ALMANYA’DAN… AB Vadisi

Evet Türkiye’de her Perşembe akşamı geniş yığınlar büyük bir ilgi ile “Kurtlar Vadisi” isimli diziyi seyrederek ülkeleri hakkında “derin devlet arşiv kırıntılarının tv’ye yansıdığı” inancıyla “yurttaşlık bilgilerini” geliştirirken ben de Brüksel’de son haftalarda yeterince Türkiye üzerine yazılması gerekenleri yazdığım inancıyla bu hafta Brüksel’i anlatmaktan yanayım.

Oldukça kalitesiz bir yapım olan ve böylesine ağır, yansıttığını iddia ettiği gerçeklere aslında hiç uymayan bir dizide “en fazla ayakta duran” ödülünü almaya aday bir “başrol-delikanlısı” ve “MİT ve gayrımeşru alem dünyasının bireylerini” berbat bir şekilde oynayan oyunculardan oluşan bu dizinin kimi ve nasıl heyecanlandırdığını maalesef  anlayamamaktayım.

Emin olduğum, canlandırıldığı iddia edilenlerin bence haklı olarak “kızgınlıktan” köpürdükleridir.
Bence bu dizi hem Türk Sineması, hem MİT, hem gayrımeşru alem, hem de bunlar arasında koşturan bir takım siyasi hareketler için yüz karası bir olay.
Çünkü hiç biri bu kadar berbat değil.

Tasvip etmediğim karanlık işleri yapanların bu dizinin 14 Nisan 2005 Perşembe akşamı yayınlanan bölümünde olduğu gibi gece yarısı karanlıkta “Türk mafiasının yarısını çökertme operasyonu” yaparken çalıların arasında beyaz gömlek ve ceket takımla gizlenmeyecek kadar kafalarının çalıştığını sanıyorum.
Ama Türkiye’nin ne yazıkki karanlık yanlarını sergilemeye çalışan bir dizinin bu derece “yapmacık” ve “amatör” bir şekilde sunulması sanırım bu diziyi yapanların seyircileri oldukça “aptal” yerine koydukları şüphesine neden olmakta bende.

Kurtlar Vadisi’nin o eli tüfekli keskin nişancı kiralık katil kadını kimleri heyecandan heyecana sürüklüyor bilmiyorum.
Bu nedenle ben bari heyecansız can sıkıcı bir şeyler aktarayım dedim.

O çok üyesi olunmak istenen “AB Vadisi’nde” neler oluyor sizi birazcık bilgilendireyim.

AVRUPA ANAYASASI
İlk konuşulması gerektiğine inandığım konu Avrupa Anayasası tartışması. Türkiye’nin artık bu konuda gerekli hazırlıkları yapmasında fayda var. AB Anayasası yakın dönemde gerçekleşemeyecek.

Sadece Fransa değil, bu konuda Danimarka ya da Hollanda da çok sıkıntılılar. İngiltere ise AB Anayasası’nı öyle Fransa’da olduğu gibi tartışmalara Türkiye filan gibi konular eklemeye ihtiyaç duymadan red edeceğe benziyor. Koskoca Britanya İmparatorluğu vatandaşları bugüne kadar anayasaları olmadan gerçekleştirdikleri varoluşlarını pek değiştirmeye niyetli görünmüyorlar.

AB Anayasası bir şekilde tüm ülkeler tarafından kabul edilmezse AB elbette “batmayacak”. Ancak böyle bir durum örneğin “Türkiye karşıtları” için ideal bir ortam olabilir.
“İç sorunlarımızı çözmek amacıyla kaleme aldığımız Anayasa’mızı bile gerçekleştiremediğimiz bir ortamda Türkiye’yi aramıza almasak daha iyi olur” açıklamaları yoğunlaşacaktır o zaman.

İşte bu gelişmelere şimdiden hazırlanmış bir Türkiye bazı “tatsız” süprizlerle de daha kolay başa çıkabilir.

YAŞLI AMA ZENGİN AB
Eurostat tarafından yapılan son açıklamaya göre 2004 yılında AB nüfusunun yüzde 16,4’ünü oluşturan 65 yaşındaki vatandaşların sayısı 2050 yılında neredeyse iki misli artarak yüzde 29,9’a ulaşacakmış. Bu yaşlıların artışı da 2050 yılı itibarı ile nüfusun azalması anlamına gelecekmiş.

2025 yılında 470,1 milyon olarak tahmin edilen toplam nüfusun 2050’de 7,9 milyon azalarak 449,8 milyon olması beklenilmekte. Her geçen gün daha yaşlı bir hale gelen AB’ni yaşlı ama zengin diye tanımlayabiliriz.
Evet “zenginlik nereden çıktı ?” diye soracak olanlar için aşağıda bazı rakamları aktarıyorum:

12 Nisan 2005 günü AB maliye bakanlarının son kararlaştırdıkları haliyle AB’nin yıllık bütçesi 93 milyar Euro olacakmış. En önemli 10 ticari muhatabı arasında ABD, Çin, İsviçre, Rusya, Japonya ve Norveç’ten sonra yedinci sırada gelen Türkiye’nin bu zenginlikten yararlanmak için elini çabuk tutmasında fayda var.

En son Avrupa Parlamentosu’nda yapılan oylamalarda Bulagaristan’ın üyeliğine 70 ve Romanya’nın üyeliğine 93 miletvekilinin karşı çıkması, Türkiye oylamasının günü geldiğinde ne dererece zor bir konu olduğunu gözler önüne sermekte. “Türkiyeli ya da Türkiyesiz” AB bu arada kendi geleceğine çok önemli yatırımlar yapmakta.

“Avrupa Vatandaşları” isimli “Vatandaşlık Bilincini Geliştirme” amaçlı bir programın 2007 ve 2013 yılları arasındaki bütçesi 235 milyon Euro.
Bu para AB vatandaşlarının “AB’nin nasıl işlediğini” öğrenmeleri, “vatandaşlık haklarının tam olarak kullanımı” ve  “ortak demokratik değerlerin öğretilmesine” yönelik projelere sunulacak.

Bu amaçla:
 
“kardeş kent projelerine” 98.79 milyon Euro,
sivil toplum projelerine 35,80 milyon Euro,
sivil toplum örgütlerinin geliştirilmesi için 24,98 milyon Euro,
bilim ve politika alanında çalışmalar yapan kurumlara 19.95 milyon Euro,
genel amaca hizmet eden büyük toplantıların organizasyonuna 17,50 milyon Euro, iletişim alanına 4,96 milyon Euro,
vatandaşlara destek verme amaçlı projelere 3,76 milyon Euro
ve konuya yönelik araştırma ve rapor yazımına da 1.73 milyon Euro ayrılmış durumda.

Yine AB genelinde terörizmle başa çıkabilmek için de 2007 ve 2013 yılları arasında kullanılmak üzere “Güvenlik ve Özgürlüğün Korunması” başlığı altında 735 milyon Euro planlanmış.

Ayrıca 2007 ve 2013 yılları arasında “Temel Haklar”, “Uyuşturucu İle Mücadele’, “Eurojust’un Güçlendirilmesi”, “Yabancı Düşmanlığı İle Mücadele” ya da “Kadın ve Çocukların Şiddete Maruz Kalmasını Engelleyici Önlemler” için de 940,8 milyon Euro planlanmış durumda. Bu meblağın dağıtımı da aşağıdaki gibi:

Adalet Sistemi kapsamında Ceza Hukuku  için 196,20 milyon Euro,
Temel Haklar Merkezi için 164,90 milyon Euro,
Daphne Programı için 135,40 milyon Euro,
Eurojust için 133,40 milyon Euro,
Uyuşturucu İle Mücadele Merkezi için 110,60 milyon Euro,
Asliye Hukuku için 106,50 milyon Euro,
AB Vatandaşlığı ve Temel Haklar için 93,80 milyon Euro öngörülmüş.
Bence Türkiye’nin sadece katılan bir ülke konumunda olduğu için değil aynı zamanda kendi geleceği nedeniyle de özenle takip etmesi gereken 7. Çerçeve Programı (Araştırma) için 2007 ve 2013 yılları arasında 71,377 milyar Euro öngörülmüş.
Sadece kooperasyon programları için 44,726 milyar ayrılmış.
Bu konu bence Türkiye’yi çok fazla ilgilendirmesi gerektiğinden dağılım alanlarını da sunmakta fayda görüyorum:
Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri için 12,754 milyar Euro,
Sağlık için 8,372 milyar Euro,
Transport için 5,980 milyar Euro,
Nano-Bilim ve Teknolojileri için 4,864 milyar Euro,
Güvenlik ve Uzay Alanı için 3,986 milyar Euro,
Enerji için 2,950 milyar Euro,
Çevre Koruma için 2,551 milyar Euro,
Gıda, Tarım ve Bio-Teknoloji için 2,472 milyar Euro,
ve Sosyal Bilimler için 797 milyon Euro sunulmakta.

Dilerim Türkiye bu alanda gereksiz tartışmalarla vakit kaybetmez ve başarılı projelerle kalkınması için bulunmaz bir nimet olan 7 Çerçeve Programını ustaca değerlendirir. Uygulama alanında yapacağı reformlarla da eminim başarı oranı artacaktır.

Bu alanda ilgi duyanlara “onları sadece kazıklama alanında uzmanlaşmış” muhatabların anlattığı hikayeleri dinlemek yerine aşağıdaki Internet sayfalarını okumalarını öneririm:

http://www.cordis.lu/fp7
http://europa.eu.int/comm/research/future/ındex_en.cfm
ftp://ftp.cordis.lu/pub/documents_r5/natdir0000001/s_6797005_110041_2461en.pdf
http://europa.eu.int/comm/research/future/pdf/fp7/themesconsultation.pdf

Bu sayfaları okuduktan sonra gerçekten “bir bilen’e” sormakta fayda olabilir.

Bu arada AB üyesi ülkelerde işbirliği yaptıkları firmalar olan Türk Filmcileri için de 15 Temmuz 2005 tarihine kadar başvuru kabul eden bir programı duyurayım “Kurtlar Vadisi’ni” eleştirdikten sonra: “i2i Audiovisual” çağrısı kapsamında 2,7 milyon Euro sunulmakta. Sunulan miktar az da olsa  “çok para döküp te berbat filmler (Ahmet Hakan’ın haklı eleştirilerini hatırlatmakta fayda görüyorum) yapanların” yanı sıra “mütevazi rakamlarla harikalar yaratanlar” için bir şanstır sanırım. Bu konuda bilgi için de http://www.mediadesk.de (Almanca) öneririm.

Gördüğünüz gibi Türkiye’nin günlük yaşamında “Kurtlar Vadisi” seyrederken “AB Vadisi” cephesinde böyle dizilere dalıp kaçırılmaması ve yakın takibe alınması gereken gelişmeler de var.

Bu sayede günün birinde “Kurtlar Vadisi” de kaliteli bir dizi olma şansına sahip!

 


 

 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.