Adı Türkçe olan politikacılara bir çift söz

Adı Türkçe olan politikacılara bir çift söz

0
PAYLAŞ

Geçen hafta İngiltere’de en çok bütçe konuşuldu. Bütçenin ayrıntılarına göz atıldığında 7 Mayıs Genel Seçimleri hatırına “tadlandırıcısı fazla olan acı şurup” tanımlaması yapılabilir.

Ekonomiye iyiye gidiyor deniliyor ama kısıntı ve kesintilerde geri adım yok. Hatta Muhafazakar Maliye Bakanı George Osborne tekrar iktidara gelmeleri durumunda kemer sıkma politikasının 2019’da sona ereceğini söyledi. Nasılsa seçmenin balık hafızası var, salla gitsin. Daha önce bu tarih 2016’ydı, sonra 2017’ye uzatıldı. Şimdi 2019…

***

Geçen hafta Guardian’da “298.000” başlıklı araştırma bir haber vardı. “İşte İngiltere’nin ekonomik büyümesinin yakıtı bu sayı. Ancak bunu siyasetçilerden duyamazsınız” spotuyla verilen haberde İngiltere’nin krizden göçmen emeği sayesinde çıktığı öne sürüldü.

Alan Travis imzalı haberde ayrıca göçmenlerin vergi olarak katkısının, faydalandığı kamu hizmetlerinden çok daha fazla olduğu da belirtildi.

Bazı politikacılar bu gerçeği yadsıyarak göçmenleri günah keçisi olarak göstermekten bir türlü vazgeçmiyor. Aynı hafta İçişleri Bakan Yardımcısı Lord Bates’in İngiltere dışında doğanların çok çocuk yapması nedeniyle göçün azaltılmasını istedi. “Hay göçmenler kadar başınıza taş düşşün” dedirten haberdeki resmi verilere göre, 2013’te İngiltere’de doğan her dört çocuktan birinin annesi İngiltere dışında doğmuş. Oysa bu oran 1990’da dokuzda birmiş. İngiltere doğumlularda kadın başına 1,79 çocuk düşerken, İngiltere dışında doğan annelerdeki oran 2,79 dolayındaymış.

Birleşik Krallık, nüfusunu gençleştiremezse çok değil 30-40 yıl sonra bütçesinin önemli bir kısmını emekli aylıklarına ayıracak. Göçmenlerin ülkeye bu yaşamsal katkısına rağmen, “göçmen karşıtlığı” demeçlere dur demesi gereken “göçmen siyasetçi”lerin sessizliğini anlamak mümkün değil…

***

Bizim toplumda da bana göre en önemli sıcak haber, İngiltere Eğitim Bakanlığı Sınav Hazırlama Kurulu OCR’nin, halen ülke genelinde uygulanmakta olan Türkçe GCSE, AS Level ve A Level sınavlarını “katılım düşüklüğü” gerekçesiyle durdurma kararı almasıydı.

Türkçe’nin İngiliz eğitim sisteminde yer almasının önemi büyük. Toplumun konuştuğu Türkçe ne yazık ki yaşayan, evrim geçiren bir Türkçe değil. Üstelik konuşulan kelime sayısı sınırlı ve şiveli. Okullarda öğretilen Türçe bu açıdan pek çok eksikliği gidermeye yönelik. Eğitim sisteminde yer alan “Toplum Dili – Community Language” aynı zamanda o dilin kültürünün aktarılması anlamında.

Biz toplum olarak kendi halimizde yaşayıp gittiğimiz için, toplumun gelişmesi için saptanmış bir strateji falan hak getire… Oysa sosyolojik acıdan bu çok önemli. Toplum olarak bu ülkede entegrasyon ile asimilasyon arasında bir yerde olduğumuzu düşünüyorum. Yeni kuşak ya Britanya’daki renkler mozayiğinde kendi rengiyle bir yer edinecek ya da diğer baskın renklerin içinde solup gidecek.

Tehlike çanları çalarken zor elde edilmiş bir hak olan okullardaki Türkçe derslerinin korunması için hep birlikte çaba göstermeliyiz. Türkiyeli ve Kuzey Kıbrıs kökenli siyasetçilere, basına, cümlesiyle derneklere ve onların çatı örgütlerine, Türkiye’nin Londra temsilcilerine, Cumartesi Türkçe Okullarına ve lakin bütün toplum üyelerine iş düşüyor…

Son olarak bizim toplumun yakından tanıdığı Kuzey Enfield Muhafazakâr Parti’den Nick de Bois, Hornsey and Wood Green Liberal Demokrat Lynne Featherstone ve Enfield İşçi Partisi Milletvekili Andy Love da Türkçe derslerinin korunmasını istediklerini açıkladılar. Adı Türkçe olan politikacılar biraz silkinin gözünüzü sevim. Siz nerelerdesiniz?

LONDRA GAZETE’NİN KAMPANYASINA LÜTFEN KATILALIM
https://www.change.org/p/department-for-education-save-our-turkish-exams?recruiter=40926734&utm_source=share_petition&utm_medium=facebook&utm_campaign=autopublish&utm_term=mob-xs-share_petition-no_msg&fb_ref=Default

BİR CEVAP BIRAK

eight + 15 =