Ama aslen İngiliz, di mi?

PAYLAŞ

Kadıköy Evlendirme Dairesi Hollanda’dan doğum belgesi, İngiltere’den oturma belgesi istedi. İngiltere’de yaşarken Hollanda’ya gidip doğum belgesi çıkartmak biraz zor ve tahmin edeceğiniz gibi masraflı oldu. Evli olmadığına dair istenen belge ise hiç elde edilemedi. Ne Hollanda, ne de İngiltere böyle bir belgenin sorumluluğunu almaya yanaşmadı. Kocam haklı olarak şu soruyu yöneltti: “Peki ya Japonya’da evlenmişsem?”


Sonunda ben İstanbul Hollanda Konsolosluğunu aradım. Dünya tatlısı bir hatun bize istenen belgeyi hem legal hem de görev tanımının içinde olmamasına rağmen yazıp altına mührü basıverdi. Ve biz başvurumuzdan birkaç ay sonra evlenmeyi başarabildik. Sonrasında birkaç ay da İngiliz Konsolosluğuyla benim ve kızımın İngiltere’ye yerleşebilmesi için cebelleştik ki işin sadece bu kısmı başka bir yazıya konu olabilir.


Evlenmemiz ve İngiltere’ye yerleşmemizden 1 ay sonra bir köpeğimiz, 14 ay sonra bir oğlumuz oldu. Oğlan 4 aylıkken Türk akrabalarıyla tanıştırmaya karar verdik. İstanbul’a yolculuk. Ancak pasaport lazım.


Önce soluğu Hollanda Konsolosluğunda aldık. O da ne! Konsolosluk Türkiye Cumhuriyeti’nin bize verdiği kapı gibi Uluslararası Evlenme Cüzdanını geçerli kabul etmiyor. Gidin Türk Konsolosluğu’nda onaylatın! buyuruyor. Türk Konsolosluğu haklı olarak, “Kardeşim bu zaten uluslararası bir belge, ben daha bunun neresini onaylayayım,” diyor ama biz, “E peki, çocuk Türk olsun o zaman amca,”dediğimizde haksız olarak da, “Olmaz, bizim memlekette vatandaşlık babadan geçer. Git babanın vatanına,” diye salık veriyor. Dedik ki herhalde bizim çocuk gayri meşrudur.


Sonunda yaşadığımız memleketin kapısını çalmaya karar verdik. Kocamın oturma izni olduğu için çocuğunun İngiliz vatandaşı olma hakkının olduğunu öğrendik. Hollanda’nın legal saymadığı Evlenme Cüzdanını İngiltere paşa paşa işleme koyup oğlumuza kırmızı bir İngiliz pasaportu bahşetti.


Yani şimdi ben ve kızım Türk, kocam Hollandalı, oğlum İngiliz. Bürokrasi zoruyla Birleşmiş Milletler Ailesi …


Bizim itin adı köpek. Ama pasaportun da yazık, Kopec yazıyor. Geçenlerde kızımın arkadaşlarından biri geldi. Aralarında geçen şu lakırdılara şahit oldum.


Vicky: “Ne kocaman köpeğiniz. Adı ne?”
Kızım: “Köpek. Türkçe köpek demek.”
Vicky: “Ama aslen İngiliz, değil mi?”

CEVAP VER