün değitirilmesi bu meclis tarafından hayata geçirilemeyecek gibi görünüyor.

Oysa yeni Anayasa yapmayı darbeci veya ihtilalcilere bırakan siyasi partiler güçlü oldukları, tek başına iktidara geldikleri dönemlerde, faşist nitelikli Anayasaları demokratik hale getirmeyi başarabilmeliydiler.

Ne garip bir tecellidir ki, Atatürk’ün kurduğu parti olan CHP’nin kapısına kilit vuran 1980 İhtilalcilerinin yaptığı antidemokratik Anayasanın değiştirilmesine karşı çıkan, ayak direyen parti yine CHP oluyor.

Sorunun siyasi yani çok tartışma götürür.

Bu siyasi iktidar, yani AKP yönetimi kuvvetler ayrılığına göre icraatı yapacak olanların bir kısmını değiştirmekle isabetli bir iş yaptı.

Önemli olan icraatın ne olacağı.

İyi mi, kötü mü?

Bunu da önümüzdeki dönemde görebileceğiz…

Yoksa Milli Eğitim Bakanı “ilk” defa bir kadın bu koltuğa oturuyormış.

Kabinede “ilk” defa iki kadın bakan varmış.

Hükümette başarısız olanlar gitmiş, yerine yeni kan gelmiş.

Bunları hepsi fasafiso.

Kadın Milli Eğitim Bakanı yarın öbürgün ilk icraaat olarak eğitimin tekliğine ters bir karar versin siz görün gümbürtüyü.

Yapsın bir önemli hata siz o zaman görün curcunayı…

Onun için baştan da söyledik.

Zarf değil önemli olan..

Mazruf yani içindeki önemli, içindeki…

Yani kafanın içi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.