AİHM cezasını yiyince hareketlendiler

AİHM cezasını yiyince hareketlendiler

0
PAYLAŞ

Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamada, bir gazetede çıkan Nahide Opuz’un, Türkiye aleyhine AİHM’de açtığı davanın kararının yer aldığı anımsatıldı.

Kararda, Türkiye’nin ”aile için şiddeti engelleyemediği” gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal ettiği belirtilen açıklama şöyle:

”Söz konusu ihlal kararında yetkililerin, başvuranın ve annesinin yaşam hakkının tehdit edildiği konusunda yeterli bilgiye sahip oldukları belirtilmiş, gerekli önlemleri almış olsalardı, başvuran şahsın annesinin yaşam hakkının korunabileceği belirtilmiştir.

Kararda, AİHS’nin yaşam hakkına ilişkin 2. maddesinin, başvuranın vücut bütünlüğüne yapılan ciddi saldırılar karşısında yetkililerin başvuranı koruyucu herhangi bir önlem almamış olmaları sebebiyle kötü muamele yasağına ilişkin 3. maddesinin, ayrıca devletin kadını aile içi şiddete karşı koruyamamasından dolayı ayrımcılık yasağına ilişkin 14. maddesinin ihlal edildiğine hükmedilmiştir.

Başvurana ve annesine yönelik fiillere ilişkin gerekli soruşturma ve kovuşturma işlemleri adli makamlarca yapılmıştır. Ancak bu işlemler sırasında Nahide Opuz’un vücut bütünlüğü ile annesinin yaşam hakkının korunmasına yönelik etkin soruşturma yapılıp yapılmadığını, adil yargılama ilkesine uygun davranılıp davranılmadığını ve basında yer verilen diğer hususları da kapsamlı nitelikte araştırmak üzere, konunun hassasiyeti göz önünde tutularak Bakanlığımızca adalet müfettişi görevlendirilmiştir.”

KAVAF: TÜRKİYE’NİN İTİRAZ HAKKI VAR

Öte yandan Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kadına yönelik şiddetle ilgili Türkiye hakkında verdiği kararın kesinlemiş bir karar olmadığını belirterek, Türkiye’nin itiraz hakkının bulunduğunu söyledi.

Bakan Kavaf, Nahide Opuz’un başvurusuyla Türkiye’nin 36 bin 500 Avro ödemesi yönündeki AİHM’nin kararını değerlendirdi.

”Kesinleşmiş bir karar değil. Türkiye’nin itiraz hakkı var” diyen Kavaf, Türkiye’nin karara itiraz ettikten sonra AİHM’deki hakimlerden oluşan kurulun itirazı haklı bulursa görüşülmek üzere ilgili kurula havale edeceğini anlattı.
AİHM’nin bu kararı ”yaşam hakkı ve Türkiye’deki kanunların kadınları erkeklerle eşit derecede koruyamadığı” iddiasıyla verdiğini belirten Kavaf, ”Yani yasalarınız var ama uygulamada erkekleri koruduğunuz kadar koruyamıyorsunuz, eşit davranamıyorsunuz, diye bir iddiaları var” diye konuştu.

Kavaf, savunma metninin Adalet ve Dışişleri bakanlıklarınca hazırlanacağını vurgulayarak, kendilerinin de görüş bildireceklerini kaydetti.

2000’li yıllardan itibaren, özellikle hukuk sisteminde uyum paketleri çerçevesinde çok hızlı bir yasama dönemi geçirildiğini anlatan Kavaf, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere reform niteliği taşıyan çok önemli değişiklikleri gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kavaf, kadına karşı şiddete sıfır tolerans denilebilecek bir yasal alt yapı oluştuğunu vurguladı.
1998’de 4320 sayılı Aileyi Koruma Kanunu çıkardıklarını hatırlatan Kavaf, bunun da mevzuat açısından önemli olduğunu kaydetti.

Kavaf, böylece ilk defa Türk Ceza Kanunu dışında aile içi şiddet kavramının bir hukuki metinde yer aldığını söyledi.
2007 yılında bu kanunun kapsamının genişletildiğini belirten Bakan Kavaf, şiddeti uygulayan eşin dışında diğer aile bireylerinin de kanun kapsamına alındığını anımsattı.

Yasanın çıkartılmasının ardından hemen uygulanamadığını ya da çok iyi olduğu düşünülen bir yasanın uygulamada aynı sonucu vermediğini ifade eden Kavaf, kanunların uygulama sürecinin uzun sürdüğüne dikkati çekti.

Uygulamaya yönelik Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Adalet ve İçişleri bakanlıklarının yoğun olarak projeler yürüttüğünü hatırlatan Kavaf, bu projelerin geri bildirimlerinin izlenen süreçte görülmeye başlandığını vurguladı.

Kavaf, ”Ama bunun yasaların daha ileri noktada daha sağlıklı işlediğini görmek hepimizin gayretiyle gerçekleşecek bir şey” dedi.

Bakan Kavaf, ayrıca 3 Temmuz’da önceden programlanmış aile içi şiddetle ilgili bir çalıştay yapacaklarını bildirdi.

BİR CEVAP BIRAK