ALMANYA’DAN… Türkiye’nin üvey vatandaşları

AB yolunda Türkiye’ye yönelik olarak gündeme gelen tartışmalarda genelde hep ya mali destek ya da politik baskı tarzı destek söz konusu olduğunda hatırlananlar artık Berlin’de kefenlere sarılı olarak Türkiye’ye karşı protesto yürüyüşü yapıyorlar.
Kimi 380.000 Alman Markı’nı Yimpaş ve Kombasan’a kaptırmış. Kimi “varı yoğu” olan 100.000 Alman Markı’nı.

Ellerinde taşıdıkları kartonlarda “kilisede değil camide soyulduk” diye sorunlarını dile getirenler aslında Berlin’de yürüyenlerden çok daha fazla.

Yıllar boyu onları kandıran ve İslam Dini’ni istismar eden örgütler ve de o örgütlerin dini önder diye tanımlanan yöneticileri bu insanları “paranızı dininize uygun işleteceğiz ve siz de faiz günahından kurtulacaksınız” diyerek hem kurbanlarını işletmişler hem de paralarını.
Ve bu sahtekarların çoğu Türkiye’de hiçbir hesap vermeden gezmekteler.

Elbette kim bu insanları eleştirse ve “Nasıl olur da böylesine vaadlere kanarsınız ?” ya da “”Aslında siz de hak etmediğiniz bir kazanç peşinde koşmadınız mı ?” diyerek kınasa haklıdır.

Ancak bu bu insanların dolandırıldıkları gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Holdingzedeler, Demirbank ya da Çukurova Holding kurbanları ve daha niceleri oldukça kalabalık bir grup.

Bu dolandırıcılık örneğinde olduğu gibi Türkiye dışında yaşamlarını sürdüren yüzbinlerce Türk kelimenin tam anlamıyla sahipsiz durumdalar. Hukuk devleti prensibinin kendilerine yönelik olarak işletilmemesinden ve de devletin onlara ve zararlarına sahip çıkmamasından şikayetçiler. Bugüne kadar gözü kapalı bir şekilde “günahı ve sevabıyla” Türkiye’yi savunan bu insanlar ülkelerinin yöneticilerinin kayıtsızlığı karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Geçmişte politik nedenlerden dolayı Türk Büyükelçilikleri önünde gösteri yapanlara kızan ve onlara karşı tavır alan bu vatansever Türkler bugün Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği önünde ellerinde tabutlar taşıyarak ve de kefenler giymiş vaziyette yanlarında çocukları ile protesto gösterisi yapıyorlarsa bu çok anlamlı bir gelişme.

Dünün hükümetleri bu insanlardan döviz bekler ve onlara yönelik hizmet sunmazdı.
Bugünkü hükümeti oluşturanlar siyasi mücadelelerine başladıklarında en büyük mali desteği gene bu insanlardan toplamışlardı.

Ve bu insanlar bugün yalnız. Oysa İtalya ya da Yunanistan AB ülkelerinde yaşamakta olan vatandaşlarını birer diplomat gibi değerlendirebilmekte. Türkiye ise büyükelçiliklerini polis tarafından korutmakta hakkını arayan vatandaşlarına karşı.

İtalya’da ve Yunanistan’da seçimler olduğunda İtalyanlar ve Yunanlılar yaşadıkları ülkelerden adayları kendi ülkelerinin meclisine milletvekili olarak gönderebilmekte ve seçime katılıp ülkelerinin iktidarını belirleyebilmekteler.

Türkler ise bu olanağa sahip değiller. Artık AB yolunda ilerlediği iddiasında olan Türkiye’nin bu konuda modern bir uygulamaya yönelmesi şart. AB ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşları seçmenler olarak Türkiye’de Genel Seçime katılabilmeli ve kendilerine ayrılan kontenjandan milletvekillerini seçebilmeli.

Yine aynı şekilde sadece onların çok özel sorunlarını ele alacak bir bakanlık kurularak bu insanlara hak ettikleri hizmetler verilmeli. Yurt Dışındaki Türk Göçmenler Bakanlığı tarzı bir bakanlığa bence acilen ihtiyaç var. Ve bu bakanlığa paralel olarak yurt dışındaki Türk seçmenlerin sayısı ile orantılı meclis temsiline.

Yurt dışındaki seçmenler örneğin Güney Almanya, Hollanda ya da Avustralya seçim bölgelerinde oy verebilmeli ve bizzat kendi milletvekillerini seçebilmeliler. O zaman Türkiye’den kaynaklanan sorunlarını da Ankara’da dile getirebilme ve çözüm olanakları arama şansına sahip olabilecekler.

Aksi takdirde Türkiye Büyükelçilikleri önüne “kara çelenk” bırakmak zorunda bırakılan “vatanlarını çok seven” Türk vatandaşlarının sayısı her geçen gün daha da artacak.

SU Tv´de bugün: Haluk Nuray (IKV)

Bu haftaki Brüksel Sohbeti´nin misafiri Brüksel´de 15 senedir AB-Türkiye konusunda uzman konumuna gelen IKV temsilcisi Haluk Nuray.
27 Mart 2006 Pazartesi Günü saat 21.00´de (TSI).

 

Not: Yazarın bu yazısı Forum Diplomatik gazetesinin 27 Mart 2006 günkü baskısında da yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.