6 bin YTL ceza, kadın hakları adına toplandı

Av. Eren Keskin bu konferansta aynı zamanda kurucusu olduğu Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’ na yapılan başvurulardan elde ettiği verileri kamuoyuyla paylaşmıştı. Keskin, konuşmasından dolayı 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, mahkeme bu cezayı 6 bin YTL para cezasına çevirmişti.


Keskin ise, bu para cezasını ödeyerek özgürlüğünü satın almayacağını açıklamıştı. “Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!” kampanyası çatısında biraraya gelen kadınlar www.erenkeskinedestek.org adresinde destek çalmışmalarını sürdümüştü.


KADINLARDAN AÇIKLAMA


“Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!” kampanyasından ‘Kamuoyuna” başlığıyla 17 Haziran günü Açık Gazete’ye gönderilen açıklama aynen şöyle:


“Kadınların Eren Keskin’le Dayanışma Ağı olarak Nisan ayında başlattığımız ve bugüne kadar binlerce kişinin imzasıyla destek verdiği kampanya, 6 Haziran 2006’da düzenlediğimiz dayanışma gecesi ile sona erdi. Bugün burada “Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!” kampanyasının sonuçları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek için bir araya geldik. Kampanyamız sona erse de demokrasiden, barıştan ve insan haklarından yana olan kadınlar olarak kampanya sürecinde kadın ve insan hakları savunucusu Avukat Eren Keskin’e verdiğimiz desteği ve dayanışmamızı sürdürmeye kararlıyız
 
Bilindiği gibi kampanyamız Av. Eren Keskin’e 2002 yılında Almanya’ nın Köln kentinde katıldığı bir konferansta yaptığı konuşma üzerine açılan ve Mart 2006’da sonucu açıklanan davanın ardından başlamıştı. Eren Keskin bu konferansta aynı zamanda kurucusu olduğu Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’ na yapılan başvurulardan elde ettiği verileri kamuoyuyla paylaşmıştı. Söz konusu konuşmasında “ordunun manevi şahsiyetine hakaret ettiği” gerekçesiyle yerel mahkeme tarafından yargılanan Eren Keskin, 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş; mahkeme bu cezayı 6 bin YTL para cezasına çevirmişti. Eren Keskin ise, bu para cezasını ödeyerek özgürlüğünü satın almayacağını açıklamıştı.
 
Eren Keskin dört yıl süren bu dava sürecinde avukat ve kadın kimliğine yönelik çeşitli saldırılara, tehditlere ve yaptırımlara maruz kalmıştır. Gazeteci Fatih Altaylı tarafından kendisine basın yoluyla hakaret edildiği yargı kararı ile de tescil edilen Keskin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın şikâyeti üzerine, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu tarafından bir yıl süreyle meslekten uzaklaştırılmıştır.
 
Bize göre bir grup kadın ve insan hakları aktivistinin özel çabalarıyla şekillenen ve kadınların en büyük mağduriyetlerinden birine, devlet kaynaklı cinsel şiddete dikkat çeken, olası mağduriyetlerin önüne geçmenin yollarını araştıran ve mağdurlara ücretsiz danışmanlık/avukatlık hizmeti sunan bu proje desteklenmeye değer bir çalışmadır. Bu düşünceden hareketle bir araya geldik ve dava kararı açıklandıktan sonra “Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!” kampanyasını başlattık. Kampanya iki ay sürdü ve iki koldan ilerledi. Kadına yönelik devlet kaynaklı cinsel şiddetin yok sayılmasını ve Eren Keskin’in ifade özgürlüğünün engellemesini protesto eden imza kampanyası ilerlerken bir yandan da Eren Keskin’in ifade özgürlüğüne biçilen 6 bin YTL’lik bedelin karşılanması için “Kadın ve İnsan Hakları için 1 YTL de Sen Ver” kampanyası devam etti.
 
Web sitesi [www.erenkeskinedestek.org] üzerinden yürütülen kampanya sonucunda 8876 imzaya ulaşıldı. Yine internet üzerinden, Kadın Kurultayı e-group’unda Eren Keskin’le dayanışmak için kadınların başlattığı imza kampanyasına 375 kadın katıldı. İmza kampanyalarının metinlerine ve katılımcıların listesine yine aynı web adresi üzerinden ulaşılabilir.
 
Kampanya süresince İnsan Hakları Derneği şubelerine 6 bin YTL bağışlandı. Daha önce de belirtildiği gibi toplanan bu miktar, Eren Keskin hakkında alınan kararın onaylanması halinde ifade özgürlüğüne biçilen bedelin karşılığı olarak, madeni 1 YTL’ler halinde karşılanacaktır. Mahkeme kararının bozulması halinde kampanya sürecinde toplanan miktar, kadın çalışmalarında kullanılmak üzere İnsan Hakları Derneği’ne aktarılacaktır.
 
Kampanyaya imzaları ve 1 YTL’ leri ile destek veren herkese çok teşekkür ederiz.
 
Eren Keskin’e destek için verilen siyasi konumlanışları, eğitimleri, etnik kökenleri, sınıfsal konumları açısından farklılaşan imzalar, asgari müşterekin kadın ve insan haklarına, demokrasiye ve barışa duyulan inanç olduğu bir zeminde art arda sıralandı. Kadınların inisiyatifiyle örgütlenen ‘Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!!!’ kampanyası, farklılıklarına rağmen bir arada durmanın olanaklı olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu.
 
Kadın ve insan haklarına değer veren herkesi destek vermeye çağıran bu kampanyanın son bulduğu 6 Haziran 2006 tarihinde bazı gazetelerde bir grup kadın kuruluşunun imzasıyla “Çok Önemli Bir Duyuru” başlıklı bir metin yayınlandı. Metin, İHD-İstanbul Şubesi eski başkanı,   Gözaltında Cinsel Şiddet ve Tecavüze  Karşı Hukuki Yardım Projesi  yöneticisi Avukat Eren Keskin’i doğrudan hedef gösteriyor, kampanyayla dayanışma içinde olanlara suç isnadında bulunuyordu. 
 
Bizler, kadın dayanışmasına ve ifade özgürlüğüne inanan kadınlar olarak, kadına yönelik şiddete karşı çalışma yürütenleri suçlu ilan eden ve ifade  özgürlüğünün sınırlandırılmasını destekleyen/talep eden girişimlerin varlığından büyük üzüntü duyuyoruz. Eren Keskin’le dayanışma kampanyası sürecinde yaşanan bu gelişmelerin ülkemizin içinde bulunduğu genel siyasi panoramadan bağımsız ele alınamayacağını düşünüyoruz.
 
Bizler ülkemizde son dönemde yaşanan gelişmeleri kaygı verici buluyoruz. 2005 Kasım’ında Şemdinli’de, 2006 Mart’ında Diyarbakır’da yaşanan şiddet olayları; sonrasında Güneydoğu’ya ve sınır illere 250 bin askerin sevkıyatı; Ankara, Bursa ve İstanbul’da travesti ve transeksüellere yönelik linç girişimleri; özgürlükleri kısıtlayacak nitelikte olan Terörle Mücadele Yasası (TMY) tasarısının Meclis’e sunulması; Danıştay’a gerçekleştirilen saldırı; İHD’ye yönelik TİT imzalı mektuplu-tozlu saldırı Türkiye’nin yeni bir dönemece girdiğini açıkça gösteriyor.
 
Gazeteci yazar Perihan Mağden, vicdani reddin bir insan hakkı olduğunu savunan yazısı nedeniyle yargılanıyor. Davanın ilk duruşması Perihan Mağden’e ve onu destekleyenlere yönelik saldırılara sahne oldu. Gazeteci Birgül Özbarış “halkı askerlikten soğuttuğu” gerekçesiyle 7 ayrı davadan 21 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Elif Şafak’ın son romanı “Baba ve Piç” hakkında Hukukçular Birliği tarafından suç duyurusunda bulunuldu. Eren Keskin ve Eren Keskin’in devlet kaynaklı cinsel şiddeti açığa çıkaran çalışmalarına destek verenler asılsız suçlamaların hedefi oldu.
 
Tüm bu gelişmelerin, Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün gelişmesine, insan hakları ve demokrasi kültürünün güçlenmesine karşı olan direncin ve tahammülsüzlüğün göstergeleri olduğunu düşünüyoruz. Bu gelişmeler bize, kadın ve insan hakları mücadelesinde dayanışma içinde hareket etmenin ve birlikte yol almanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bizler toplumsal sorunların şiddetle ve militarist yöntemlerle değil demokratik bir zeminde sivil inisiyatiflerin güçlenmesiyle çözümlenebileceğine inanıyoruz. İnsanlar görüşlerini açıklayabilmeli, sözlerini söyleyebilmelidir. Yükselen cinsiyetçilik, milliyetçilik, ve militarizm karşısında kadın ve insan haklarından yana olan tüm kesimleri birlikte mücadeleye çağırıyoruz.


 Ve yineliyoruz:


Bugün değilse ne zaman, sen değilsen kim?
Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.