ALMANYA’DAN… Türkiye’nin İmajı*

PAYLAŞ

Cumartesi gecesi Türkiye’deki bir çok kişi gibi ben de kaldığım otelin içinde bulunan sinemada “Kurtlar Vadisi” isimli filmi izledim.

İlk önce hemen belirteyim, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın bu filmi neden “çok beğendiğini” anlayamadım.

Çünkü bu film özellikle AKP Hükümeti’nin Irak Politikası’nı ve ABD ile ilişkilerini çok sert bir şekilde eleştirirken belki de belli bir seçmen kitlesinin AKP’den koparak din ve milliyetçilik gibi konuları daha farklı işleyen partilere yönelmesi için iyi bir propaganda filmi.

ABD ile Türkiye’nin arasını açar mı açmaz mı tartışması ise bence anlamsız.

ABD’nin Irak’ta Vietnam Savaşı’nı hatırlatan vahim hataları bence ana neden Türkiye’de geniş yığınların ABD’ye karşı bir tavır içinde olması için.
 
Bu film sadece bu duyguların ustaca değerlendirilerek para kazanmanın nasıl mümkün olduğunu belgelemekte.

Ama beni asıl ilgilendiren Türkiye’nin imajı.

Askerlerinin kafasına çirkin bir şekilde çuval geçirilmesini haklı olarak içine sindiremeyen bir ulus bu acısını bir film ile telafi edemez. Hatta bu misyonu bir filmin üstlenmesi şanslı bir yöntem değil.

Irak’ta yaşanan o ‘utanç verici’ olayın bir daha yaşanmaması için Türkiye’nin doğru ve tutarlı politikalar uygulayan bir ülke olarak dünya politikasında yerini alması bir zorunluluk.

Örneğin AB üyesi olmak için uğraş veren bir ülkenin iç ve dış politikaya yönelik attığı her adım, yüzlerce yıllık ciddi bir devlet tarihiyle, dünyanın en hassas bölgelerinden birinde çok önemli stratejik konumuyla ve Balkanlardan Ortadoğu’ya kadar belki de örnek olma şansına sahip parlamenter demokratik rejimiyle Türkiye’nin imajını da etkilemekte.

Eğer TBMM bugün Danimarka’da gündeme gelen karikatür skandalı nedeniyle Suriye’de yanan Danimarka ya da Norveç elçilik binalarını ele alarak Hristiyanlar ve Müslümanlar’ın birbirlerine düşürülmemeleri için güçlü Türkiye’nin ‘neler yapacağını’ değil de, Türkiye Cumhuriyeti başbakanının ‘mal varlığını açıklamak istememesini’ tartışmak zorunda kalıyorsa, bu durum sadede Türkiye’yi AB kamuoyunun gözünde ‘garip’ bir konuma getirmiyor, aynı zamanda ‘niçin sadece Kurtlar Vadisi ile avunmak zorunda kaldığını da’ gösteriyor.

AB yolundaki Türkiye’de bir bakanın ‘kaçak olduğu iddia edilen’ yalıları ve hakkındaki yolsuzluk iddiaları ile günlerdir uğraşan TBMM sanırım bu nedenle asıl diğer konulara vakit ayıramazken,  AB kamuoyu da hakkında bu kadar çok iddia olan bir bakanın hala “hakkımdaki iddiaların açıklığa kavuşması için istifa ediyorum” ya da “kısa bir süre için yetkilerimi başka bir bakana devrediyorum” dememesini hayretle izlemekte.

AB üyesi olmak isteyen Türkiye’de bazı büyük ihalelerin hükümet üyeleri arasında ilginç polemik ve uygulamalara neden olması ise sanırım AB kamuoyu için hiç alışılmamış bir durum.

Evet Türkiye’nin büyüklüğü ve gücü onun örnek alınabilmesi ile ilişkili.
AB üyeliği de bu alanda atacağı adımlar ve örnek uygulamaları ile eş düzeyde.

Türkiye’nin imajı belirleyecek bu zor coğrafyada Türkiye’nin yerini. Türkiye’nin imajı etkileyecek Türkiye dışındaki kamuoyunun Türkiye’yi “ciddiye alıp almamasını”.
_____________
* Yazarımızın bu yazısı FORUM diplomatik gazetesinin 6 Şubat 2006 Pazartesi Günü ‘Avrupa Birliği Gündemi’nde de yayınlandı.

CEVAP VER