1128 imzaya İngiltere’den 20 bin destek

UCU Türkiye’deki akademisyenlerin ifade özgürlüğüne yönelik tehdit ve baskıları ağır bir dille eleştirdi. UCU adına Genel Sekreter Sally Hunt imzasıyla, Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç’e yazılan mektupta kışlaya çevrilen okulların derhal boşaltılarak eğitimin normalleştirilmesi istendi.

MEKTUP BÜYÜKELÇİ’YE GÖNDERİLDİ

Türkiye’deki son gelişmelere ilişkin, İngiltere’de yaşayan akademisyenlerin sendikası University and College Union tarafından Londra’daki Türk büyükelçiliğine gönderilen 15 Ocak tarihli mektupta özetle şöyle denildi:

“Bildiriye imza atan akademisyenlere yönelik Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eleştirisi ve YÖK’ün soruşturma girişimleri akademik ve ifade özgürlüğü açısından kabul edilemez bir durumdur…

Küresel sendika federasyonumuz da Türkiye’nin Güney Doğu’sunda Kürt bölgesindeki şiddeti kaygıyla izliyor. Özellikle eğitimin sekteye uğraması, öğrenci ve öğretmenlerin durumundan kaygı duyuyoruz. Eğitim Sen, okulların karakol ya da kışlaya dönüştürülmesi ve binlerce öğrencinin okullarına gidememesine yönelik açıklamalarını öğrenmiş bulunuyoruz.

UCU olarak Türkiye’deki yetkililernden başta Cizre ve Silopu’deki okulları işgal eden polis ve askerlerden arındırılması ve Güney Doğu’daki şiddeti acil sonlandırılmasını istiyoruz.”

PROF: SİRKECİ’DEN DESTEK

Öte yandan Londra Regent’s Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Sirkeci, imza veren akademisyenlere destek çıkarak “İyi yetişmiş yüzlerce pırıl pırıl bilim insanını hamasete teslim edemeyiz” dedi.

Prof. Dr. İbrahim Sirkeci’nin açıklaması aynen şöyle:

“Türkiye için akademisyenler, kendi için akademisyenler ve diğer akademisyenler olarak barış icin akademisyenlerin söz hakkına sahip çıkmak ve mafya motifli linç girişimlerine karşı çıkmak akademik ahlak gereğidir.

Aralarında mutlaka tanıdığımız ve tanışmış olabileceğimiz akademisyenlerin de bulunduğu bu kişilerin ‘terörist’ olmadığını ve ‘terörü’ savunmadığını bilebilecek olgunluktayız ve iyi yetişmiş yüzlerce pırıl pırıl bilim insanını hamasete teslim edemeyiz.

Bu sorumluluk, sadece solcuların değil, sağcı solcu dindar ulusalcı milliyetçi tüm akademisyenlerin amfide ve amfi dışında konuşabilme hürriyetini savunma sorumluluğudur. Herkesin her söylediğini beğenmek zorunda değiliz ama bu söz hakkını korumak zorundayız. Yoksa bu cadı avı birgün gelir hepimizi bulur.”

Bir yıl Londra’da akademik çalışma sonrası geçen Eylül’de Kocaeli’ne dönen Yrd. Doç. Dr. Mehmet Rauf Kesici de gazetemize “Bizi yıldıramazlar, mücadeleye devam” mesajı gönderdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.