AKP vekillerine soruyoruz

Otuz beş yıl Kocaeli’de yaşamış, son seçimler dahil oyunu her seçimde Kocaeli’de kullanmış bir vatandaş ve Kocaeli’li seçmen olarak, önce AKP’nin Kocaeli Milletvekillerine, Sonra da Meclis’teki diğer milletvekillerine soruyoruz


Sayın Vecdi Gönül –  Milli Savunma Bakanı
Sayın Osman Pepe – Çevre ve Orman Bakanı
Sayın Nihat Ergün  –  Gen. Başk. Yrd.
Sayın Nevzat Doğan
Sayın Eyüp Ayar
Sayın Muzaffer Baştopçu


3 Kasım 2002 seçiminde, AKP’den Kocaeli Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine girmiş bulunuyorsunuz. Sorumluluklarınızı gereği şekilde yerine getirme mecburiyeti içerisinde olacağınızı kabul ederek, görevlerinizi yürütmede ki performans kriterleriniz üzerinde durmayacağız.


Zaten yazar olarak iyi de desek, kötü de desek, seçimde sandık başına gidecek seçmen, bunu gerçek söz sahibi olarak belirleyecektir. O gün geldiğinde durumu hep birlikte göreceğiz…


O nedenle, yazımızda, sizlerin başarı ya da başarısızlık kriterleriniz üzerinde durarak, bu yazımıza özgü gereksiz polemik yaratmak istemiyoruz.


Örneğin, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanınız İbrahim Karaosmanoğlu’nu;  kentte yerel gazetelerde görev yapan bir köşe yazarı; neredeyse her yazısında göklere çıkarıp övebilirken; bir başka köşe yazarı başarısız ya da yetersiz olarak değerlendirebiliyor. Bunlar görülen yaşanan olaylar…


Övgü düzen yazar için; Belediye’den şu ya da bu şekilde nemalandığı ya da nemalanma planları yaptığı ve her gelen iktidarın borusunu öttürmeyi yaşam biçimi haline getiren bir kukla gazeteci olduğu şeklinde yorumlar yapılırken; Başkanınızı eleştiren köşe yazarı için de, eleştirilerinde subjektif davrandığı, başka partilerin yandaşı olduğundan, partinize önyargılı yaklaştığı biçiminde   yorumların ortaya konulduğu bir gerçek. Kent yaşamında bunlar söyleniyor ve duyuluyor.


Bizim de; yıllarca yaşadığımız Kocaeli’yi çok iyi bilen bir köşe yazarı olarak; sizler hakkındaki düşüncelerimizi ve değerlendirmelerimizi açıkladığımızda; olumsuz görüşler ortaya koymuş olursak, kimi okurlarca önyargılı diye, olumlu kanat belirtirsek, haksız bir suçlamayla, yağcı ya da yalaka olarak nitelendirilmemiz, mevcut ortam ve durum çerçevesinde söz konusu olabilir… 


O nedenle, konumuzun özünden sapmamak için; bugünkü yazımızda siz Sayın Kocaeli milletvekilleri olarak, hakkınızda olumlu ya da olumsuz düşünce, yorum ve kanaatımızı ortaya koymadan, asıl konumuza geçeceğiz… İlerdeki yazılarımızda, tabi ki milletvekillerine dönük yorum ve değerlendirmelerimiz olacak…


AKP’nin Meclis’teki Sayın Milletvekilleri;


Bu satırların yazıldığı gün, hemen hemen genel basında yer alan (istisnalar hariç) bütün gazetelerin ya manşetinde ya da birinci sayfasında AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a yazmış olduğu, son derece önemli iddiaları ve suçlamaları içeren mektubuyla ilgili haberler yer aldı.


28 Şubat 2006 tarihli Tercüman Gazetesi, Sayın Çömezin mektubunu 8. sayfasında noktası ve virgülüne kadar aynen yayınladı. Bir bakan ve milletvekili için çok ağır ithamlar. Kemal Unakıtan CHP’nin vermiş olduğu gensoruda partinizin blok oyu ile hakkında ki Meclis araştırma ve soruşturmasından kurtulmuş oldu. Yani gensoru Meclis’te reddedildi.


Biliyorsunuz gensoru retleri, bir yargı kararı niteliğinde olmayıp oy kullananların vicdani kanaati şeklinde de yorumlanamaz. Bunu söyleyen sadece biz değiliz. Sayın Turhan Çömez’in mektubunda da bu konuda çok anlamlı ve açık değerlendirmelere yer verilmiş olduğunu, mektubu okuyanlar gördüler.


Gensoru oylamasında AKP milletvekilleri olarak, ret oyu kullandınız. Sayın Unakıtan’a yönelik iddialar hakkında, Meclis araştırması ve soruşturması istemediniz. Şayet oylamaya katılmayıp hiç oy kullanmamış olsanız da, sorumuz değişmeyecekti.


Sorumuz şu;


Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın şahsına yönelik, partinizin Balıkesir Milletvekili Sayın Turhan Çömez tarafından ileri sürülen ve Unakıtan’a göndermiş olduğu mektubunda yer alan suçlamalar karşısında, düşünceniz ve vicdani kanatınız nedir?


Sayın Unakıtan, size göre tamamen haksız suçlamalarla mı karşı karşıyadır?


Sizce Sayın Turhan Çömez’in iddiaları ve suçlamaları, mektubunda belirttiği olumsuz ekonomik ve sosyal gerçekler, yersiz ve boş ithamlar mıdır?


Sayın Çömez’in mektubunun son paragrafında ki:


“Yeter artık Sayın Unakıtan… Bize, partiyeve ülkeye yük oluyorsunuz… Sizi artık taşıyamıyoruz. Bu cazip teklifimi (Bu kavrama çok aşina olduğunuzu biliyorum) önemseyin lütfen… İstifa edin…” şeklinde ki görüşüne katılıyor musunuz?


Sıradan bir vatandaş ve 15 yıldan fazla süredir basın camiasında meslek onuru içersinde görev yapmakta olan basın mensubu olarak, bizim ne düşündüğümüzü şayet merak edip soracak olursanız hemen söyleyelim:


Sayın Unakıtan’a yönelik iddialar konusunda, kendisini kesinlikle VİCDANIMIZDA AKLAYAMADIK! Tıpkı, ayni kanaatte olduğunu tahmin ettiğimiz milyonlarca Türk vatandaşı gibi… Eğer bize haksız bir vicdani kanaat içersindesiniz diyecek olursanız, bizi ve bizim gibi düşünen vatandaşları Unakıtan hakkında yanlış suçlamalar olduğuna dair iddiaları çürütecek somut veriler ortaya koyarak ikna edebilecek misiniz?


Şayet, Meclis’te gensoruya evet oyu vermiş olsaydınız ve de her şey Meclis çatısı altında açık ve objektif kriterlerde siyasi koruma olmadan incelenip soruşturulsaydı, yani adalet yerine gelmiş olsaydı; o zaman çıkacak sonuç ve verilecek karar konusunda, söyleyecek hiçbir sözümüz olamaz ve vicdanımızda bugünkü gibi isyan duyguları gelip yüreğimize saplanmazdı!


Buradan seçmeni olduğumuz kentin AKP Kocaeli milletvekillerine ve AKP’nin tüm milletvekillerine soruyoruz…


Vicdanlarınızda Maliye Bakanınız Kemal Unakıtan gerçek manada aklandı mı? Vicdanınız rahat mı?


Yanıtlarsanız, bu sütunlarda yayınlamaya hazırız.


burhanaozbey@yahoo.com  


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.