ALMANYA’DAN… Tamam mı, devam mı?

19 Nisan 2009 Pazar Günü sadece Erken Seçim olmayacak KKTC’de.

19 Nisan 2009 Pazar Günü Kuzey Kıbrıslılar Cumhurbaşkanları Mehmet Ali Talat’ın bugüne kadar başarıyla yürüttüğü “çözüm çabaları” konusunda da “devam” deme şansına sahipler. Görüşme Masası’nda Mehmet Ali Talat ve özellikle Özdil Nami Kıbrıslı Türkler’in Rumlar ile aynı göz hizasında bir çözüme kavuşmaları için yoğun bir uğraş içindeler. Rum Kesimi’nin başta AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti avantajına sahip olmak da dahil tüm avantajlarına rağmen Talat ve ekibi profesyonel bir şekilde bu işin “adam gibi nasıl yapıldığını” hem BM’ye hem de AB’ye göstermekteler.

AB çevrelerinde açık konuşulmayan bir gerçek var: Talat ve ekibinin kararlılığı ve profesyonelliği sürekli dile getirilmekte. Hatta açık olmasa da “gizli” bir şekilde “aman Türkler duymasın” dercesine de kapalı kapılar ardında övülmekte. Çok sayıda AB diplomatı aralarında sohbet ettiklerinde “Hristofyas’ın işinin zor olduğundan ve aslında bu durumu Rumların hak ettiğinden” bahsetmekte.

AB’de konuya hakim uzmanlar “eğer Kıbrıs’ta bir federasyon çözümü olursa, bunun Kıbrıslı Türkler’ın kararlı tutumunu gören Rumlar’ın daha fazla zamana oynamanın aleyhlerine olacağına inanmaları” sayesinde olacağını dile getirmekte.

Mehmet Ali Talat sadece Lefkoşa Hükümeti’nin değil aynı şekilde adil bir çözümden yana olan Ankara Hükümeti’nin de tam desteğine sahip.

BM Güvenlik Konseyi üyesi, bulunduğu coğrafyada gündeme gelen hiç bir krizin o olmaksızın çözülemediği ve AB üyeliği konusunda da her geçen gün “kendinden daha emin” bir Türkiye’nin desteklemekte olduğu Mehmet Ali Talat ve dolayısıyla Lefkoşa’daki Hükümet üstelik geçmişte olduğunun tam tersine AB’de çok olumlu bir imaja sahip.
Belki bu imaj şu anda sıkıntısı çekilen amborgo, izolasyon ya da “tutulmayan sözler” konusundaki sorunları çözmye yetmiyor ama yarın için çok önemli bir yatırım.

“Çözümü engellediği” iddia edilen Kıbrıslı Türkler yok. Tam tersine zamana oynayan ve çözümü geciktirmeye çalışan Kıbrıslı Rumlar karşısında çözüm için didinen Kıbrıslı Türkler var.

Bu imaj çok önemli. Bir gün çözüm olur ya da olmaz. Ancak Mehmet Ali Talat’ın bu doğru politikası sayesinde “çözümsüzlüğün faturasının adresi artık Rum Tarafında!”.
Hangi nedenle olursa olsun gündeme gelen Erken Seçim bu açıdan bakıldığında Talat’ın elinin güçlenmesi için de bir şans. Doğru değerlendirildiği takdirde tabii ki!
19 Nisan 2009 Pazar Akşamı sandıklar açılıp, oylar sayıldıktan sonra çıkacak sonuç aynı zaman da görüşmeler için bir “DEVAM” olursa Rum Kesimi’nin temsilcileri karşılarındaki muhatablarının çok daha moralli ve kendinden emin bir şekilde pazarlık yapacaklarını şimdiden bilmekte.

Onların yerinde olsam 19 Nisan 2009 öncesi bazı zor konuları sonuçlandırmaya çalışırdım. Ancak bu denli becerikli olmadıklarından eminim.

20 Nisan 2009’dan itibaren Mehmet Ali Talat’ın görüşme masasında şimdi olduğundan daha “emin” bir şekilde oturacak olmasını mümkün kılacaksa bu Erken Seçim Kıbrıs Türkleri için hoş geldi, sefa geldi!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 5 =