49 rehine nasıl kurtuldu?

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, konsolosluk çalışanı ve Türk vatandaşlarından oluşan 49 kişi, 101 gün içinde 8 kez yer değiştirdi.

Bu yer değiştirmeler hem MİT elemanları hem de uydu üzerinden adım adım takip edildi. MİT’in personel ve ailelerinin nerede olduğundan hep haberi vardı.

Aynı kaynaklar, kurtarma operasyonunu sadece Türkiye’nin gerçekleştirdiğinin ve hiçbir şekilde yardım alınmadığının altını çizdiler. Başba bir ülke ya da istihbarat kurumunun desteğinin alınmadığına vurgu yapıldı.

Kurtarma operasyonu MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanlığınca (DOP) tamamen ‘yerli bir operasyon’ olarak yürütüldü.

FİDYE ÖDENMEDİ
Akıllardaki sorulardan biri de fidye meselesi. ’49 kişi için IŞİD’e bir fidye ödendi mi?’ sorusuna da yanıt veren güvenlik kaynakları, kesinlikle bir fidye pazarlığı olmadığını ve fidye ödenmediğini vurguladılar.

Bugüne kadar 5-6 kez kurtarılma aşamasına geldi ancak bu girişimler bölgedeki savaş ortamı nedeniyle sonuca ulaşmadı, operasyon bugüne kaldı.

ÇATIŞMA YAŞANMADI
Yerel kaynaklarla yürütülen temaslar sonucu 49 kişiden 46’sının; rehinelerden 3’ü Irak vatandaşıydı, Türkiye’ye getirilmeleri sağlandı. Bu temas nedeniyle hiçbir çatışmanın yaşanmadığı belirtildi.

AKÇAKALE’DEN GİRİŞ YAPTILAR
Yerel kaynaklara göre, 49 kişi kararlaştırılan yere getirdi ve bu buluşma Musul’da yaşandı. Musul’da teslim alınan Türk vatandaşları, MİT tarafından güvenlik gerekçesiyle Suriye üzerinden Türkiye’ye getirildi.

“GİZLİ KALACAK”
Öte yandan Başbakan Ahmet Davutoğlu, serbest kalanlarla buluşmak üzere Bakü’den Şanlıurfa’ya giderken, uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu.

49 kişinin özel bir ekip tarafından alındığını vurgulayan Davutoğlu, operasyonla ilgili bilgilerin gizli kalacağı vurgusu yaptı. Davutoğlu bu ayrıntıları sadece üst düzey yetkilerin bileceğini kaydetti.

DAVUTOĞLU: BUGÜN BAYRAM GÜNÜ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, havaalanında bir konuşma yaptı. Davutoğlu şunları söyledi:

“Şimdi bayram zamanı. Her şeyden önce değerli Başkonsolosumuza ve bütün ekibine teşekkür ediyorum. Öztürk kardeşim, aynı zamanda diplomasi anlamında meslektaşım, ve ekibi, vakur ve metin bir şekilde beklediler. Baş eğmediler, dimdik durdular. Neyi temsil ettiklerinin bilinciyle hep devletlerine ve her an arkalarında olan milletlerine güvendiler. Bugün aramızdalar.”

Ailelerimizi provoke etmek için çok çalışan oldu, yüreğimize taş bastık. ‘Bunlar seçim malzemesi olarak kullanılacak, bunlar cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasındaki bazı süreçler için değerlendirilecek’ dediler, yüreğimize taş bastık.

Bu devleti idare eden Türkiye Cumhuriyeti hükümeti yetkilileri kendi vatandaşının bir tek telini bile, bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar gelmesindense bütün makamları terk ederiz, bütün mevkilerden fedakarlık ederiz. Canımızdan dahi fedakarlık ederiz ki tek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kılı bile incinmesin.

Bu aziz millet, acıyı da kederi de mutluluğu da paylaşmayı bilir, acı ve keder üzerinden siyasi operasyon yapmaya kalkanların da maskelerini indirir. Bugün maskeler inmiştir.

O provokasyon yapanlara da sesleniyorum; muhalefet yapmak adına her gün bu kardeşlerimizin canını tehlikeye atmak pahasına bizleri bazı açıklamalar yapmaya zorlamaya çalışanları da biliyorum. Onlara da seslenmek istiyorum; gelin bari bugün bu sevinci paylaşın, artık spekülasyonları bırakın. Bir kere de bu millet ne hissediyorsa onu hissedin, bu milletle üzülün, bu milletle ağlayın, bu milletle sevinin.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 + fourteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.