ALMANYA’DAN… Kafa atmak savunulur mu?

Şiddete hayır, kafa atmaya evet!

Dünya kupası finalinin ardından bazı söylenen ve yazılanlara baktığımda hayretler içinde kalıyorum.

Her futbol maçında olduğu ve büyük bir ihtimalle Zidane’nin de futbol kariyeri boyunca sık, sık uyguladığı gibi iki futbolcu arasındaki laf dalaşı neredeyse öldürücü bir kafa darbesiyle sona erdi.

Kafayı atan kırmızı kart gördü. Şimdi iki futbolcu şahitsiz bir ortamda birbirlerine ne söyleyip söylemediklerini anlatmaktalar.

Bir çok köşe yazarı ve insan da sanki Materazzi ile Zidane arasındaki diyaloğu bizzat duymuşcasına açıklamalar ve yorumlar yapmaktalar.

Oysa hepimizin söz konusu iki futbolcunun ifadeleri dışında hiçbir kaynağımız yok.

Ve diyelim ki Zidane’nin dediklerinin doğru olduğuna inanmaktayız. Son yaptığı açıklamaya göre annesine ve kız kardeşine küfür edilmiş. Ve ben eminim ki ilk defa bu maçta duymadı o bu küfürleri. Real Madrid için oynarken de bol, bol duymuştur. İlginç Real Madrid forması altında böyle bir tepkisi olmadı hiç. Çünkü orada mali sonuçları farklı olurdu.

Bu durumda bile nasıl olur da bir başka insana belki de ölümüne neden olabilecek tarzda bir kafa darbesini alkışlayabiliriz aklım almıyor.

İnsanın doğuştan Fransız değil Cezayir kökenli olması ya da deri renginin beyaz değil siyah olması gibi nedenlerden dolayı bir başka insanın canına kastetme hakkı bulunmuyor. Aralarında çok siyah olduğu  ya da çok az sayıda Fransız olduğu için bir futbol takımına sempati duyulabilir. Ancak “ezilmiş olmak” kimseye şiddete başvurma hakkını vermiyor.

Hadi bazılarını anlıyorum.

Ya da Fransız olduğu için milliyetçi bir bakış açısıyla Zidane’nin kafa darbesini görmezden gelerek onu savunabilir.

Futbol şampiyonaları sırasında ülkelerindeki göçmenleri keşfeden Fransız politikacılar, örneğin Chirac gibi Zidane’ye övgüler yağdırabilirler.

Ama yazılarını genelde severek okuduğum bir bayan yazar Zidane’nin kafa darbesini “sömürüye karşı bir başkaldırı” gibi yorumlamaya başlayınca bir “hop” deme  ihtiyacı duyuyorum.

Türkiye’de töre ve namus cinayetlerine karşı en hararetli konuşmaları yapanlar lütfen “ama Zidane’nin annesine ya da bacısına küfretmiş” özrünün ardına sığınmadan bir düşünsünler.

Zidane bu nedenle birine öldürücü nitelikte bir kafa atma hakkına sahipse, bu mantıkla kimse Anadolu’da şiddete karşı ikna edilemez.

Bir  de palavra olduğu ortaya çıkan “ama terörist” demiş iddiasına inanıp da “bu kafa vuruşu onurlu kafanın vuruşu” edebiyatı yapanlara bir çift sözüm var.

Eğer ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadelede “kafa atmayı serbest bırakıyorsak” o zaman AB ülkelerinde yaşamakta olan Türkiye kökenli göçmenler günlük istatistiklere kayıt edilebilecek yüzlerce kafa atabilirler.

Geçen gün Alman vatandaşı olan benimle kavga eden biri “seni sınır dışı ettiririm” dediğinde ona bir kafa mı atmalıydım. Ya da trafikde genelde yabancı sürücülere söylenen “çölde deve gütmüyorsun” hakaretini yapana da bir kafa mı atmalı?

Merak ediyorum acaba o zaman bazı köşe yazarları “yaşasın ırkçılığa karşı atılan kafalar” diye yazı yazacak mı diye.

Gerçekten hangi nedenle olursa olsun Zidane’yi sevebilirsiniz. Hatta onun tüm futbol kariyeri boyunca aslında Materazzi’den bir farkı olmadığını da görmezden gelebilirsiniz.

Ama lütfen gözlerimiz önünde gündeme gelen kasıtlı bir kafa vuruşunu ne adına ve hangi romatizmin havasında olursa olsun savunmayınız.

Merak ediyorum Zidane’nin kafa attığı Materazzi bu darbe sonucu doktorların da mümkün olduğunu belirttiği gibi ölseydi bugün Zidane’yi “gözü kapalı” savunanlar acaba o zaman ne yapacaklardı.

Avrupa Parlamentosu’nda 5,5 yıl İç İşleri Politikası alanında sorumluluk taşımış ve hukuk devleti prensipleri için kavga vermiş bir birey olarak cana bile kastetmesi mümkün olan bir şiddet eyleminin hangi koşullarda “masum bir eylem” olduğu edebiyatı yapanları üzüntüyle izliyorum.

Eğer Materazzi ırkçılık bile yapmış olsaydı bu olayın hesabı gerek FIFA gerek mahkeme nezdinde sorulurdu. Bizim yöntemimiz şiddet olamaz.

Ve şiddete karşı olduklarını her fırsatta ilan edip de özellikle Zidane’nin şiddet eylemini savunanlar oturup bir düşünsünler önce.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here