Çankaya Köşk’ünde neler oluyor?

Kim akıl verir, kimler devreye girer, kimler etkiler bilinmez ama Çankaya’ya taşınan first-ladylerin bir bölümü tadilat-tamirat işlerine kafayı yormak, köşkün yeniden düzenlenmesi açısından kolları sıvama ihtiyacı duyarlar.
Asker cumhurbaşkanlarının eşleri nedense böyle meselelerde hiç ön plana çıkmadılar ama dört sivil cumhurbaşkanından ikisinin, yani bayan Özal ile bayan Gül’ün Çankaya’nın tefrişatına burunlarını sokmalarını anlamaya imkan yok.
Bu kadar mı kötü durumda Çankaya Köşkü ki, 30.7 milyon YTL, yani yaklaşık 25 milyon dolar sadece içerdeki değişikliklere tahsis ediliyor.
19.8 milyon YTL tadilat, 11.9 milyon da yeni mobilyalar için first ladye harcama yetkisi verilmiş.
Dün gibi hatırlıyorum.
Özal’ın safahat döneminde, Lale Devri’ni yeniden ihya etmeye çalışan başpapatya Semra hanım, Çankaya’ya avize almak için  harekete geçmişti.
Geçmişti değil, geçirilmişti.
Avize de öyle sıradan birşey değil…
Bir ihbar geldi “Semra hanım Polonya, ya da Çekoslovakya kristalinden avizeler sipariş edecek. Örnekleri köşke getirilmiş bile” diye.
Hemen harekete geçmiştik Tempo Dergisi ekibi olarak…
Olayın üstüne gitmeye karar verdiğimde, Özal cumhurbaşkanı olarak olaydan haberdar bile değildi.
Bu işin kotarılması için papatyalarla sarılı olan çevresi Semra hanıma akıl vermişti.
Dünyanın en değerli kristallerinden avize siparişi verilecek, yeni yapılacak kabul salonu, pırıl pırıl ışıldayacak ve doğal olarak da milyonlarca dolar Çankaya tahsisatından uçup gidecekti.
Aracılar-tefeciler herkes payını almak için sıraya girmişlerdi…
Haber araştırma aşamasındayken Cumhurbaşkanı Özal duruma elkoydu.
Zaten olayın Tempo Dergisi tarafından araştırıldığı, gerekli bilgilere ulaşıldığında büyütüleceği haberi de Çankaya’ya önceden uçurulmuştu.
Bunu sonradan öğrendik.
Gerçi Özal’ın duruma el koymasından sonra da haberin gelişmelerini yazdık, çizdik.
Evet, olay önlendi ama Semra hanım tefrişat için yine başka yenilikler yaparak bu paraları harcadı, o da ayrı bir konu.
Şimdi ise Hayrünnisa Gül Hanımefendi’nin dönemi başladı.
Semra hanımınkine benzemesini temenni etmeyiz ama gidişat hiç de öyle değil.
Daha şimdiden ipin ucu kaçacak gibi.
Bayan Gül’ün bu ilk icraatı da değil.
Kocası Abdullah Gül, Dışışleri bakanı olduğunda Dışişleri Konutu’nu tadilattan geçirmişti. Orada da dünyanın parasını harcamıştı.
Şimdi de aynı işgüzarlık içinde olduğu anlaşılıyor.
Ne de olsa Köşk’ün toplam bütçesi bir yıl öncesine (2007 Ahmet Necdet Sezer dönemi) yüzde 65 artmış vaziyette.
Yani harcanacak para çok.
Ancak bu devletin, halkın parası.
Vatandaşın vergileriyle ortaya çıkan bütçeden ayrılan pay.
Yetimin de, öksüzün de hakkı var bu parada..
Çankaya Köşkü devletin en yüce makamı.
Doğaldır ki devlet en yüksek düzeyde temsil edilecek ve eksiği olmayacak.
Tabii ki eksiklikler tamamlanacak.
Tabii ki gereken tadilatlar yapılır.
Ama Çankaya Köşkü sanki dökülüyormuş gibi, 25 milyon dolarlık bütçeyi çarçur etmek kimsenin hakkı olamaz.
Hele bu fakir ülkenin, emekliye verdiği maaşı insanca yaşam düzeyinin altındaysa…
Hele işsizler ordusu on milyon kişiye dayanmak üzereyse…
Hele  milyonlarca genç iş aramak için erken saatlerde yollara düşüyorsa…
Yazıktır.
Üselik günahtır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 5 =