İki bakan hakkında çarpıcı palmiye yağı iddiası!

Türkiye kanser tartışmalarının odağındaki palmiye yağı içeren o ürünleri neden toplatmıyor?
 
YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Zararlı ürünler konusunda Tarım Bakanlığı’na karşı 2011 yılında dava açan Bursa Barosu avukatlarından Erol Çiçek, palmiye yağı tartışmalarının ardından bir açıklama yaparak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın açıklamasının olayın üstünü örtmeye yönelik olduğunu öne sürdü.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, uluslararası hukuk ve iç hukukun kendisine verdiği yetkiye dayanarak palm yağı içeren ürünleri toplatabileceğini veya satışını durdurabileceğini belirten Çiçek, “Her iki bakan tutumlarıyla kişilerin Anayasal temel hakkı olan yaşam hakkını görmezden gelmekte ve şirketlerin kazançlarını korumaya çalışmaktadır. AB normlarına bağlı İtalya’nın toplattığı ürünü bu anlamda AB normlarına bağlı olmayan Türkiye hayli hayli toplatabilir. Önemli olan halkın yanında mısınız, yoksa şirketlerin yananda mı? Bakanlara sorulması gereken soru budur” dedi.
 
EFSA’NIN ‘PALM YAĞI KANSEROJEN’ AÇIKLAMASI TARTIŞMA YARATTI
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA), ünlü İtalyan markası Nutella başta olmak üzere birçok üründe kullanılan palmiye yağının kanserojen olduğunu açıkladı. EFSA’nın konuyla ilgili raporuna dayandırarak yaptığı bu açıklamanın ardından başlayan palmiye yağı tartışmaları Türkiye’ye de sıçrayınca Sağlık Bakanı Recep Akdağ bir açıklama yaparak, Dünya Sağlık Örgütü ve EFSA’nın bu konuda henüz bir kısıtlama kararının bulunmadığını belirtti.
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ: ‘KISITLAMA KARARI YOK AMA…’
Bakan Akdağ, “Biliyorsunuz bu husustaki uygulamalar Tarım Bakanlığı denetimi altında. Bizde bakanlık olarak irtibat halindeyiz. EFSA bu konuda bazı açıklamalar yaptı. Ancak risk düzeyi için daha ileri bir çalışma yapılması gerektiğini de söyledi. Şu anda EFSA açısından, Dünya Sağlık Örgütü açısından Palm yağına ilişkin bir kısıtlama kararı yok ama bunun riskli olabileceği ve çalışmaların sürmesi gerektiğini söyledi. Tarım Bakanlığı, bu konuda çalışmalarını sürdürüyor. Palm ya da (trans yağları) kızartma yağlarının kullanılması, bugün risk tespit edilemese bile yarın öbür gün risk olabilir. Biz daha tabii beslenmeliyiz. Günlük gıda tüketimimizin ana maddesi haline getirmemeliyiz. Tabii ürünler tüketmeye dikkat etmeliyiz” dedi.
 
TARIM BAKANI FARUK ÇELİK: ‘PALM YAĞI KONUSUNDA ÇALIŞMA BAŞLATTIK’
Palmiye yağıyla ilgili kamuoyunda endişe yaratan tartışmaların ardından bir açıklama yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ise Türkiye’de palm yağı kullanılan ürünler konusunda bilimsel bir çalışma yapılmasının kararlaştırıldığını belirterek, “Yapılacak çalışmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak ve bilimsel veriler ışığında gerekli idari tedbirler alınacaktır. Gıda konusunda tüketici sağlığını en üst düzeyde korumak temel amaçlarımız arasındadır” diye konuştu.
‘DÜNYADA YAYGIN ŞEKİLDE KULLANILIYOR, YASAKLAMA GÖRÜŞÜ YOK’
Palm yağının, bütün dünyada gıda sanayinde yaygın bir şekilde kullanıldığını söyleyen Bakan Çelik,  “Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) palm yağının kullanmasının yasaklanması yönünde bir görüşü bulunmamaktadır” dedi.
 
AV. EROL ÇİÇEK: ‘SAĞLIK BAKANI ŞİRKETLERİ KORUYOR’
Zararlı ürünler konusunda Tarım Bakanlığı’na karşı 2011 yılında dava açan Bursa Barosu avukatlarından Erol Çiçek ise palmiye yağı tartışmalarını ardından bir açıklama yaparak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın açıklamasını olayın üstünü örtmeye yönelik olmakla eleştirdi. EFSA ve Dünya Sağlık Örgütü açısından Palm yağına ilişkin bir kısıtlama kararı olmamasının, Sağlık Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı’nın anayasal yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığına dikkati çeken Çiçek, “Anayasanın 172 maddesine göre Devletin, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin de imzaladığı Rio Sözleşmesiyle kabul edilen çevre, insan sağlığı ve güvenliğinin korunmasında uzun yıllardır kullanılan ‘ihtiyat ilkesi’ (Belirsizlik prensibi) gereği, palm yağı içeren ürünlerin satışının engellenebilir veya toplatılabilir” diye konuştu.
 
‘HALKIN YANINDA MISINIZ YOKSA ŞİRKETLERİN YANINDA MI?
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın,  uluslararası hukuk ve iç hukukun kendisine verdiği yetkiye dayanarak palm yağı içeren ürünleri toplatabileceğini veya satışını durdurabileceğini belirten Çiçek, “Her iki bakan tutumlarıyla kişilerin Anayasal temel hakkı olan yaşam hakkını görmezden gelmekte ve şirketlerin kazançlarını korumaya çalışmaktadır. AB normlarına bağlı İtalya’nın toplattığı ürünü bu anlamda AB normlarına bağlı olmayan Türkiye hayli hayli toplatabilir. Önemli olan halkın yanında mısınız, yoksa şirketlerin yanında mı? Bakanlara sorulması gereken soru budur” dedi.
 
DOĞAL ORMANLAR YOK EDİLEREK PALMİYE YAĞI ÜRETİLİYOR
Gıda sanayinde çikolata, cips, bisküvi, dondurma ve benzeri ürünlerde kullanılan palmiye yağı ayrıca fast-food restoranlarında kızartmalık yağ olarak kullanılıyor. Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde, ormanların yok edilmesiyle oluşturulan plantasyonlarda üretimi yapılan ‘Afrika yağ palmiyesi’nden elde edilen yağın Türkiye’deki kullanımının ise her geçen gün arttığı belirtiliyor.
Önceki haberÇavuşoğlu: Rakka’ya da yöneleceğiz. Eğer PYD ile karşı karşıya gelirsek…
Sonraki haberDemokrasi için solun birliği
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.