Adalet dilerim bu sınavda da sınıfta kalmaz

Almanya’da Türkiyeliler’in oturduğu evlerin yanması ve insanlarımızın yaşamlarını yitirmesinin ardından haklı olarak Alman Polis ve Savcıları’nın sürdürdükleri soruşturmaların sonucunu merak etmekteyiz. Hatta kimileri “haklı ya da “ duygusal bir şekilde tüm bu soruşturmaları şüphe ile izlemekteler. Önyargılı olanlar ise şimdiden “faillerin kim olduğunu ve resmi makamların bunu örtbas edeceğini” iddia ediyorlar.

Peki Almanya’da canlarını yitiren TC vatandaşları için gösterdiğimiz “bu haklı özeni” niçin Türkiye’de katledilen TC ya da yabancı uyruklu insanlar için göstermekte zorlananlar bu kadar çok toplumumuzda? Aynı dünya görüşünü paylaşmadığımız insanların yaşamı söz konusu olduğunda nasıl oluyor da kimileri tüm “değerlerini” yitirebiliyorlar?

Her duruşmada Hrant’ın eşi ve kızının fotoğraflarını gördüğümde onlara bu acıyı yaşatanlara lanet ediyorum. Genelde yürümekte olan mahkemeler hakkında yorum yazılmaz. Ben de buna uyup sadece izlenimlerimi aktarıyorum. Mahkeme salonunu “garip” bir platform haline getirmeye çalışan sanıklar, “kafatasçı” olarak nam salmış bir takım ziyaretçiler ve soruşturmadan da kaynaklanan “dar bir alana” sıkıştırılmış bir mahkeme izliyorum.

Türkiye’nin yetiştirdiği ve “haince katledilen” değerlerinden birinin katillerinden ve onlara emir verenlerden hesap sorulması bir hukuk devletinin vatandaşına yönelik en doğal görevi olması gerekirken kamuoyunda bir anket yapsak korkarım büyük bir çoğunluk “Hrant Dink Cinayeti Duruşması” sonucundan “fazla bir beklentisi olmadığını” açıklardı.

Hrant’ın eşi ve çocukları her katıldıkları duruşmada Hrant’ın “nasıl bir tetikçiler grubu tarafından katledildiğini” bu canilerin hal ve tavırlarını görerek yaşamaktalar. Tüm Türkiye kamuoyu bu çetenin “kendi başına hiç bir şey yapamayacak kadar zavallı insanlar topluluğu olduğunu” izlemekte. Bu cinayetin arka planını ortaya çıkarmak amacıyla da “ne yapıldığı ?” merak konusu.

Bu davanın sonunda Hrant’ı sokak ortasında arkasından sinsice yaklaşarak vurmak suçundan bir kişi ve onu bu suça teşvikten bir kaç kişi mahkum edildiğinde “her şey yapıldı” diyecek olanlara hatırlatmak lazım “bitmeyecek”. Sadece Türkiye değil dünya kamuoyu tarafından izlenen bu “hesap sorma” kimseyi tatmin etmeyecek. Kimse için inandırıcı olmayacak. Türkiye’ye yönelik tüm raporlar da Hrant Dink Cinayeti’nin “karanlıkta kaldığı” sürekli dile getirelecek. Öyle kimilerinin sandığı gibi de Hrant sadece bir “Ermeni” olduğu için değil o Türkiye’nin “cesur bir aydını, dürüst bir vatandaşı ve tüm Türkiye insanı için kavga veren bir demokratı” olduğu için bu işin peşi bırakılmayacak.

Türkiye’de adalet bundan önce nice aydın insanın katli sonrası çoğu kez “sınıfta kaldı”. Hrant Dink’in katlinin ardından şu anda vermekte olduğu sınavda “sınıfı geçeceğe” benzemiyor. Bilinmesinde yarar var!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.