Anayasa zorlukları…

Anayasa zorlukları…

0
PAYLAŞ

Nereden nerelere geldik.
Şöyle biraz gerilere gidelim. Çok değil beş-altı ay geriye.
Önce “Bu meclis cumhurbaşkanı seçemez” dendi.
Görüştür saygı duyulur veya duyulmaz. Mantığı vardır, ya da yoktur ama tartışılır. Nedeni irdelenir. Yüzde 34 oyla TBMM’nin yüzde 65’ini temsil etmek, demokrasilerdeki temsil adaletine pek uymaz. Pek değil hiç uymaz. O halde CHP ve laik mantığına göre, TBMM aritmetiğinde çoğunluk, genel aritmetikte azınlık olan AK Parti çok önemli yer olan Çankaya’ya kendi yandaşını gönderemez.
Temsilde adaletsizliğe neden olan Seçim Yasası için “Suçlu ayağa kalk” deneceğine, “AK parti seçime git dendi” gidildi.
Dini referans alan ya da karşı görüşe göre dini parti olan AKP bu kez oyların yüzde 47’sini milletten aldı geldi. Diğer partilerle birlikte TBMM, milletin yüzde 85’ini temsil ediyor.
Yani Milletin temsilindeki ölçü adil hale geldi.
Sıra geldi 25 yıllık ayıbın, yani askeri anayasanın değiştirilmesine.
Bu kez “Bu meclis anayasayı değiştiremez” deniyor.
Fikirler uçuşuyor havada:
-AK Parti anayasayı değiştirmemeli.
-Siyasiler anayasa yapamaz.
-Meclis değil, kurucu meclis anayasa yapabilir.
-Tarafsız bir heyet anayasayı yapmalı.
Eski yargıçlar, bilim adamları, ünivesite hocaları ortalıkta bağırıyorlar koro halinde:
“Anayasa değişmemeli”
Böyle demiyorlar ama itirazlarin tercümesi öyle.
Henüz anayasa metni, tasarısı ya da taslağı ortaya çıkmış değil.
Ama Anayasaların siyasiler tarafından yapılmaması gerektiğini ifade eden Istanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak: “Ben doğrusu bu sivil Anayasa’yı hiç içime sindiremiyorum. Bugüne kadar yapılan anayasalar başka bir anayasa mıydı? Hepsi sivil anayasaydı. Anayasa mutlaka yansız ve bilimselliğe dayanan, geniş kapsamlı bilim adamları tarafından yapılmalı. Siyasetin dışında olmalı, siyasi bir eğilime yandaş olmamalı!” diyor.
Görüyor musunuz parlak fikirler nasıl tek tek ortaya çıkıyor…
1924’den b u yana çıkarılan anayasalar ortada.
Çok partili döneme girdikten sonra askerler demokrasi denemesine karşı çıkıp idareye 1960 yılında el koyduklarında 1961 yılında Kurucu Meclis’i seçtiler ve “buyrun anayasa yapın” dediler.
CHP’den hiç itiraz yok.
Çünkü Kurucu Meclis’in yarısından fazlası CHP’li.
Ne oldu 1961 anayasasına?
1971 sonrası muhtıra sahibi askerlerin işbaşına getirdiği CHP’in eski kurmaylarından Nihat Erim Başbakan iken “Bu anayasa bize bol geliyor” dedi ve “Üstüne şal çekiyorum” diyerek binlerce gencin ölümüne neden olan “balyoz kararları” hayata geçirdi.
Böylelikle 1961 anayasasının geniş geldiği tescillenmiş oldu.
Sonra geliyoruz 1982 anayasasına.
Bunu da 1980 darbecileri, kendi seçtikleri Danışma Meclisi’ndeki sivillere kafalarındaki taslağı dikte ettirerek bugün tartıştığımız anayasayı hazırlatıyorlar.
Tarih dersi verecek değiliz ama bu kez özgürlükler öylesine sınırlanıyor ki anayasa üstümüze dar geliyor.
İşte bu dar, üstelik faşist, dahası demokrasinin önünde tıkaç olan askeri anayasa yine tartışma konusu.
Aradan 25 yol, yani çeyrek asır geçmiş.
Eeee ilk defa siviller anayasa yapacak, kolay değil.
Demokrasiyi içimize sindirmede ne kadar başarılı olacağız, bu ortaya çıkacak.
Ama bu kadar geniş kesimde başgösteren “hazımsızlık” endişelerimi arttırmıyor değil.
Galiba çok zorlanacağız.

BİR CEVAP BIRAK

3 × one =