12-13 milyonun dilini yok saymak mümkün değil

12-13 milyonun dilini yok saymak mümkün değil

0
PAYLAŞ

Prof. Dr. Omay, Erciyes Üniversitesinin Sabancı Kültür Sitesinde düzenlediği ”Üniversite Sorunları ve Çözüm Yolları” konulu panelde yaptığı konuşmada, yeni kurulan üniversitelerin sorunlarını dile getirdi.

Üniversitenin kuruluşu sürecinde sıkıntılarla karşılaştığını, bunları aşma noktasında yeterli desteği bulamadığını ifade eden Prof. Dr. Omay, şöyle konuştu:
”Üniversiteye yönetici ve mali konularda personel alamıyorsunuz. Sadece temizlik görevlisi alabiliyorsunuz. Üniversite kuruluş kanunlarını hazırlayanları görsem, onlara bu kanunları nasıl hazırladıklarını soracağım. İdari kadrolarla ilgili ciddi sıkıntı çektik ve hala çekiyoruz. Akademik kadroda da sorun yaşadım. Bu konularda YÖK tedbir almalı. Yeni kurulan üniversiteler, yükseköğretim tarihini değiştirebilir. Bu üniversiteler, sadece öğretim üyelerini ve öğrencileri istihdam eden yapıdan kurtarılmalı.”

Prof. Dr. Omay, konuşmasından sonra bir öğrencinin, ”Kürdoloji Enstitüsü kurulması yönünde açıklama yaptığını” anımsatması üzerine, şöyle dedi:
”Yaşayan Diller Enstitüsü adıyla Bakanlar Kurulu kararı çıktı. Bunun içinde Kürtçeyi, Arapçayı, Süryaniceyi, başka bazı dilleri de filolojik açıdan bilimsel olarak inceleyeceğiz. Türkçe, ülkemizin resmi dilidir. Bütün yazışmalarımız, kanunlarımız her şeyimiz Türkçedir. Ama ülkemizde 12-13 milyon insanımızın kullandığı bir dili yok saymanın, demokratik anlayış içerisinde bir cumhuriyetle bağdaşması mümkün değildir.”

PROF. DR. REŞİT ÖZKANCA

Melikşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reşit Özkanca da Türkiye’de 94 devlet, 45 de vakıf üniversitesi olduğunu, 124 bin 130 öğrencinin vakıf üniversitelerinde eğitim gördüğünü bildirdi.

Bazı ülkelerdeki vakıf üniversitesi oranının Türkiye’ye göre daha fazla olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Özkanca, bu oranın Güney Kore’de yüzde 80, Japonya’da yüzde 76, Brezilya’da yüzde 71 olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Özkanca, vakıf üniversitelerinin sorunlarını ise şu başlıklarla sıraladı:

”YÖK Kanunu’nda yetersizlikler ve boşluklar var. Denetimde kalite sorunu, vakıf üniversitelerine bakış açısı ve öğrenci temini konularında da sıkıntı var. İdari ve mali özerklikle ilgili problemler, burslu öğrenci sayısının yüksekliği, devlet üniversitelerine karşı eşit olmayan rekabet ortamı, YÖK üyeleri arasında vakıf üniversitelerinin temsil edilmemesi gibi problemleri de sıralayabiliriz.”

Vakıf üniversitelerinde öğrencilerden alınan yüzde 8’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini istediğini belirten Prof. Dr. Özkanca, ”Vakıf üniversiteleri ile ilgili yeni kanun hazırlanmalı. Öğretim üyeleri finansmanı konusundaki kredilerde geri ödemeler 10-15 yıla yayılmalı. Devlet üniversitelerine gösterilen esneklikler, vakıf üniversitelerine yapılanlarla çelişmemeli” diye konuştu.

BİR CEVAP BIRAK