‘Çözümü Atina’nın desteğiyle reddettik’

‘Çözümü Atina’nın desteğiyle reddettik’

0
PAYLAŞ

Rum basınının haberlerine göre Papadopulos, Güney Kıbrıs’ta bulunan Atina Üniversitesi Felsefe Bölümü ve Palermo Üniversitesi Çağdaş Yunanca Kürsüsü öğretim üyeleri ve öğrencilerini kabulünde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs’a dayatılmaya çalışılan bütün planlara karşı durmayı Yunanistan’ın desteğiyle başardık” dedi.


“Elenizm metropolünün ve dış Rumların desteğiyle, Kıbrıs’a dayatılmaya çalışılan bütün planlara karşı çıkmayı başardıklarını” söyleyen Papadopulos, ”Bütün gücümüzle, Kıbrıs sorununa işleyebilir, yaşayabilir ve adil bir çözüm bulabilmenin yollarını açmaya çalışıyoruz. Bu yolları tek başımıza ve elbette Yunanistan’ın bizlere şevkle verdiği destek olmadan yürüyemeyiz” dedi.


“TÜRKLERİN KASTETTİĞİ ÇÖZÜMÜ İSTEMİYORUZ”


“Kıbrıslı Türklerin kastettiği gibi, Kıbrıs’ta iki ayrı devletin olacağı bir çözüm istemediklerini” belirten Papadopulos, Kıbrıslı Türklerin politikalarının Ankara tarafından yönlendirildiğini savundu. ”Kıbrıslı Rumların, vatanın bölünmüşlüğünü sağlamlaştıracak her öneriye karşı çıkacak cesarete sahip olduğunu” kaydeden Papadopulos, şöyle devam etti:


“Kendilerini, Kıbrıs’ta Elenizmin son nesli olma korkunç ayrıcalığına sürükleyeceğine inandıkları önerileri reddedecek cesarete de sahiptirler. Kıbrıslı Rumlar bunu asla kabul etmeyecekler. Kıbrıslı Rumlar güçsüz olabilirler, Atina cuntasının işbirliğiyle ve Türk askerinin ‘istilasıyla’ yılgınlığa düşmüş olabilirler, ancak ne ahlaken, ne manen, ne de pratikte yorgun değildirler.”


Papadopulos, Kıbrıs’ta “iki devlet için alan olmadığını” savunarak, şöyle devam etti:


“Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkler tarafından bütün yapılanlar Ankara’nın mührünü taşıyor. Kıbrıslı Türklerin bütün kararları, bütün faaliyetleri, bütün taktikleri aslında Ankara tarafından dayatılıyor ve yönlendiriliyor. Uzun zamandır Kıbrıslı Türkler Kıbrıs’ta ayrı ve eşit bir devlet kurmaya çalıştılar. Kıbrıs, bölünmek için çok küçüktür ve iki devlet yaratılması için ne pratik, ne hukuki, ne de ahlaki alan vardır. Ne vatanımızın dar şeridinde, ne milli vicdanımızda ayrılıkçı eğilimlerin sağlamlaşmasını kabul etmemiz mümkün değildir, taksimi kabul etmemiz mümkün olabilir mi.”


 



 


 

BİR CEVAP BIRAK