20 bin zeytin ağacını korumak için eylem yaptılar

YUSUF YAVUZ  /AÇIK GAZETE – Ayvalık’ta yüzde 80’i zeytinlik olan arazide inşa edilmek istenen Karakoç Barajı’na karşı eylem yapan ilçe halkı, projenin uygulanacağı bölgede bir araya gelerek projeye tepkisini gösterdi…

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde DSİ tarafından yapılması planlanan Karakoç Barajının yaklaşık 20 bin zeytin ağacı ile tarım arazilerini su altında bırakacak olmasına yöre halkından tepki geldi. Geçtiğimiz ay Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ÇED Nihai kararı verilen barajın yarardan çok zarar getireceğini savunan Ayvalık halkı, projenin uygulanacağı bölgede basın açıklaması yaparak tepkisini gösterdi. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, barajın yapılacağı alanın yüzde 80’inin zeytinlik olduğuna dikkat çekerek, “Baraj yapıldığı taktirde tüm bu alan üzerindeki zeytinlerle birlikte bölge insanımızın bir ömür vakfettikleri emekleri de heba olacaktır” dedi.

AYVALIK’TA HALK ‘KARAKOÇ BARAJI’NA HAYIR’ DEDİ

Karakoç Barajı’nın yapılacağı bölgede bir araya gelen Ayvalık halkı, yaklaşık 20 bin zeytin ağacını su altında bırakacak olan projeye karşı tepkisini dile getirdi. Projenin uygulanması planlanan Kırcalar ve Mutluköy arasında yer alan Karakoç Köprüsü Mevkiinde yapılan basın açıklamasına, yöre köylüleri ve muhtarların yanı sıra Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Halil Çoşkun, Ayvalık Tabiat Platformu üyeleri ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Taşıdıkları dövizlerle baraj projesine karşı tepkilerini yansıtan yöre köylüleri, zeytin ağaçları ile tarım arazilerinin korunmasını isteyerek “Karakoç Barajına hayır” dediler.

‘OVAMIZI ELİMİZDEN ALACAKLAR’

Baraj projesinin etkileyeceği köylerin başında gelen Ayvalık Kırcalar Köyü Muhtarı Yener Aktaş, baraj projesinin bölgeye bir faydası olmayacağını, bunun aksine geçim kaynaklarının tehlike altına gireceğini savunarak, “Ovamızı elimizden alacaklar” diye konuştu.

‘VERİMLİ TARIM ARAZİLERİ SU ALTINDA KALACAK’

Mutluköy Muhtarı Erdinç Tügen ise köylülerin geçim kaynağı olan verimli tarım arazilerinin tamamının su altında kalacağına işaret etti. Barajın yapılması durumunda ortaya çıkacak gece ve gündüz nemi nedeniyle zeytin ağaçlarının çiçeklenme döneminde, zeytin tanelerinin ise neme bağlı don ve kırağı yüzünden zarar göreceğini dile getiren Tügen, mevcuttaki Madra Barajından sağlanacak sulama ile verim ve kalitenin artırılabileceğini, bunun da çiftçiler için daha hayırlı olacağı görüşünü savundu.

AYVALIK BELEDİYE BAŞKANI ERGİN: ‘ARAZİNİN YÜZDE 80’İ ZEYTİNLİK’

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de baraj yapılması planlanan arazinin zeytinlik ve yaklaşık 3 bin 500 dönümden oluşan tarım arazisi olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Şu anda bulunduğumuz bölgede, yüzde 80’i zeytinlik olan bu tarım topraklarında, Korunması gereken alanlar kapsamında bulunan Karakoç deresi üzerinde, içme suyu ihtiyacını karşılama amaçlı olarak Karakoç barajının yapılması planlanmaktadır. Bu zeytinlikler bölgede yaşayan ve başta zeytincilik olmak üzere tarımdan geçimini sağlayan hemşehrilerimizin kendi elleri ile diktikleri ve bir ömür harcayarak yetiştirdikleri zeytin dikmeleridir. Baraj yapıldığı taktirde tüm bu alan üzerindeki zeytinlerle birlikte bölge insanımızın bir ömür vakfettikleri emekleri de heba olacaktır. Bu nedenle, bölgede yaşayan ve geçimini büyük ölçüde zeytincilikten temin eden bölge insanımız ekonomik olarak da barajdan olumsuz etkilenecektir.”

‘YAŞADIĞIMIZ TOPRAKLAR SADECE BİZE DEĞİL, TÜM CANLILARA AİTTİR’

Barajın inşa edilmesi durumunda, Karakoç sulak alanının da yok olacağını savunan Belediye Başkanı Ergin, “Ayrıca baraj alanı kuşların göç yolu üzerinde olup, bu sulak alan kuşların doğal yaşam için hayati öneme haizdir. Unutulmamalıdır ki yaşadığımız bu topraklar sadece bize değil, tüm canlılara aittir diye konuştu.

BİR SORUNU ÇÖZERKEN YENİ SORUNLAR ÜRETMEMEK GEREK

Yaz aylarında bölgede yoğunlaşan nüfus artışıyla birlikte içme suyu sıkıntılarının yaşandığına dikkati çeken Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Elbette yeteri kadar ve sağlıklı içme suyuna kolayca ulaşabilmek her yurttaşın hakkıdır. Bu hakka erişimi mümkün kılmak için devletin proje ve çözüm üretmesi de gereklidir. Ancak bunun yolu bir sorunu çözerken başka ve yeni sorunlar üretmek olmamalıdır. Yapılması planlanan Karakoç İçme suyu Barajının hemen yanı başında yakın zamanda yapılan sulama amaçlı Madra barajı bulunmaktadır. Bu barajın yapımı esnasında düzenlenen protokol gereği o tarihte mevcut bulunan Altınova belediyemiz bu barajda hak sahibidir. Altınova belediyemizin kapanmasından sonra bu hak Büyükşehir Belediyemize geçmiştir. Madra Barajı su toplama havzasında kurulacak bir arıtma tesisi içme suyu elde edilmek suretiyle bölgenin gereksinimini karşılamak mümkün olabilecektir” dedi.

ZEYTİN AĞAÇLARININ PARASI ÖDENİP SUYA GÖMÜLECEK

Aralık 2019’da ÇED Nihai kabul edilen Karakoç Barajıyla ilgili hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası (ÇED Raporu)’nda yer verilen bilgilere göre, barajın inşa edileceği alanda bulunan 19 bin 500 zeytin ağacı su altında kalacak. Bunun yanında 900 meşe ağacı ile 250 kavak ağacını da içeren toplam 21 bin ağacının göl havzasının içinde kalacağı belirtilen raporda, Ağaçların kamulaştırma işlemleri gerçekleştirilecek olup ağaç bedelleri ağaç sahiplerine ödenecektir. Ağaç sahipleri tarafından ağaç kesimi taleplerinin olması durumunda ağaçlar kesilecektir. Aksi durumda ağaçlar rezervuar altında kalacaktır ifadelerine yer veriliyor.

TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ ‘YAPILACAK BİR İŞLEM YOK’ DEDİ

Tarım arazilerinin yanı sıra hayvan ağıllarını da su altında bırakacak olan baraj projesiyle ilgili görüşü sorulan Balıkesir Tarım İl Müdürlüğü ise planlamanın Zeytincilik Kanunu’nun revize edildiği 1995’ten önce yapıldığını belirterek, yapılacak bir işlem bulunmadığını bildirdi.

 

 

Önceki haberZemini çatlayan Akkuyu’da ÇED skandalı!
Sonraki haberŞiddet gören hekimlerin yarısı şikayetçi olmuyor!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.