Özgürlük ve sonrası

Diğer uyum yada uyumsuzluk gerçeği de bir yana! Ceza evi olgusuyla yüz yüze gelen her insanın, yaşadığı sürece, bu işsizlik gerçekliğiyle bir biçimde yüz yüze gelmek demektedir. Buna rağmen ayakta kalmak ise büyük savaşı kazanmak anlamına gelir. Bende ailemin ve dostlarımın özverisiyle açlık savaşını kazanmakla kalmadım özgürlüğe dair özlemlerimde adım adım gerçekleştirmeye başladım.

Bu yolda atılan her adım yeni insanın yeni değerlerin buluşması olarak kabul gördü. İmece şeklinde, yeni bir hayatın filizlenmesi yaratılması da bu tarihin ürünü olarak şekillendi. Belki de benim yaşamımda zorbalıkla güzellik etle kemik gibi iç içe geçerek yeni bir hayatı ortaya çıkardı.

Özgürlüğe olan İlk özlemim kitlelerle buluşmaktı. Bunu 1 Mayıs’a katılarak gerçekleştirdim. Hayatın bu en güzel yanını yaşadım. Özgürlük Mücadelesinin
toplumsal ayağı olan 1 Mayısla taçlandırmış oldum. Özgürlük Mücadelemize destek verenleri alanlardan selamlama olanağını yaşadım.

İkinci olarak da geçmişe yönelik işkence raporunu tespit ettirerek 12 Eylül yargılamasında müdahili olmaktı. Bu isteğimi de yansıtarak ortaya koydum tutum ve ısrar devam ediyor. O nedenle de 12 Eylül Duruşmalarına sistemli olarak katılmaktayım. Ne yazık ki yargı-Mahkeme benim müdahil olmamı bir türlü kabul etmemekte. Yargı adeta inatla direniyor. Bende müdahil olmak için ısrar etmekteyim. Bütün hukuksa süreci de son kertesine kadar kullanmakta azim ve kararlılığım var. Bu kararlılığımı yansıtmak için yine 27 Aralık’ta Ankara adliyesinde görülecek olan 12 Eylül Duruşmasına katılacağımı ifade ederim.

Üçüncü olarak hayatıma dair bir kitap yazılarak karanlık tarihin aydınlatılmasına dair ufacık ta olsa bir not düşüldü. Halada bu yöndeki çalışmalar devam etmekte. Tarihle yüzleşme yürüyüşü egemenlerle hesaplaşma biçiminde devam etmekte…

Dördüncü olarak da özgürlüğün bedeli olarak ifade ettiğim Özgürlük Kitap Evinin açılışında Dost meclisini tam anlamıyla harmanlamış olduk. Emeğin yanında yer alan bütün sol-sosyalist kesim bu Kitap Evinin açılışına desteğini verdi. Söylemem gerekir ki: kitap Evine verilen bu destek çok değerlidir. Umarım bu çalışma bir bütün olarak emekçilere yansır. Yine umalım ki verilen bu mücadele hiçbir zaman boşa gitmez de aydınlanmaya katkı olarak devam eder..

Sonuç olarak: 2 Ekim 2011’de başlayan Özgürlük yürüyüşü dal budak salarakkampanyalarla ileri doğru açılımını sürdürmekte. 20 Aralık Dayanışma Gecesi
etkinliği 28 Aralıkta Kitap Evi Açılışı olarak devam edecek. Bende Ailemin ve Dostlarımın verdiği desteğe layık bir çalışma içinde olacağım.

Özgür ve aydınlık bir ülke özlemi için çalışma mutluluğunu bütünleyeceğim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.