12 Eylül’e Haşim Kılıç desteği

Anayasa Mahkemesi’nin 10 üyesi “bir öğretmenin arkadaşlarıyla toplu dilekçe verme işlemini anayasal bir hak olarak” gördü. Bu karara bir tek Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç katılmadı.

Bir öğretmenin 3 arkadaşıyla toplu şikâyet dilekçesi vermesi üzerine hakkında öngörülen aylıktan kesme cezasına yol açan ve 12 Eylül darbesiyle gelen madde hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, 12 Eylül askeri cunta anayasasına dayanarak gerekçe ürettiğini ortaya koydu.

Mahkemenin önceki gün (10 Aralık 2011) Resmi Gazete’de yayımlanan gerekçeli kararında Anayasa Mahkemesi’nin 10 üyesi “bir öğretmenin arkadaşlarıyla toplu dilekçe verme işlemini anasayal bir hak olarak” gördü. Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında süreç özetle şöyle anlatıldı:

Bursa 1. İdare Mahkemesi, bir öğretmenin arkadaşlarıyla toplu şikâyet dilekçesi vermesi üzerine hakkında öngörülen aylıktan kesme cezasının iptali için açtığı davada, itiraz konusu kuralın anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Gerekçeli karar

Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemenin başvurusunu kabul ederek cezaya sebebiyet veren maddenin ilgili bölümünün anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. 11 üyeli Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararında 10 üye iptal için oy verirken Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç başvurunun reddedilmesi yönünde oy kullandı. “Bir öğretmenin arkadaşlarıyla toplu dilekçe verme işlemini anasayal bir hak olarak” gören 10 üyenin görüşü mahkemenin gerekçeli kararına şöyle yansıdı: “Yönetime karşı dilekçe ve şikâyetlerin bireysel veya toplu olarak bildirilmesinin, demokratik bir toplumda bazı sorunların çözümü için etkili bir yol olduğu, bu nedenle dilekçe hakkının, bir siyasal hak olarak tanınıp anayasal güvenceye kavuşturulduğu kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural ile memurların toplu müracaat veya şikâyette bulunmalarının disiplin cezası yaptırımına bağlanması anayasanın 2., 13. ve 74. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.”

İptal kararına karşı çıkan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç ise karşıoy gerekçesinde özetle şunları yazdı:

“1982 Anayasası’ndan daha önceki dönemlerde yasak olmayan hatta anayasal bir hak olarak belirtilen toplu dilekçe verme veya şikâyet etme hakkı memurlar açısından bu yasal düzenlemeyle disiplin cezasını gerektiren bir eylem haline dönüşmüştür. İtiraz konusu kuralda düzenlenen ‘toplu müracaat ve şikâyet’le ilgili anayasalarımızda yer verilen düzenlemeler tarihsel yorum yöntemiyle değerlendirildiğinde anayasa koyucunun dilekçe hakkının düzenlendiği maddeden ‘toplu müracaat ve şikâyet hakkı’nı bilinçli olarak çıkarttığı görülmektedir. Bu nedenlerle kuralın anayasanın 2, 13 ve 74. maddelerine aykırı yönünün bulunmadığı ve iptal isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadım.”

AYKUT KÜÇÜKKAYA/Cumhuriyet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven − 6 =