Zeytin’in kiralık katili kim?

PAYLAŞ
Sinan Olcayto
Sinan Olcayto

SİNAN OLCAYTO / ABD – İlkel çağlarda yaşayan insanlar ile şehirleşip beton üzerinde yürümeye başlayan insanların doğayla  ilişkisi zamanla büyük değişime uğradı. Doğanın bir parçası olduğu zamanlarda insanoğlu onunla beraber yaşamayı ve ona saygı göstermeyi öğrenmişti. Sanayi devrimiyle beraber hoyratça davrandığımız doğa pek çok kent çocuğu için belgesellerde gördükleri bir olgudan ibaret.

Eski çağlarda her bölgenin kendine has doğal iklimi onların yaşayışlarına da etki etmişti. Zeytin ağacı da Ege ve Akdeniz’e komşu alan uygarlıkların, hatta Ortadoğu’nun çok önemli bir simgesi ve ticaret aracı olmuştu. Getirdiği gelir sayesinde ona hem sevgi hem de saygı gösterilmiş, 2000 yıl kadar yaşayabildiği için de ölümsüz olduğuna inanılmıştı. Zeytin’in 100 yasına geldiğinde ortadan ikiye ayrılarak yaşamını iki ayrı ağaç olarak sürdürdüğüne tanık olan insanlar, kısıtlı bilimsel bilgilere sahip olduklarından bunu bir mucize olarak görmüştü.

Zeytin ağacı ve Din

Zeytin ağacı pek çok ilkel ve modern dine de etki etmişti. Antik çağlarda yarışmaları kazanan atletlere zeytin dalından bir taç takılarak yüceltilirdi. Hatta imparatorlar bile bu taçları giyerdi. Yunan tanrısı Zeus’un silahı zeytin ağacındandı ve savaşa bununla giderdi. Nuh peygambere karanın varlığı beyaz bir güvercinin taşıdığı zeytin dalıyla müjdelenirken, Hz Davud hayatını zeytinliklere kaçarak kurtarmıştı. Aynı şekilde Hz. İsa da zeytin ağacından yapılan bir çarmıha gerilerek hayatını kaybetmişti. Müslümanlıkta da zeytin ağacına ait özel ayetler ve hadisler girmiş, orucu bozarken de zeytin kullanılması bu hadislere bağlı olarak ortaya çıkmıştı.

“Allah, göklerin ve yerin nurudur. onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer. kandil bir sırça içerisindedir. sırça inciden bir yıldız gibidir ki doğuya da batıya da nispeti olmayan bereketli bir zeytin ağacından yakılır. bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık saçar. nur üzerine nurdur o. Allah dilediğini kendi nuruna kılavuzlar.Allah insanlara örnekler verir. allah her şeyi bilmektedir.” (Nur süresi/35. ayet) Bu konudaki en tanınmış ayettir.

Manipülasyon savaşları

Son dönemde ortaya çıkan bazı din manipülatörleri zeytin ağacı’na “Yahudi ağacı” diyerek yeni anlamlar yüklemeye kalkarken ne yazık ki bu ayetleri unutuveriyor. Zeytine Yahudi ağacı denmesinin ve cahil insanları bu mucizevi ağaca düşman edilmesinin çok farklı sebepleri var elbette. Ancak bu manipülasyonu yaparken de sağlam dinsel donelere ihtiyaç var. Aksi taktirde cahil güruhu peşinizden sürükleyemezsiniz. İşte tam o anda şu ayetler imdada yetişiyor.

Hadis-i şerif Sahih-i Müslim’de; “Öyle ki Yahudiler taşların ve ağaçların arkasına saklanacak ama ağaç ve taş dile gelerek ‘Ya Müslim! Ey Allah (cc) kulu! Gel, bak benim arkamda Yahudi var, buraya gizlendi, benim arkamda, gel onu cezalandır diyecek. Sadece ‘zeytin’ ağacı bunu söylemeyecek; çünkü o Yahudi ağacıdır.”  (Kitab-ül Fiten H 2239)

“Müslümanlarla Yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudi’yi kovalayan kimseye, ‘Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin  ağaçlarındandır.” (Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82)

Yahudiler için de kutsal sayılan zeytin ağacı kendi inanışlarına göre onalri gerçekten korumaktadır ve bu yüzden İsrail’de yaşayan Yahudiler evlerinin bahçelerine bir zeytin ağacı dikmeyi ihmal etmezler. Bu hem gelenek hem de dini inanış olarak yüzyıllardır uygulanan bir pratik olmuştur.

İlahi ortadoğu komedyası

İsrail hükümetleri bilindiği üzere kutsal kitaplarına dayanarak kendileri için vaad edilmiş saydıkları Kenan ülkesini kurmak için iğneyle kuyu kazarcasına topraklarını genişletip, bölgedeki Filistinlileri bulundukları topraklardan çıkartmaya devam ediyorlar. Bunu yaparken de Filistinliler onları engellemek için çeşitli taktikler bulmaya çalışıyor. Bunlardan biri de “Yahudi ağacı” zeytinleri topraklarına ekmek. Filistinliler bu sayede İsrail ordusunun buldozerlerin topraklarına girip arazilerini dümdüz edemeyeceğini umuyor ancak o dozerler Zeytin ağacı falan tanımıyor. İşte bu garip ironiksel savaş antik çağlardan gelen inanışların hala nasıl etkili olduğunu bize gösteriyor. Sevmediği ağacı eken Müslümanlar, kutsal ağaçlarını dozerle yerle bir eden Yahudiler. Ayetlerde kutsal sayılan ağacı, Yahudiler de kutsal saydığı için kesmeye ve rant sağlamaya çalışan manipulatörler. Tüm bu komedya içinde olan zeytin ağaçlarına oluyor.

Zeytin ağacı düşmanlığı aslında beton rantı mı?

Uzun zamandır özellikle Ege ve Akdeniz bölgesindeki zeytin ağacı düşmanlığı “Yahudi ağacı” öldüğü argümanıyla insanlara empoze edilmeye çalışılıyor. Pek çok sosyal medya paylaşımı ve gazete makaleleri de bunun altında yatan asıl sebebin doğal sit alanlarının yağmalanmasına olanak sağlamaya çalışıldığını iddia ediyor. Ancak odaklanılan nokta ağaçların katledilip yerine betonlaşmaya gidileceği yönünde ki bu son derece yanıltıcı bir görüş. Aslında durumun vahimliği ağırlıkla kabul gören bu iddiadan çok daha korkunç.

Zeytinliklerlerin beton lobisine kurban gittiği fikri şu anki turizm sektörünün bulunduğu konum göz önüne alındığı pek de gerçekçi bir teori olarak kabul edilemez. Türk turizmi tamamen dibe vurmuşken, turist gelmezken, yerli turistler Yunan adalarına giderken, tüm yatırımlar iptal edilmiş ya da ertelenmişken ve hatta yatırımların pek çoğu kayyuma devredilirken bu olasılık doğal olarak pek de inandırıcı değil. Büyük tesislerin bile ölü eşek fiyatına satışa çıktığı bu günlerde “yasa çıktı tesis yap” bile desen kimse şu anda bir çivi bile çakmaz. Otel inşaatları tamamen durmuş ve sektörde kriz yaşanırken zeytin rantının ardında aslında çok daha sinsi bir düşman kendini gizlemeye çalışıyor.

Zeytin’in kiralık katili kim?

Ege ve Akdeniz deyince akla ilk turizm, doğal güzellik ve antik tarihi eserler gelse de bölgenin en önemli sektörlerinden biri de madencilik. Bu iki bölgede “linyit, tuz, mermer, krom” gibi orta derece karlı madenler vardır. Ancak bunların yanında bu arazilerde yüksek miktarda “altın, uranyum ve bor yatakları da mevcuttur” . Ne yazık ki bu üç madenin çıkarılması ve çıkarıldıktan sonrası ortayan çıkan çevre felaketleri diğerlerine göre kat kat fazladır.

Dünya madencilik kanunları der ki: Sit alanına maden açamazsın, insanların ve lokal halkların bulunduğu bölgeye belirli bir mesafe varsa maden açamazsın, madenin yeraltı sularına karışması riski varsa ve dolayısıyla lokal yaşayanlara hayatı tehtid oluşturuyorsa maden açamazsın, arazinin bulunduğu yer sit alanıysa maden açamazsın, sit alanına belli bir mesafe uzunlukta değilse maden açamazsın, araziye belli bir mesafede tarihi eserler varsa maden açamazsın. Bunlar bizim ülkemizde de yasalarla düzenlenmiş kurallar(dı). Yıllarca yavaş yavaş tahribatlara uğratılarak vahşi madenciliğin onu açılırken, yabancı şirketlere verilen izinler kapitülasyonları bile aratacak hale getirdi ülkemizi. İlk kadın başbakanımız Tansu Çiller, eşinin ortağı olduğu altın madenlerinin çıkmasını sağlamak için yasa düzenleyerek yabancı şirketlerin gelip ülkemizde her türlü madeni arama hakkı veren kanunu hazırladı.  Bu yasaya göre gelen yabancı şirket ne vergi verecek ne de yaşattığı çevre felaketinden dolayı sorumlu tutulabilecekti. 5. Dünya ülkelerinde bile görülmeyecek bu tavizler yabancı yatırımcı(!) için ülkemizi bir anda cennete çevirdi. Gelen her hükümetle delik deşik edilen maden arama kriterleri en tekrar revize edildi. Mayıs 2017 çıkan ve milli madenciliği teşvik bahanesiyle çıkan yasanın zeytinlikleri imara açma yasasıyla aynı haftaya gelmesini ise pek çok kişi ilişkilendiremedi. Bu yasaya göre tek sorun yerleşik halkların ikna edilmesi ve kandırılarak arazilerinin elinden alınması kaldı. “Cahil yerel halkları satın almak” madencilerin uzmanlığı olduğundan  bu kanunla yeni nesil madenciliğin önünü tamamen açılmış gibi görünüyor. Bütün sahil şeritleri ve zeytinliklerin altı maden mi kaynıyor sorusu aklınıza gelebilir. Şeytanın gizlendiği ayrıntı  “binlerce yıl geri dönüşmesi imkansız atıkların nereye stoklanacağı” sorusunda gizli.

____________

  • sinanolcayto.com

 

CEVAP VER