ABD’nin gündeliklerinden Ferguson’da adalet gerçeklendi mi?

ABD’nin gündeliklerinden Ferguson’da adalet gerçeklendi mi?

0
PAYLAŞ

ABD’de sorunlar geride kalmak bilmiyor. Sorunların biri bitmeden yenisi ortaya çıkıyor. 9 Ağustos’ta Missouri eyaletinin Ferguson kasabasında deneyimsiz beyaz polis DarrenWilson, korku ve önyargıyla karışık silâhını 6 kez ateşleyerek öldürdüğü zenci çocuk Michael Brown’un tartışması bitmeksizin 24 Kasım’ı buldu. Olayın kitle iletişimine erişmesiyle yayılması durmak bilmedi. Başkan Obama, Adalet Bakanı Eric Holder, Missouri Valisi Jay Nixon ve Senatörler, Siyasi Temsilciler gün geçmeksizin gelişimleri yatıştırmak görünümlü çabalarını kitle iletişiminde ortaya koydukça Ferguson ABD ulusal boyutlarını aştı.

Günümüzün güçsüzleriyle eylemcilerinin önemli aracı olan “Sosyal Medya” aracılığıyla 9 Ağustos sonrasinda hızla gelişen öfke örgütlendi. Bunlar olağandı; çarpıcı olan, çokça olana benzemeyen gelişme ise Michael Brown’a adalet özleyenlere karşı polis haklarını ya da Darren Wilson’un haklarını koruma yanlılarının sessizliği ya da yerüstünde görünmeyişleriydi.

9 Ağustos ile 24 Kasım süresinde ABD yasama düzeni kamuoyu önünde yeniden açığa çıktı. Michael Brown’un ölümüne öfkeli tepkicileri birarada tutan şiar: “Hands Up, Don’t Shoot!(Eller Havada, Ateş Etme!)” oldu. 24 Kasım’a varan gelişmelerde Ferguson yurttaşlarına ve ABD kamuoyuna yansıtılmaya çalışan adalet eksiksiz yürüyecektir ve adalet sağlanacaktır son güne değin beklenendi. Ferguson’da gerekli güvenlik ve düzen korunacaktır güvenceleri kararın açıklanmasıyla boşa çıktı.

Olayın yaşandığı andan soruşturma ve yasama “usulsüzlükleriyle” yüründüğü uzman hukukçular için sürekli tartışma konusuydu. St. Louis yöresinin yargıcı Robert. P. McCulloch yargı süresince ve 24 Kasım Kararı’nın açıklanmasında toplumsal tepkileri yeterince değerlendirmediği konusunda eleştiririldi. Kişisel yargı seçmelerinde beklenmedik ve alışılmadık yönlerin çokluğu uzmanlarca kararın öncesinde de, kararın açıklanmasıyla da yinelendi.

Kitlesel iletişim ortamı tüm olanaklarıyla ve yayın kuruluşlarının güçlü takımları olarak Ferguson’a doluştuğu 24 Kasım günü karardıktan sonra gecenin 9’unda yargıç McCulloch kararı açıkladı.

İlk tepki nasıl olur oldu? Karara göre: Michael Brown’u öldüren polisin yasaların kendisine verdiği silâhı yetkisini aşarak değil, görevinin kısıtlarına göre kullandığını ve öldürme suçunu işlediğinden ayrıca yargılanmasına gerek olmadığı anlaşıldı. Kısa bir süre Ferguson’da sokaklarda toplanmış kalabalık sessiz kaldı. Anlık duraklamanın ardından öfke patlaması yaşandı ve kitle iletişiminin canlı görüntüleriyle çevrede yıkma ve yağma yaşanan gerçeklik oldu. Polisin ve yakında bekletilen ulusal koruma güçlerinin etkisiz ve olayı seyirci konumu beklenmeyendi. Güvenlik güçlerinin yetersiz ve uzaktan etkisizliği, yıkıcı ve yağmacı fırsatçıları yüreklendirdi ve birbirinden uzakta rastgele noktalarda yangınların başlaması gecikmedi.

Ferguson’da yangınlar ve yer yer havaya rastgele silâh sesleri canlı yayından görüntülendi ve izlendi. “Sosyal Medya”nın gücü o anda olayların Ferguson yerelinden ABD ulusallığına yayılmasını tetikledi; Oakland’da, New York’ta kitlelerin sokakları doldurmasını getirdi.

25 Kasım’la Ferguson’da adeletin gerçeklenmediğine inanan tepkiciler sokakları doldurdu. Sayıları binleri bulan ABD’nin onlarca büyük kentlerinde barışçı gösteriler yaşandı.
Yargının kesinleşmesiyle suçsuz konumunun güvencesi sonucunda polis Darren Wilson da ABD’nin yaygın izlenen TV sözcülerinden George Stephanopoulos’a kendi açısından 9 Ağustos’ta yaşananları anlattı. Darren Wilson yaşananlardan dolayı kendinden kuşkusu olmadığını, görevini yaptığını vurguladı. Ardından, artık kamuya açık belgelerle Michael Brown’un annesinin duygusal tepkisine genişçe yer verildi.

Bir sonrası ne olur? Olay uzunca tartışılacaktır. Gelen iki yıl boyunca 2016 Başkanlık ve siyasi seçimlerde ABD’de yasama ve yargılama konusunda adaylar yürekli çıkışlardan çok, orta yolcu davranacaklardır diye güvenle öngörebiliriz.

1964’te yasalaşan İnsan Hakları’nın 50. yılında çok yol alındığı söylenebilir ama, insanlar arasında eşitliğin gündelikte, yöreselliklerde özlenen düzeyde uygulandığını söylemek zordur. ABD Başkanı Obama’nın zenci nüfusa yargılamada eşitsizliğin giderilmesi konusundaki uyarılarının gündelikte değişimlere yolaçacaığnı beklemek iyimserlik olur.

__________________

Salih Yurttaş, 26 Kasım 2014.
http://salihyurttas.blogspot.com/
http://gununkiyisi.blogspot.com/
http://faculty.cse.tamu.edu/yurttas/y99/

BİR CEVAP BIRAK