Çözümcüler panikte: Ya KKTC tanınırsa!

Çözümcüler panikte: Ya KKTC tanınırsa!

0
PAYLAŞ

Yavru Vatan KKTC’de Çözümcüler Panikte : Ya KKTC Tanınırsa !

“Çözümcü” tiplemesi ile Kıbrıs adasında Türk varlığının egemenliği ve bağımsız kendi devletleri altında yaşamasından korkan, mandacı bir anlayışla Rum’a ve AB’ye yama olmak için her türlü plan ve projeyi hararetle destekleyen işbirlikçi anlayışı savunanları anlatmak istiyorum. Daha önceki yazılarımda da bu tipleme hakkında çok sayıda yazı kaleme aldım.

Son günlerde KKTC’deki Çözümcü tiplemesi ile ifade ettiğim kesimde büyük bir panik başladı. Kosova’nın AB tarafından tanınması sürecinde “Ya KKTC Tanınırsa !” diye endişelenmeye başladılar. Televizyon programlarına konuk ettikleri Çözümcü yoldaşları ve gazete köşelerindeki köşe kapmacı Çözümcüler, hep bir ağızdan Kosova ile Kıbrıs sorununun farklı olduğu, KKTC’nin tanınması gibi bir tehlikenin (!) söz konusu olmadığını yineleyip duruyorlar. Çok komik olan bu programları izledikçe, Çözümcülerin paniklediklerini görünce öyle bir keyifleniyorum ki sormayın.

KKTC’de Çözümcülerin televizyon kanalları, gazeteleri, radyoları, çeşitli üniversitelerde mandacı kimliğinde AB’ci ve Rum sevdalısı öğretim üyeleri, sendikacıları, sivil (!) toplum örgütü yöneticileri bulunuyor. AB fonlarından yemlenerek euro’ları cukka ederken, Rumlarla barış ve çözüm içinde nasıl mutlu ve mesut yaşayacaklarını, nasıl “barış gazeteciliği” yapacaklarını, ülkeyi hükümetin yönetememesi için nasıl çalışacaklarını, nasıl grevler ile ülkeyi felç edeceklerini planlayıp duruyorlar. Kısmen başarılı da oldukları gerçektir. Bu konuda haklarını vermek gerekir.

KKTC’deki Çözümcüler; egemenlik, bağımsızlık, emperyalizme karşı mücadele, Kıbrıs Türklerinin özgür iradeleri ile kurulan bir devlet altında onurlu bir yaşam gibi değerlere çok uzaklar. Varsa yoksa, Rum ile birlikte yaşayacaklar, Birleşik Kıbrıs altında Kıbrıs Türklerinin devletini ve uğruna mücadele ettiği kurumları ortadan kaldıracaklar.

Uluslararası toplum, BM tarafından hazırlanan bir barış anlaşmasını iki ülke (KKTC ve GKRY) gündemine getirdi. Rumlar, Hayır (Oxi) dediler, Kıbrıs Cumhuriyeti (!)’nden vazgeçmem diye ağladılar. KKTC’deki Çözümcüler ise hala akıllanmadı. Son genel seçimlerde yenilgiye uğradılar, hala akıllanmadılar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yenildiler, hala akıllanmadılar. Bugün seçim olsa, yine yenilecekler ama akıllanmayacakları yine kesin.

KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş Eroğlu’nu destekledik. Bu konuda hiçbir tereddüdümüz olmadı. Ama Çözümcüler, hep Eroğlu karşıtlığı yaptı, hep KKTC’yi savunanlara muhalefet etti. Bugün ise bazı Çözümcüler, Köşk koridorlarında danışmanlık kapmışlar, mutlu ve mesutlar.

KKTC’deki Çözümcülerin bazı konulardaki başarılarını ise kabul etmek gerekir. Cumhurbaşkanı Eroğlu’na seçimden önce “faşist” deyip Talat lehinde bayrak salladıkları halde, seçimden sonra Cumhurbaşkanlığı’nda danışman olmayı içlerine sindirebiliyorlar. Bu durumu bizler anlayamadık, umarım Çözümcüler ve onları bu makama taşıyanlar anlayabilmişlerdir.

Çözümcüler, bugünlerde Kosova’nın AB tarafından ve BM tarafından devlet olarak tanınması gündeme geldi diye çok endişeliler. Rum dostları bile onlar kadar heyecan içinde değil. KKTC ve Kosova’nın farklı olduğunu, KKTC’nin tanıtılması atağına girişmenin ne kadar yanlış olacağını anlatıp duruyorlar. Komik durumdalar.

Çözümcülere KKTC Cumhurbaşkanlığı Köşkü açılmış olsa bile, KKTC realitesini kabul etmeyi bir türlü beceremediler. Çözümcüler, bu güzel ülkede Cumhurbaşkanı oldular, Başbakan oldular, bakan oldular, Cumhurbaşkanı Danışmanı oldular, Cumhurbaşkanlığı Müzakere Heyeti’ne girdiler, ancak KKTC’yi bir türlü içlerine sindiremediler. Bu ne yaman çelişki, ancak Çözümcüyü anlamak çok zor.

Sizler, KKTC’deki AB mandacısı Çözümcüleri anlayabildiniz mi? Bazı makamlarda Çözümcülerin neden kollandıklarını, el üstünde tutulduğunu anlayan var mı?

KKTC Başbakanlık koridorları çözümcülere kapalı diye, çözümcüler Başbakan İrsen Küçük’e ve KKTC Hükümetine saldırıyorlar. Sevgili Dostum Alihan Pehlivan’a saldırıyorlar. Çözümcüler, ne kadar ucuz düşünüyor ve yaşıyorlar. Zavallı Çözümcüler!

_______________________

* Doç. Dr.

BİR CEVAP BIRAK