Anayasa yamalı bohça

Anayasa yamalı bohça

0
PAYLAŞ

Anlaşılan anayasamızı sivil hale getiremeyeceğiz.
1982 askeri anayasanın orasını burasın didikleyerek, 80 maddesini değiştirip iğdiş ederek bir yere varamadık.
Varamadık ama 2007 yılında, yani 25 yıl sonra, ilk defa sivillere, bilim adamlarına, profesörler kuruluna yeniden ve sil baştan bir sivil anayasa hazırlattık.
Daha meclise gelmeden Anayasa Mahkemesi Haşim Kılıç çıktı “Tümüyle yeni bir anayasa sıkıntı yaratabilir, sert tartışmalara neden olabilir.” demiş ve madde madde değişiklik yapılmasının da yerinde olacağınu buyurmuş.
Yani terzimiz var ama bir türlü kendisine elbise biçemiyor.
1961’deki askeri anayasa malum çok bol biçilmişti.
12 Martcı cunta geldi özgürlüklerin üstüne şal koydu ve bi,nlerce gencin ölümüne neden oldu.
1980’de işbaşına gelen ihtilalciler bu kez elbiseyi iyice daralttılar.
Öyleki içine sığılamaz oldu.
Daha sonrali yıllarda esas terzi siviller işbaşına geldiler, yıllarca uğraşıp 80 maddeyi
değiştirdiler ama bu yamalı bohça huviyetindeki melez nayasa da üstümüze uymaz oldu.
Açıkcası benin sivillere karşı güvenim iyice azaldı.
Ne var ki demokrasi adına sivilleri savunmak zorundayız.
Yani kerhen savunmak zorundayız.
Şu anayasa sivilleşsin de ne olursa olsun.
İster madde madde, ister tümüyle.
Yeter ki özgürlükler konusunda çekilen sıkıntılar sona ersin.

Gelelim türban konusundaki gelişmelere.
Ispanya’da türbana yeni bir şekil vermeye çalışan Başbakan RTE, bu sorunun yeni anayasa ile çözümlenebileceğini söylemişti.
Yani anayasaya bir madde koyarak türbanın serbest kalmasını sağlayacaktı.
Tabii son derece tehlikeli gidişemuhalefeti, anamuhalefeti ve de sivil toplum kuruluşları karşı çıktı.
Haklı bir tepki.
Başbakan Türkiye’ye döner dönmez havaalnında gazetecilerin bir sorusu üzerine (U) dönüşü yaptı.
Partilerle görüşüp, anayasaya gerek kalmadan sorunu aşabileceklerini söyledi.
Yani anayasadan vazgeçildi.
Bu iyi bir gelişme.
Bir şey daha söyledi Başbakan Erdoğan.
Türban ve başörtüsünün ne anlama geldiklerini incelettiğini açıkladı.
Bu sözcüklerin ne ifade ettiklerini, yerli yabancı sözlüklerden incelemiş veya inceletmiş anlaşılan.
Tanımlarını yaptı.
Yani iksinin de aynı anlama geldiğini kanıtlamaya çalıştı.
Bu tanımları sanki kimse bilmiyormuş gibi muhalefet partisi liderlerine hatırlatma gereği duydu.
Esası gözden kaçırmak isterken bir gazetecinn “Türban siyasi simgemidir, değil
midir?” sorusuyla yüzyüze kalınca, burada da yine tehlikeli bir  (U) dönüşü yapmak zorunda kaldı.

Bunu inkar etti.
Böyle bakıldığında türban takanların tüm partilere seçimlerde oy verdiklerini hatırlatarak, bunun AKP’ye sige teşkil etmeyeceğini kanıtlamaya çalıştı.
Bence mızrak torbaya sığmadı.
Ucu hala dışarda.
Anlaşılan şu ki, önümüzdeki haftalar ve aylarda türban ve anayasa meselelerinde daha çok işimiz olacak.
Daha çok tartışacağız bu iki sorunu.
Tabii başbakan Erdoğan tehlikeli (U) dönüşleri yapmazsa sağlıklı sonuca ulaşabiliriz.

BİR CEVAP BIRAK

seven − 6 =