AKP’nin kültür politikası ve talana davetiye

Uşak Müzesi’nden çalınan Karun Hazinesinin ardından, K. Maraş Müzesi’ndeki Pers dönemine ait  545 sikkenin ve hemen ardından Topkapı Sarayı Müzesi’nin en değerli parçalarından biri olan “Kaşıkçı Elması” nın da sahteleriyle değiştirildiği  iddiaları müzelerin içinde bulunduğu  durumu yeniden gündeme taşıdı. Uzun süredir Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yerel yönetimlere ve özel kuruluşlara devri tartışılan müze ve ören yerlerinin, yaşanan soygun ve sahtecilik skandallarının ardından hangi koşullarda ve kimlere devredileceği konusu yeni ve büyük bir tartışmaya zemin hazırlıyor. 


“Devletin sırtına yük oluyor” gerekçesiyle Anadolu uygarlıklarının eşsiz birikimleri olan tarihsel mirasımızı  ticari bir mantıkla,  sadece  “işletecek” olan özel kuruluşlara kiralanması, olsa olsa sırtımıza yeni kamburlar eklemeye yol açacak bir sürece işaret ediyor. Derin uykusundan uyandırılmayı bekleyen Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un, göreve geldiği günden beri yaşanan kültürel talan  gündemimizden düşmedi. Çalınan, sahtesiyle değiştirilen, kırılıp dökülen ve bakımsızlıktan çürümeye terk edilen tarihsel mirasın bu denli fütursuzca kaderine terk edilmesi karşısında her dem kültürel hamaseti elden bırakmayan biliminsanlarının, -bir kaçı dışında- sessiz kalması da içler acısı bir durum.


Yönetmelik 2005’te çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müzelerle ilgili geçtiğimiz yıl sonunda başlattığı “iyileştirme” çalışmaları, kısa bir süre sonra “kiralama” ya da “elden çıkarma” anlayışına dönüştü. 11 Kasım 2005 tarih ve 25990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ulusal Müze Başkanlıklarının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yönetmelik” kapsamında, aralarında Antalya, Hatay, Gaziantep, Ayasofya, Aydın, İstanbul Arkeoloji ve Topkapı Sarayı Müzesinin de bulunduğu 21 müze “Ulusal Müze” kapsamına alındı ve bu müzelerde görevlendirilmek üzere 21 yeni Müze Başkanlığı ihdas edildi. Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ardından, ihdas edilen kadroların niteliği ve Ulusal Müze olarak belirlenen müzelerin hangi kriterlere göre belirlendiği tartışma konusu oldu.


Ulusal Müze Başkanı olarak Topkapı Sarayı Müzesine atanan Prof. İlber Ortaylı’nın arada bir basına verdiği demeçlerden başka, Müze Başkanı kimliğiyle kamuoyu karşısına çıkan yönetici olmazken, bakanlığın büyük projeksiyonlarla sunduğu “iyileştirme” nin ne tür bir işlevi olacağı da  gün yüzüne çıkmaya başladı.


Tiyatrolar özel sektöre..


Önce, Efes, Troia, Bergama, Assos, Bodrum, Milet, Perge ve Aspendos gibi antik tiyatroların da  aralarında bulunduğu otuz’a yakın tiyatronun özel sektöre kiralanacağı haberleri geldi. Kültür Bakanı Atilla Koç’un,  adı geçen tiyatroların restorasyon maliyetlerinin çıkartılması için “talimat”  verdiği ve yılda 1.5 milyon ziyaretçinin gezdiği Efes’i ihalesiz olarak TÜRSAB’a devredileceği tartışıldı. Aynı tartışmalar Aspendos ve Side tiyatroları içinde yaşanırken, bölgedeki bir çok ören yerinin işletme hakkının ve  gişe girdilerinin temizlik, bakım ve koruma karşılığı  Antalya’da ( ATSO) önderliğinde kurulan Antalya Tanıtım ve Turizmi Geliştirme A.Ş’ye verileceği öğrenildi.


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın asli görevleri arasında olan müze ve ören yerlerinin bakımı ve korunması böylece, belediyelere, İl Özel İdarelerine ve özel kuruluşlara devredilerek,  Cumhuriyet tarihinin en acımasız kültürel budamasına imza atılıyordu. Çok geçmeden TÜRSAB’ın sponsorluğunda restore edilerek özel kuruluşlara kiralanması düşünülen tiyatroların adı da kulislerde konuşulmaya  başlandı. Aspendos, Side, Myra, Kaş ve Patara antik tiyatrolarının, yapılacak restorasyon çalışmalarının ardından özel sektöre kiralanacak ilk beş tiyatro olduğu açıklandı.


Aspendos’ta sünnet düğünü!


Yandaş belediyeler, tur operatörleri ve kültürel birikimlerin korunması konusunda hiçbir deneyimi olmayan özel kurumlara devredilecek olan tarihsel mirasın; para karşılığı,  dileyene sünnet düğünü, dileyene şirket eğlencesi, dileyene de bangır bangır pop konseri için kiralanacağı bir sürecin yaşandığı bu dönemde, müzelerden çalınan paha biçilmez eserler karşısında bile uykusundan uyanmayan, arkeolojik sit alanlarında ‘koruma kurullarının oluruyla’ inşaatlar yapan rantçıların sürüp giden bunca talanı karşısında sıra dışı gülümsemesini bozmayan Kültür Bakanı’ndan daha ne bekliyoruz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 − one =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.