Alo NATO, biz evde yokuz!

Kırım olayları sırasında Kanada’nın Başbakanlık, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay telefonlarını Brüksel’deki Genel Karargâhtan arayan NATO sözcüleri muhatap bulamadı. Rus yayılmasına karşı Karadeniz, Akdeniz ve tüm denizlerde NATO gücünü artırmaya yönelik önerilere Deniz Kuvvetleri yetersiz bulunan Kanada, neredeyse telefonlara çıkmayıp ¨Pardon, evde yokuz, mesajınızı bırakın, biz sizi ararız!¨ gibi yanıtsız kaldı.
Sebep açıktı, Kanada, büyük ağbisi Güney’indeki ABD’nin dev donanmasına güvenip kendi deniz savunmasını ihmal etmişti.

Aslına bakarsanız, Rusya’nın Artik Bölge-Kuzey Kutbu Denizi ve buzullarında iktisadî alan genişletmeye çalışmasından beri SIFIR noktasında Kanada askerî gücünü artırmaya çalışıyor, buz-kıran gemileri başta olmak üzere Kutup Donammasına yatırım yapıyordu.
Ancak Kanada’nın uzun yıllardan beri ihmal ettiği Deniz Kuvvetleri artık yama tutmayan şamrel gibi lastiğin içinde habire patlak veriyor, neresinden yapıştırsanız rutubette çürümüş un çuvalı misali elde kalıyordu.
Geçtiğimiz aylarda, Pasifik Okyanusu’na açılmak cesareti gösteren Kanada Donanması’ndan 45 yıllık bir kruvazör denizde ateş almış, Amerikan kuvvetleri tarafından kurtarılıp yedekte, Hawaii’deki ABD Donanma Tersanesine çekilmişti. Göçmen nüfusun para kazanmak için doluştuğu Kanada’da henüz millî heyecan ve ruh pek ortalıkta görünmediğinden bu haber kamuoyunda tesirli olmamış, sanki ¨Karayolunda arıza yapan otomobil parka çekildi¨ gibisinden bir hafifsemeyle okunmuştu.
Oysa, Okyanus’ta uskurunu çeviremiyen Kanada Donanma gemisine acil ilaç ve gıda sevkiyatını da yine Amerikan helikopterleri yapmıştır; kamuoyu bunu bir kulaktan dinlemiş, öteki kulaktan çıkıp gitmiştir.
Askerî uzmanlar ve stratejist yazarların uyarıları tam da bu yedeğe alınmanın ardından geldi. Kanada Donanması’nın muhakkak elden geçirilmesi gerekiyordu. Yoksa denizde balık avına dahi çıkamaz durumda kalacak, deniyordu.
Kanada’nın Hava ve Deniz kuvvetlerindeki helikopterlerin en genci 50 yaşındadır, emekli olmak isteyen memurlar gibi zar zor hareket eder. Donanmanın gemi yaşı ortalamasını artık Bağdat’taki Sağır Sultan duyduğundan, askeri sır niteliği de kalmamıştır. Gemiler ortalama 40 yaşlarındadır ve muhakkak ki yenilenmeye muhtaçtır. Donanma’nın en yeni ve vurucu gücü, eh fena sayılmaz denilen 12 adet Halifax tipi fırkateynidir. Denizaltı sayısında ve gücünde epeyi geridir.
İşte tam bu değerlendirmelerin yapıldığı sıra, Kırım hadisesi patlak vermiş, ardından Rusya’nın eski Sovyet sınırlarına ulaşmak için genişleme politikasına dair kuşkular Batı merkezlerini, elbette bu arada, Kuzey Kutbu’nda Rus ayısıyla Kanada’nın Kutup ayılarının karşılaştığı yerler hatıra gelmişti.
Kanada’nın Kuzey’deki sıkıntısı şimdilik retorik düzeydedir, lafla geçiştirilmekte, Rus gemileri uzaktan seyredilmektedir. Ancak yakın gelecekte ne olacağını kimse tahmin dahi etmek istemiyor olduğundan, buraya dair kuşkulara NATO dahil olmak ihtiyacı duymuş, bu yüzden geçtiğimiz aylarda NATO dahilinde ARTİK KUZEY DAİRESİ araştırması başlatılmıştır. Elbette işin ardında Amerikan Pentagon’u bulunmaktadır.

Kanada’nın kâğıttan kaplan olduğunu çoktan beri bilen Rus lideri V.Putin’in, cetvelde sıra Kanada’ya gelince sırıtıp geçtiğini de söyleyenler vardır.
Hava Kuvvetleri’nde yeni jet siparişlerini dahi ver[e]meyen Muhafazakâr Parti’nin Federal Başbakanı Stephan Harper hükümeti, kaldı ki Donanma’da yenilikleri bir zamandır askıya almıştı. Kırım’dan sonra NATO’nun oluşturmak istediği caydırıcı Akdeniz-Karadeniz özel donanmasına katılabilecekler listesinde Kanada sonlarda yer almakta, işte o yüzden Brüksel’deki NATO’cu subayların telefonlarına zar zor çıkılmaktadır.
Konu üzerine türlü değerlendirmeler yapan stratejik araştırmacıların buluştuğu ortak kanı, bugüne değin Kanada’nın balıkçıları kurtaran sahil güvenlik dışında bir Donanma bilinci oluşturmadığı yönündedir. Birçokları da Kanada’nın ABD’ye güvenerek bu askerî yatırımını ötelediği görüşündedir.
Oysa Kanada’nın kıyı uzunluğu, her iki Okyanus ve Kuzey’de Artik Deniz olmak üzere, ABD’den fazladır ve kırılgan noktaları pek çoktur.
2012 yılında NATO’nun hava gözetleme projesine, yeteri kadar bütçesi olmadığını söyleyip çekinceli kalan Kanada Ordusu, aslında ¨Başımıza bir şey gelirse zaten NATO arkamızda, _ galiba?!_ yoksa değil mi?¨ demektedir.
Hiç kuşkusuz ki İngiliz Kraliçesi’ne ait topraklarda kurulu Kanada Federal Cumhuriyeti’nin, kısaca Kanada’nın başı sıkışırsa herkes arkasında olacaktır; en başta Kraliçe’nin Ordusu…
Fakat, iş sonunda paraya dayanmaktadır ve NATO ülkeleri savunma giderlerine pay ayırırken, yan gel Osman yapan Kanada’ya Rusya blöfünü çekip ihtarda bulunmuştur.
Plaj sözcüğü, Yunancadaki Pelasgiens sözcüğünden gelir, denize nâzır anlamındaki Pelaj olarak okunduğundan… Kanada’nın plajlarını koruma altına alması için NATO’nun ihtar ve baskıları devam etmekte, fakat yetmiş iki buçuk milletten oluşan Kanada’nın derme çatma göçmen halkı hâlen durumu idrak edememektedir. Millet olmak bir realitedir, bir toprak parçasına nüfus doldurmakla yaratılamaz.
_____________________

msenol34@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.