Zülküf Gezen’in ‘tecridi protesto için’ intihar ettiği açıklandı

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde hükümlü olarak bulunan 30 yaşındaki Zülküf Gezen’in PKK’nın İmralı’daki lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla ya da ailesiyle görüştürülmemesini protesto etmek amacıyla dün kendini asarak yaşamına son verdiği açıklandı.

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı da konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Gezen’in “fedai eylemi gerçekleştirdiği” yönündeki haberlerin doğru olmadığını bildirdi.

Sabah gazetesinin internet sitesinde yer alan habere göre, açıklamada, “Bir kısım internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında ifade edildiği gibi sözde ‘tecride karşı fedai eylemi’ söz konusu olmayıp, ilk bulgulara göre bahsi geçen hükümlünün ölümü kendisini asarak intihar etmek suretiyle meydana gelmiştir” denildi.

Açıklamada, olayla ilgili soruşturma açıldığı da belirtildi.

Amcası Ahmet Gezen ise yeğeni Zülküf’ün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasından dolayı 12 yıldır hapis yattığını söyledi.

Ailesiyle 15 günde bir telefonla görüştüğünü, durumunun iyi olduğunu söylediğini aktaran Ahmet Gezen, yeğeninin “tecride karşı yaşamına son verdiğini” öğrendiklerini belirtti.

HDP: Tören düzenlenmeden defnedildi

Ahmet Gezen, olayın ardından yaptığı açıklamada yeğeninin cenazesinin polis tafafından alındığını söylemiş ve “İstanbul’dan avukatları gönderdik, cenaze yarın gelecekti ama sizinle konuşmadan on dakika önce Emniyet’ten geldiler ve haberimiz olmadan, yeğenimin cenazesini bu gece uçakla Diyarbakır’a getirdiklerini söylediler. Yarın herhangi bir provokasyon olmasın diye, yeğenimi bu gece gömmemizi istiyorlar” demişti.

Bugün Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) yapılan açıklamada ise “Dün gece Zülküf Gezen’in cenazesi hiçbir tören ve dini vecibeleri yerine getirilmeden zorla defnedildi” dendi.

BBC Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, Zülküf Gezen’in defninde yaklaşık 10 aile üyesinin katılmasına emniyet birimleri tarafından izin verildi.

HDP, bugün 12.00’de Diyarbakır Yeniköy mezarlığında Zülküf Gezen için bir cenaze töreni düzenleneceğini, törene HDP’nin Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin de katılacağını duyurdu.

‘Yaklaşık 5 bin tutuklu ve hükümlü açlık grevinde’

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Öcalan’ın avukatları ya da aile üyeleriyle görüştürülmemesiyle Öcalan’ın üzerinde uygulandığını söylediği tecridi protesto etmek amacıyla 131 gün önce süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemine başlamıştı.

Güven’in ardından aralarında HDP’nin eski milletvekili Selma Irmak, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in de olduğu 335 tutuklu ve hükümlü de eyleme katılıyor.

HDP’den yapılan açıklamalara göre, 1 Mart tarihinden itibarıyla Türkiye’deki 130 cezaevinde yaşlı ve çocuklar hariç yaklaşık beş bin tutuklu ve hükümlü daha süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eyleminde bulunuyor.

Ahmet Gezen: Zülküf 1 Mart’ta açlık grevine girdi ama vazgeçirildi

Ahmet Gezen, yeğeni Zülküf’ün de 1 Mart’tan itibaren açlık grevine girdiğini ama Hepatit B hastası olduğu için onuncu günün sonunda arkadaşlarının ona eylemden vazgeçirdiğini söyledi.

Gezen, yeğeninin herhangi bir psikolojik sorunu olmadığını, intiharının nedeninin ise “tecridi protesto etmek” olduğunu ifade etti.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Gezen ailesinin evini ziyaret ettiğinde cenazenin havaalanına getirildiğini öğrendiklerini söyledi.

Havaalanından cenazenin defnedileceği Yeniköy mezarlığına giden tüm yolların kapatıldığını söyleyen Başaran, milletvekillerinin de mezarlığa alınmadığını söyledi.

Başaran, “Havaalanı kapısında mahsur kaldık, ailenin bazı üyelerini cenazeyle birlikte aldılar ama bize izin vermiyor. Hükümetin kararı olduğunu söylüyorlar, yazılı bir karar da yok” dedi.

Başaran, hükümeti birçok defa böyle sonuçlar doğurabileceği için bu eylemi dikkate almaları konusunda uyardıklarını söyledi ve “Eğer binlerce insan aynı taleple grevdeyse bu, görmezden gelinemez” dedi.

Başaran, cezaevlerinde bu eyleme giren 335 kişilik ilk gruptan birçok tutuklunun görme yetisini kaybettiği ve sağlık durumlarının çok kritik olduğunu söyledi.

30 yaşındaki Zülküf Gezen, 10 Ekim 2007 yılında Diyarbakır Balıkçılarbaşı Semti’nde bir polisin yaşamını yitirdiği, ikisi polis altı kişinin yaraladığı bir saldırıyla ilgili olduğu gerekçesiyle tutuklandığı, 2010 yılında 109 yıl 6 ay ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. Hatice Kamer / BBC Türkçe Diyarbakır

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.